En yararlı eleştirilerEn yenilerEn çok eleştiri yazmış üyelerEn çok takip edilen üyeler
Filtrele:
Hepsi
kukembles
Takipçi
30 değerlendirmeler
Takip Et!
4,0
21 Ocak 2008 tarihinde eklendi
gerçekten anlam vermiyorum filmin sıkıcı olduğunu ve uzun işlendiğini ne olmasını bekleniyor ki sıradan doksan dakikalık filmler gösterilsin kimse sıkılmasın o zaman mantık bu mudur ? hayatta da bu kadar kısa mıdır ? yaşadıklarımız aşklarımız, kırgınlılarımız, sevinlerimiz,hüzünlerimiz elbette ki değil. sinema gerçek hayatlardan kesitlerse bunu kim yanlış diyebilir ki. film uzun olması onu sıkıcı yapmaz. sadece aksiyon,cinsellik ve abukluk görmek için sinemaya gidenler için sıkıcı yapar. danzel ve Russell gibi iki müthiş oyuncu ile bu film sıkıcılığın ötesine zaten geçer. ancak bunu görmek zor olabliyor bazen sanırım. bu konuda ki eleştiriler gereksiz ama tabi bir yüzüklerin efendisi değil aksiyon sıfır o nedenle sıkıcı yorumu çağ dışı. film şahane olmakla beraber izlenmesi gerekli bir film iyi seyirler.
Bence filmin 2.5 saat olması filmi başarısız ve sıkıcı yapmaz.Aksine ben hoşnut kalarak izledim.Ve dikkatinizi çekerim.Gerçek hayatlardan alınan hikayeler filmlere bence ayrı bir hava katıyor.Sanırım bazı arkadaşlar aksiyon ve bol kavga beklemiş.Denzel Washington (Frank Lucas) ve Russell Crowe (Richie Roberts) gene oyunculuklarını konuşturmuşlar.Bence kenarda duracak arşivlik bir film diğer godfather,scarface,casino gibi filmlerin arasında yer almayı hakediyor.
Şu an vizyonda olan en iyi film bence. Sinemaya gitmeyi düşünenler daha fazla düşünmesin, ilk seçenek bu film olsun. Konu güzel, oyuncular iyi. Daha ne olsun.. 9/10
Siyah Gangster Ünlü Yönetmen Ridley Scott bu kez Kamerasını New York'un en karanlık bölgelerinden Harlem'de, Harlem'in en karmaşık dönemlerinden 1960'ların sonlarına çeviriyor. Siyahi mafya lideri Frank Lucas(Denzel Washington)'ın hızlı yükselişini, 'iyi' polis Richie Roberts(Russell Crowe)'ın çabalarıyla çöküşünü konu alan filmden sinema severlerin beklentileri bir hayli yüksek. Haksız da sayılmazlar; gerek kamera önünde gerekse de kameranın arkasında çalışanlar tam anlamıyla bir yıldızlar kadrosu. Senaryosunu Schindlerin Listesi'nden hatırladığımız Steven Zaillian'ın üstlendiği filmde, müzikler Jay-Z'den. Martin Luther King'in, ırkçılığa karşı birer manifesto olarak kabul gören o ünlü 'I Have A Dream'i okumak üzere Washington'a doğru yolculuğa hazırlandığı, Vietnam savaşına karşıt seslerin yükseldiği, Muhammet Ali'nin kelebek gibi uçtuğu 1960'ların New York'undayız. Sicilyalı mafya patronlarının cirit attığı bu dönemde, 'blue magic' yüzde yüz saf uyuşturucu sloganıyla ve hocası aynı zamanda eski mafya patronu Bumpy'den öğrendikleriyle kısa sürede mafyanın da üzerine çıkmayı başaran Frank Lucas'ı D. Washington dışında kimse bu kadar başarılı oynayamazdı. Doğrusu Malcolm-X'ten farklı bir performans beklemiyorduk. Diğer yandan kafası karışık, özel hayatında dikiş tutturamayan en az Frank kadar disiplinli ve sert karakterli dedektif Richie'in yerine geçen R. Crowe ise beklediğimin altındaydı. Kadim dostu Ridley Scott ona ödevini tam olarak anlatamamışa benziyor. Bu yılın iddialı diğer yapımlarından '3:1 to Yuma' daki oyunculuğundan uzak, silik bir görüntü sergiliyor. Sinema eleştirmenlerin, Scarface ve Godfather ile karşılaştırdığı American Gangster'i, filmin kurgusu yönünden R. De Niro ve Al Pacino'lu 'heat(büyük hesaplaşma)' ile karşılaştırmak daha uygun olacaktır. 'iyi polis-kötü mafya' mücadelesi etrafında dolaşan olaylar zinciri Büyük Hesaplaşma'da çok iyi işlemişti. Ancak American Gangster'inde 'iyi polis' ayağı(büyük hesaplaşmada bu rol Al Pacino'nundu) sekteye uğramışa benziyor. Filmin en önemli artılarına gelince: Afrika kökenli birinin, otobüsün ön kapısından içeri girerek mafya imparatorluğuna yükselişini(o dönemde siyahların ön kapıdan otobüse binmeleri yasaktı.) izlemek ilginç ve izlemeye değer. Ridley Scott,ın Vietnam savaşında Amerikan askerlerinin ülkelerine, ölen askerlerin tabutları içerisinde eroin sokmasını anlatması, Vietnam savaşını konu alan filmler de dahil sinema dünyası açısından cesur bir adımdı. Usta yönetmenin gerçek bir olaydan yola çıkması filmin diğer büyük kozu. Sonuç olarak; American Gangster, iki buçuk saat gibi uzun süresine rağmen aksiyon beklentilerinizi çok yüksek tutmadıkça sıkılmadan rahatlıkla izleyeceğiniz bir kült film adayı.
geçen yıl en iyi film ödülünü köstebeğe verdilerse bu yıl bu filme vermelrinin hiçbir sakıncası yok.ben filmi izledim ve bu yıl oscar kriterlerine en uygun filmdi.gerçekten tüylerimi diken diken oldu.uyuşturucudan günde 1 milyon dolar kazanmak.çok etkileyiciydi.çok başarılı bir filmdi.şiddetle tavsiye edrim
Evet biliyoruz ki D.W. kotu filmde oynamıyor.Filme o psikolojiyle gittim ve yanılmadım.2 efsane oyuncunun oynadıği filmden de kotu bisey beklemiyordum zaten. R.C. u boyle bir filmde oynatan yapımcıları da tebrik ediyorum kesinlikle izlemenizi tavsiye ediyorum
gerçekten çok iyi bir film yapmışlar: iyi bir film sonununda iyi bağlanması demektir ki o konudada gayet başarılı diyebilirm.Çok zevk aldım uzun olması hiç sıkıcı değil bilakis gayet sürükleyici kesinlikle tavsiye ederim.İyi ve kötü adam rolleri çok iyi oturmuş russell crowe ve denzel washington 10 numara:)
Kaliteli bir filim var karşımızda... Tabi ahım şahım olduğuda söylenemez. Bence gayet iyi bir iş çıkarmış Ridley Scott!.. Russell Crowe ise hiç abartıldığı gibi müthiş bir performans sergilemiyor. Bu seneyi referans alırsam, 3:10 to Yuma’da çok daha iyidi... Denzel Washington ise oynadığı karakterin hakkını veriyor. 10/9 Türüne göre değerlendirmek daha objektif bir puanlama yapmayı sağlıyor. (10/9)Bu sene bu işi en iyi yapan bence Zodiac’dır. Ama Gangster filimlerinin seri katillere göre daha çekici olduğu yatsınamaz. :D
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.