En yararlı eleştirilerEn yenilerEn çok eleştiri yazmış üyelerEn çok takip edilen üyeler
Filtrele:
Hepsi
hayalci-010
Takipçi
33 değerlendirmeler
Takip Et!
5,0
26 Şubat 2008 tarihinde eklendi
True story.Gerçek bir hikayeden esinlenilmiştir dikkat ve film 10 numara,sinemasına geç kaldınız ama dvd'yi çıkınca hemen edinin :)Filmde adamım Russell Crowe ve Danzel var vee bol bol uyuşturucu(blue magic)..
Bence filmin 2.5 saat olması filmi başarısız ve sıkıcı yapmaz.Aksine ben hoşnut kalarak izledim.Ve dikkatinizi çekerim.Gerçek hayatlardan alınan hikayeler filmlere bence ayrı bir hava katıyor.Sanırım bazı arkadaşlar aksiyon ve bol kavga beklemiş.Denzel Washington (Frank Lucas) ve Russell Crowe (Richie Roberts) gene oyunculuklarını konuşturmuşlar.Bence kenarda duracak arşivlik bir film diğer godfather,scarface,casino gibi filmlerin arasında yer almayı hakediyor.
arkadaşlar öncelikle şu ana kadar yapılan hiçbir yorumu dikkate almayın.film tam anlamıyla ahlaksızlık abidesi.resmen ahlak düşmanı eğer içinizde biraz ahlak duygusu varsa bu filmi izlemeyin.lütfennn...
Şu an vizyonda olan en iyi film bence. Sinemaya gitmeyi düşünenler daha fazla düşünmesin, ilk seçenek bu film olsun. Konu güzel, oyuncular iyi. Daha ne olsun.. 9/10
Siyah Gangster Ünlü Yönetmen Ridley Scott bu kez Kamerasını New York'un en karanlık bölgelerinden Harlem'de, Harlem'in en karmaşık dönemlerinden 1960'ların sonlarına çeviriyor. Siyahi mafya lideri Frank Lucas(Denzel Washington)'ın hızlı yükselişini, 'iyi' polis Richie Roberts(Russell Crowe)'ın çabalarıyla çöküşünü konu alan filmden sinema severlerin beklentileri bir hayli yüksek. Haksız da sayılmazlar; gerek kamera önünde gerekse de kameranın arkasında çalışanlar tam anlamıyla bir yıldızlar kadrosu. Senaryosunu Schindlerin Listesi'nden hatırladığımız Steven Zaillian'ın üstlendiği filmde, müzikler Jay-Z'den. Martin Luther King'in, ırkçılığa karşı birer manifesto olarak kabul gören o ünlü 'I Have A Dream'i okumak üzere Washington'a doğru yolculuğa hazırlandığı, Vietnam savaşına karşıt seslerin yükseldiği, Muhammet Ali'nin kelebek gibi uçtuğu 1960'ların New York'undayız. Sicilyalı mafya patronlarının cirit attığı bu dönemde, 'blue magic' yüzde yüz saf uyuşturucu sloganıyla ve hocası aynı zamanda eski mafya patronu Bumpy'den öğrendikleriyle kısa sürede mafyanın da üzerine çıkmayı başaran Frank Lucas'ı D. Washington dışında kimse bu kadar başarılı oynayamazdı. Doğrusu Malcolm-X'ten farklı bir performans beklemiyorduk. Diğer yandan kafası karışık, özel hayatında dikiş tutturamayan en az Frank kadar disiplinli ve sert karakterli dedektif Richie'in yerine geçen R. Crowe ise beklediğimin altındaydı. Kadim dostu Ridley Scott ona ödevini tam olarak anlatamamışa benziyor. Bu yılın iddialı diğer yapımlarından '3:1 to Yuma' daki oyunculuğundan uzak, silik bir görüntü sergiliyor. Sinema eleştirmenlerin, Scarface ve Godfather ile karşılaştırdığı American Gangster'i, filmin kurgusu yönünden R. De Niro ve Al Pacino'lu 'heat(büyük hesaplaşma)' ile karşılaştırmak daha uygun olacaktır. 'iyi polis-kötü mafya' mücadelesi etrafında dolaşan olaylar zinciri Büyük Hesaplaşma'da çok iyi işlemişti. Ancak American Gangster'inde 'iyi polis' ayağı(büyük hesaplaşmada bu rol Al Pacino'nundu) sekteye uğramışa benziyor. Filmin en önemli artılarına gelince: Afrika kökenli birinin, otobüsün ön kapısından içeri girerek mafya imparatorluğuna yükselişini(o dönemde siyahların ön kapıdan otobüse binmeleri yasaktı.) izlemek ilginç ve izlemeye değer. Ridley Scott,ın Vietnam savaşında Amerikan askerlerinin ülkelerine, ölen askerlerin tabutları içerisinde eroin sokmasını anlatması, Vietnam savaşını konu alan filmler de dahil sinema dünyası açısından cesur bir adımdı. Usta yönetmenin gerçek bir olaydan yola çıkması filmin diğer büyük kozu. Sonuç olarak; American Gangster, iki buçuk saat gibi uzun süresine rağmen aksiyon beklentilerinizi çok yüksek tutmadıkça sıkılmadan rahatlıkla izleyeceğiniz bir kült film adayı.
isim d.w olunca fazla söze gerek yok.o gelmiş geçmiş en iyi oyunculardan bir tanesi.oynadığı her filmde harikalar yaratan bir aktör.russell: o da filme büyük renk katmış
Açıkçası ben filmi izlerken çok sıkıldım.Oyuncuları ve filmin aldığı puanı görünce mutlaka izlemeyelim diye düşünmüştüm ama bilmiyorum belkı de beklentım cok yuksek olduğundan filmi beğenmedim.Bi kere sizi sasırtan ya da vay be dedirticek ne bir olay ne de bir aksiyon var.Russel Crow u normalde cok sevmeme rağmen bu filmde baskasını da koysalar olurmus farkını ortaya koyan bır oyunculuğu yoktu.Birazdan bişiler olur herhalde diye diye sabırla fılmın sonunu getirdim.Filmde en beğendiğim sahne mahkemede karısının Richie ye yaptığı konuşmaydı.Ben 6 puan verdim o da filmin gerçek bir hikayeden alınması ve Denzel Washington ın harika oyunculuğu için...
Denzel Washington kendini aşmış gerçekten...Russel Crowe bilindik iyi oyununu oynamış...Film ise mükemmele çok yakın,bence son 10 yılın en iyi mafya filmi...Klasik değil ama klas...10/8
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.