Ortalama puan
4,5
1632 Puanlama
5
64 Eleştiri
4
103 Eleştiri
3
18 Eleştiri
2
15 Eleştiri
1
6 Eleştiri
0
5 Eleştiri
Sırala
Filtrele:
Hepsi
herşeyi olan birine doğum gününde ne hediye verebilirsinizki izleyin ve böyle bir hediye almak istermiydiniz bir düşünmekte yarar var...Sanırım izlerken sinirden çatladığım tek film. Ama bu sinir filmin kötü olması ile ilgili bir şey değil. Aksine film kurgusu, senaryosu, oyunculukları vs. ile izlediğim en iyi filmler arasında sayılabilir. Ancak öyle bir senaryo var ki izlerken sinir, şaşkınlık, inanamama, algılayamama gibi birçok duygu ve durumu bir arada yaşamanızı sağlıyor en önemlisi de bütün bu duygular sırasında öyle bir gerilim içerisinde oluyorsunuz ki düşünmeyi bırakıp sadece filmi izlemeye çalışmanız mümkün olmuyor. Bence filmle ilgili yorumları çok fazla okumaya çalışmadan izlemek çok daha mantıklı; çünkü en zevklisi filmi sürekli şaşırarak ve düşünerek izlemek son olarak tabiki Michael Douglas ustalık dersi verir gibi inanılmaz oyunculuk sergilemiş arkadaşlar şiddetle tavsiye ediyorum mutlaka izeyin iyi seyirler...
Hayatımda izlediğim en gereksiz filmlerden biriydi. Son derece sıkıcıydı. Benim gibi, film izlemekten büyük keyif alan birini bile sıkmayı başardı. Son derece yavaş sanat filmlerini bile büyük keyifle izlerim, ama bu film..... Normalde bizim türk izleyicisi böyle filmleri sevmez ama neden bu film 8.7 gibi iyi bir puan almış merak ediyorum. Başka bi yorumcu arkadaş da demiş: karakterler çok duygusuz diye... Evet...Çok duygusuzlar... Her an bişey olacak, şimdi bişey olacak diye bekliyosunuz ama.... Offf çok sıkıcı. sakın izlemeyin.
Bu filme gerçekçi demek için hayalperest, şaşırtıcı demek için her şeye şaşıran biri olmak lazım. The Game, David Fincher'ın Se7en filminin başarısından sonra hazırladığı bir gişe filmi. Çok zengin bir yatırımcı Nicholas (Michael Douglas), eşinden ayrılmış, tek başına, servetiyle yaşayan, hayatında pek renk olmayan bir iş adamı. Kardeşi ona doğum gününde değişik bir hediye verir. Hediyesi; CRS adlı bir şirketten davetiye. Nicholas hayatına renk katmak için bu şirkete başvurur, bu noktadan sonra da sürükleyici, iyi bir gerilim başlar.
Film, iyi bir gerilim ve gizemle devam ederken bir kaç mantık hatası yaşanıyor ama fazla dikkat çekmiyor. Çünkü, kabul etmek lazım ki Fincher bu konuda oldukça başarılı. Yani Zodiac gibi, konu aslında sıkıcı olsa da film kendini bir şekilde izlettiriyor ve merak ettiriyor. Bu film de sizi hiç sıkmadan, sonuna kadar merakla izleniyor.
Sonunda hikayenin ne olduğu anlaşılıyor hatta ben şaşırtıcı olmadığını söylesem de bir an şaşırıyorsunuz. Ama maalesef bu şaşkınlık uzun sürmüyor ve çok saçma bir finalle film sona eriyor. Tam anlamıyla insan zekasına hakaret eden bir final hazırlanmış. Ciddi bir gerilim filmi olarak başlayıp, basit bir komedi-dram filmi olarak bitiyor. Yani filmin başıyla sonu tamamen zıt.
Aslında David Fincher neredeyse her yönetmenin düştüğü tuzağa düşüyor. Çok iyi bir gerilim-gizem filmi olan Se7en'dan sonra, daha yaratıcı olduğunu sandığı bir filme imza atıyor. Evet, yaratıcı bir gerilim filmi ama bu yaratıcılık filmi olumsuz yönde etkiliyor. Belki de Se7en gibi klasik bir gerilim olsaydı Fincher adına daha sağlıklı olurdu. Ama tabii bu yaratıcılıktan hoşlanan hayalperest insanlar bu filmden de hoşlanır.
Filmdeki mantık hatalarını ve sonunu düşünmezsek iyi bir gerilim yarattığı söylenebilir. Fakat film, "artık, bu kadar da olmaz" dedirten ve sizle dalga geçermiş gibi biten bir hikayeye sahip olduğu için basit bir gişe filminden öteye gidemiyor. 7,1/10
Film, iyi bir gerilim ve gizemle devam ederken bir kaç mantık hatası yaşanıyor ama fazla dikkat çekmiyor. Çünkü, kabul etmek lazım ki Fincher bu konuda oldukça başarılı. Yani Zodiac gibi, konu aslında sıkıcı olsa da film kendini bir şekilde izlettiriyor ve merak ettiriyor. Bu film de sizi hiç sıkmadan, sonuna kadar merakla izleniyor.
Sonunda hikayenin ne olduğu anlaşılıyor hatta ben şaşırtıcı olmadığını söylesem de bir an şaşırıyorsunuz. Ama maalesef bu şaşkınlık uzun sürmüyor ve çok saçma bir finalle film sona eriyor. Tam anlamıyla insan zekasına hakaret eden bir final hazırlanmış. Ciddi bir gerilim filmi olarak başlayıp, basit bir komedi-dram filmi olarak bitiyor. Yani filmin başıyla sonu tamamen zıt.
Aslında David Fincher neredeyse her yönetmenin düştüğü tuzağa düşüyor. Çok iyi bir gerilim-gizem filmi olan Se7en'dan sonra, daha yaratıcı olduğunu sandığı bir filme imza atıyor. Evet, yaratıcı bir gerilim filmi ama bu yaratıcılık filmi olumsuz yönde etkiliyor. Belki de Se7en gibi klasik bir gerilim olsaydı Fincher adına daha sağlıklı olurdu. Ama tabii bu yaratıcılıktan hoşlanan hayalperest insanlar bu filmden de hoşlanır.
Filmdeki mantık hatalarını ve sonunu düşünmezsek iyi bir gerilim yarattığı söylenebilir. Fakat film, "artık, bu kadar da olmaz" dedirten ve sizle dalga geçermiş gibi biten bir hikayeye sahip olduğu için basit bir gişe filminden öteye gidemiyor. 7,1/10
Eli yüzü düzgün, teknik olarak güçlü,, görsel anlamda tatmin edici soluksuz bir seyirlik.
David Fincher filmleri özellikle Fight Club ve Se7en seviyorsanız kesinlikle izlemelisiniz. Sürükleyici senaryosu ve oyunculukları ile gerçekten güzel bir film. Final kısmı iyi olsa da benim istediğim final çok daha farklı bir finaldi yani bence daha güzel olabilirdi. Ama yinede sonunu tahmin etmek neredeyse imkansıza yakın. Resmen ters köşe oluyorsunuz. Birkaç eksiği olsada iyi bir gizem ve gerilim filmi. Nokta
Senaryosu, kurgusu ve ters köşeye yatıran finali ile enfes bir gerilim...
David Fincher'ın muhteşem sinematografisinin ilk dönemlerinden başarılı bir örnek daha. "Seven" ile "Fight Club" arasında çekilen bir eserden farklı bir şey beklemek hata olurdu zaten! İlk saniyesinden itibaren sizi içine çeken bir hikaye var. Sürekli bir merak, bir şüphe duygusu içindesiniz. Kafa yoruyorsunuz. Ancak bir yandan filmden keyif almaktan da vazgeçmemek lazım, gizemi çözeceğim derken. Özellikle finaliyle uzun süre hafızalardan çıkmayacak bir film. Michael Douglas'ın performansına da parantez açmak gerekli.
güzel bir film özellikle sonu herkesin dediği gibi şaşırtıcı.Değişik bir yapım arayanlar için ideal david fincher yine ustalığını konuşturmuş.8/10
Bir çeşit oyun..içinde oyun..içinde oyun..o adını şu an hatırlayamadığım ve her nedense google dan aramak istemediğim rusya patentli oyuncak gibi..güzel
Filmin başında Conrad diyorya herşeyi olan birine ne hediye edilebilir ki,gerçektende o diyalogtan sonra böyle kardeş olmaz olsun dedim :).Kurgu şahane,tebrik etmek lazım gerçekten.
gerçekten çok etkileyici ve ilginç bir film olmuş özellikle sonunu çok sevdim böyle gizemli filmleri sevenler mutlaka izlemeli.10/8
Baştan sona soluksuz izlenebilecek arşivlik filmlerden son sahnesi mükemmeldi.Filmi izlemeden önce yorumlarını okumuştum hepsinde son sahnenin ne kadar etkileyici olduğundan bahsediliyordu çok merak etmiştim ne olabilir diye düşündüm seyrettikten sonra bu kadar da olamaz diyosunuz...
fincher’dan ustalıkla işlenmiş bir kara film örneği.
Filmin sonlarına doğru herşey belli oluyor dediğiniz bir anda sizi bir bakıma labirente sokup aklınızı karıştırıp ve son noktayı koyan bir film...
En sevdiğim tarz filmler herşeyin en sonda belli olduğu bulmaca tarzı filmler keşke birisi de bana böyle bir güzellik yapsa
- En son Beyazperde eleştirileri
- En İyi Filmler
- Basın Puanlarına Göre En İyi Filmler