Arka Pencere
Ortalama puan
4,3
307 Puanlama

54 Kullanıcı yorumları

5
17 Eleştiri
4
31 Eleştiri
3
3 Eleştiri
2
2 Eleştiri
1
0 Eleştiri
0
1 Eleştiri
Sırala
En yararlı eleştiriler En yeniler En çok eleştiri yazmış üyeler En çok takip edilen üyeler
l-i-l-a-H
l-i-l-a-H

Takipçi 2.129 değerlendirmeler Takip Et!

5,0
15 Kasım 2010 tarihinde eklendi
Hitchcock un en sevdiğim filmlerinden biri...
rudeonerudeone
rudeonerudeone

Takipçi 1.698 değerlendirmeler Takip Et!

4,5
19 Mart 2011 tarihinde eklendi
rear window harika bir eser,övülecek yanları çok,fakat benim filmin ilk saniyesinden itibaren dikkatimi çeken şey hitchcockın harikulade "mekan kullanımı" oldu.sadece bir avlu ve iki üç pencereyle neler yapılabileceğini gösteriyor bizlere.gerilimi başlı başına yaratan bir unsur haline getiriyor mekan kullanımını.grace kelly ışıldıyor,stewart da her zamanki halinde.yaratıcı ve ilgi çekici bir konu bulmayı yine başarmış ünlü yönetmen.kendinden sonraki pek çok film için esin kaynağı oldu.tabii ki gerilim ile aynı anda yine tarzı olduğu üzere komediyi de işin içine katmaktan hiç vazgeçmiyor.sürekli bir merak ve şüphe dalgasına siz de kapılıyorsunuz hemen filmin başlarında.izlenmesi gereken klasiklerden.tekrar ediyorum,izlediğim filmler için "mekan kullanımı" konusunda kesinlikle ilk sıralarda yer alacak.seyirci de bir süre sonra jeff ile aynı pencereden bakmaya ve avluyu gözetlemeye başlıyor.çok iyi.
jamesbond-2
jamesbond-2

Takipçi 1.684 değerlendirmeler Takip Et!

4,0
1 Kasım 2014 tarihinde eklendi
Türünün klasiği bir film,daha sonra defalarca taklitleri çekildi ama ilk fimlerin özgünlüğü apayrıdır.8/10
Engin Yüksel
Engin Yüksel

Takipçi 1.470 değerlendirmeler Takip Et!

4,0
3 Temmuz 2011 tarihinde eklendi
dönemine göre çığır açıcı bir etki gösteren ağır ilerlemesine rağmen insanı sıkmayan bir başyapıt 8/10
beck31
beck31

Takipçi 1.383 değerlendirmeler Takip Et!

5,0
8 Şubat 2008 tarihinde eklendi
filmi ilk izlediğimde keşke bu dairelerden birisinde de ben otursaydım diye içimden geçirdim.ve herkesin geçirdiğine de şüphe yok.mükemmel ötesi bir yapım.psycho’dan sonra en çok sevdigim Hitchcock yapımı.bu zamanki çoğu filme de aynı zamanda esin kaynağı olmuş bir yapım.hatta çoğu yönetmenin bu filmi izleyerek sinemaya hayran kaldığı biliniyor.
odinhan
odinhan

Takipçi 1.029 değerlendirmeler Takip Et!

3,5
24 Ekim 2009 tarihinde eklendi
Bu filme yorum yaparken yarım asır önce çekildiğini düşünürek eleştirmek gerek.Bir 12 angry men ile kıyaslandığında oldukca geri planda kalsada dönemin türünün en iyi örneklerinden.10/7
nskmourinho
nskmourinho

Takipçi 998 değerlendirmeler Takip Et!

4,0
16 Ocak 2009 tarihinde eklendi
filmi dün izleme imkanına eriştim.öncelikle sunu söylemeliyim alfred bir cambaz.bu kadar zekice kamera kullanmak allah vergisi olsa gerek.ilk on dakikadan sonra sizi içine ceken nefes kesen bir seyirlik 8.5/10
Chev
Chev

Takipçi 952 değerlendirmeler Takip Et!

4,0
22 Temmuz 2010 tarihinde eklendi
Bu filmi sadece gerçek sinema meraklıları izlesin..Yoksa öylesine izlenecek bir film değil..Büyük ustadan yine sağlam bir yapım..
ozzy-badd
ozzy-badd

Takipçi 831 değerlendirmeler Takip Et!

3,0
2 Ağustos 2011 tarihinde eklendi
Ortalamanin biraz üstünde gezen bir Hitchcock filmi ... Gerilim sinemasinin , Hitchcock sinemasinin önemli örneklerinden ... Ama fazla da abartmamak gerek diye düsünüyorum ... 5/3 ...
kuzularynsessizli-i
kuzularynsessizli-i

Takipçi 804 değerlendirmeler Takip Et!

0,5
28 Aralık 2009 tarihinde eklendi
Sık*cı mı sık*cı hayalkırıklığı yaratan sonunu zor getirdiğim Aifred Hitchc*ck filmi. Artık ben mi filmleri izlerken aşırı konsantre olamıyorum yoksa film gerçekten de bana uymuyor mu bilmiyorum ama hiç iyi şeyler hissetmedim...Beklediğim gerilim hiç bir sahnede yoktu. Diğer üyelerin yazdıklarına pek aldırmayın filmden fazla şey beklemeyin...
kemerlee
kemerlee

Takipçi 693 değerlendirmeler Takip Et!

5,0
8 Temmuz 2011 tarihinde eklendi
Sinema tarihinin belkide en çok taklit edilen, en çok gönderme yapılan ve en çok saygı duruşunda bulunan filmlerinden.Aradan geçen 60 yıla yakın zaman ve defalarca benzerlerinin çekilmesiylede biraz eskimeye yüz tutsada tarihin en önemli gerilim başyapıtlarından olduğu gerçeğini değiştirmiyor.
volkanick
volkanick

Takipçi 683 değerlendirmeler Takip Et!

4,0
5 Ekim 2013 tarihinde eklendi
Dünya tarihinin en ünlü röntgencisi L.B. 'Jeff' Jefferies 'in hikayesi...
Yukarıdaki fragmanda da görebileceğiniz:'Neden bir adam yağmurlu bir gecede elinde bir valizle üç defa evine girip çıkar?' sorusunun peşinden giden kuşkucu muhabir Jeff kırık ayağıyla mahkum olduğu sandalyesinden her biri en az kendisi kadar numunelik komşularını dikizlemektedir.
Filmin konusu çok basit dursa da,Jeff'in Lisa ile olan ilişkisi,gayri ahlaki bir eylemin pozitif bir fayda sağlamasının tezatlığı,komşuluk ilişkileri ve bu kalabalık dünyanın içinde ki 'bizim büyük yalnızlığımız' gibi alt metinler senaryoyu güçlendiren etkenlerden.
Bir gerilim filmi olmasına rağmen esprili ve sağlam diyaloglar ayrı bir lezzet katıyor tarihinin en büyük yönetmenlerinden birinin neredeyse hiç şiddet sahnesi göstermeden yarattığı gerilim filmin neden bir baş yapıt olduğunun en güzel ispatı..
Ugur Tazegül
Ugur Tazegül

Takipçi 672 değerlendirmeler Takip Et!

5,0
6 Ocak 2017 tarihinde eklendi
SİNEMA TARİHİNİN EN BÜYÜK GERİLİM FİLMLERİNİN BAŞINDA GELEN GERÇEK BİR BAŞYAPIT 10/10

Dial M for Murder (1954), The Man Who Knew Too Much (1956), Vertigo (1958), Psycho (1960), The Birds (1963) gibi başarılı filmlere imza atan, kuşkusuz sinema tarihinin en iyi yönetmenlerinden Alfred Hitchcock (1899–1980), “Rear Window” ile harika bir gerilim filmi çıkarmış. Cornell Woolrich’in (1903–1968) kısa bir hikayesinden yola çıkılarak çekilen film, kapalı bir stüdyoda çekilmiştir. Pencereyi odak noktası olarak alırsanız etrafınızda ve dikkatlice bakarsanız stüdyo olduğunu hemen fark edersiniz. Rear Window, gerilim türü açısından klasikler arasına girmiştir. Alfred Hitchcock gibi “ustaların ustası” olarak görülen bir yönetmenin çektiği bir çok film suan klasikler arasındadır. Rear Window’un en büyük özelliği bir kaç kamera acısıyla tek odada çekilmesi ve gerilimin son derece yüksek tutulması. İlerde tek mekan içeren bir çok filme ilham kaynağı olacaktır. Alfred Hitchcock’ın vazgeçilmez oyuncularından James Stewart’ı alçılı halde izlerken, Grace Kelly göz kamaştırıyor. Bir mahalle içerisinde olan biten her şeyi izlerken, görülmemesi gerken bir olaya şahit oluyoruz. O andan itibaren gerilim ve heyecan başlıyor. Tek mekan olmasına rağmen hiç sıkılmadan filmi izlemeye devam ediyoruz. Karşı komusunun perdeleri sürekli açık olması ya da pencerede saatlerce otururken kimsenin Jef’i fark etmemesini pek sorun etmiyoruz. Ufak tefek mantık hatalarını ararsak klasik filmlerin hiçbirinden keyif alamayız. Bezen klasik filmlerdeki küçük hataların olması daha ilgi çekicidir. Asıl o hatalardan dolayı film “kült” ve “klasik” hale gelmiyor mu? O mahalledeki havayı solumak istemediniz mi? Keşke ben de bir kaç dakikalığına da olsa orada bulunsam sonra tekrar buraya gelsem demediniz mi? Klasik filmleri baştacı yapan özellik; sizi mekanın için çekmesidir. Oradaki havayı solumak biraz gezinip gelmek istersiniz ama ne mümkün. Neyse ki klasik filmleri izleyerek orada olma “hissini” yaşıyoruz. Film de bir çok konuya değinilmiş. Evlilikler, aile yapısı ve insanin yalnızlığı, komşu ilişkileri gibi kavramlar üzerinden gerilim, “sözlü” olarak anlam kazanmıştır. Film hakkındaki detaylara gelecek olursak; Rear Window, Grace Kelly’nin (Lisa Carol Fremont) sigara içtiği tek filmdir. Filmde dış mekan sesi kullanılmamıştır, seslerin hepsi, kaynağını bilmediğimiz bir yerden geliyor. Filmin romantizm içeren sahneleri, savaş fotoğrafçısı Robert Capa ve oyuncu Ingrid Bergman arasındaki o dönem yaşanılan aşktan ilham alınmıştır. Evlilik üzerine geçen konuşmalar aşk ve mantık üzerinden yapılmaktadır. Film başlar başlamaz, açılan perdenin boyutlarına dikkat edin! Sinema seyircisi “röntgenci” konumuna düşürülmüştür. Karşı dairedeki müzisyenin yanında plakları karıştıran adam, Alfred Hitchcock’dir.

Alfred Hitchcock denince ilk akla gelen filmlerden. Gerçi Hitchcock denince akla gelen epey film var ama Rear Window (1954) da o efsanelerden biri. Fakat bu kadar kült filmler çekmiş bir yönetmenin hiç oscar alamamasıda gerçekten ilginç kimin ayıbı bilemiyorum artık.100′den fazla yapımda yer alıp 10′larca unutulmaz filme imza atan James Stewart ile güzelliğiyle bir döneme damgasını vuran Grace Kelly başrollerde.Mesleği fotoğrafçılık olan ve bir iş kazası geçirip 1,5-2 ay kadar ayağı alçıya alınan Jeff’in Arka Pencere‘sinden komşularının hayatlarını takip etmeye başlaması ve bunu bir takıntı haline getirip o komşulardan biri ortadan kaybolunca da gizemin iyice artmasını konu alıyor film.İlk başlarda; sıradan bir şekilde tüm komşularını tanıyoruz. Balerini, bestekârı, içip içip yanında kocası var zanneden kadını, balkonda uyuyup köpeklerini bahçeye sepetle indiren çifti, yeni evlenen çifti ve bir de çatlak teyzeyi :) Sıcak bir yaz günüyle başlayan film, Jeff’in güzeller güzeli sevgili Lisa’yı tanımamızla daha da bir güzel hâl alıyor. Hele bir de bir bakıcı hemşiresi var ki, o muhteşem yorumlar o insandan nasıl çıkıyor hayretlere düşersiniz. Söylediği her şeyi bir kenara yazsak, ufkumuz açılır vallahi :) Tek mekanda geçen filmlerin özelliği sanırım şu olsa gerek;Gizemini her türlü koruyabilmesi ve tahmin etseniz de etmeseniz de finaline gelene kadar hiç sıkılmadan izlenebilmesi. '' 12 Angry Men '' de aynen böyleydi.Daha önceden hiç karşılaşmamış olsanız da sanki yıllardır tanıyor gibi olduğunuz oyuncular, itici gelen siyah beyaz görüntüler ve setvari mekanın verdiği olumsuzluğa rağmen; sıkılmadan, sıkmadan, gizemini koruyarak devam eden ve bekleseniz de beklemeseniz de hoşunuza giden bir finalle noktalanması.70 ve öncesinde doğan kime “Arka Pencere” filmini izleyip izlemediğini sorsam, “ohoo” “efsane o” gibilerinden cevap aldım.Ama kabul edersinizki bizim kuşakta artık böylesine efsane yapımlar ortaya çıkmıyor, özelliklede Hollywood’dan.50 yıl öncesinde böyle sağlam filmlerle gelen Hollywood, son 10 yılda epey bi’ gerileme dönemine girdi sanırım. Sürekli bir uzakdoğudan çalma çabası içerisindeler. Veya sırf gişe hasılatı yapsın diye yüzmilyonlarca dolar harcayıp içi boş ama görsel manada 10 numara filmler yaparak aktif olma çabasındalar. Olay yönetmende mi ? senaristte mi ? yoksa oyuncularda mı ? bilemiyorum ama böyle filmler görmek istiyoruz. Eski filmleri izlemenin zevki farklı olsa da, yeni filmlerde de bu tadı yakalamak istiyoruz. 10 / 9.4
banadolu
banadolu

Takipçi 445 değerlendirmeler Takip Et!

5,0
28 Mart 2003 tarihinde eklendi
izlediğim en iyi filmlerden biriydi.bu kadar dar bir alanda böyle bir gerilim yaratmayı her zaman başardı hitchcock.(ip ve bir kadın kayboldu filmleri tek ortamda geçiyordu)yüzyılın en büyük yönetmeninden yüzyılın en büyük filmlerinden biri
MojoRising
MojoRising

Takipçi 380 değerlendirmeler Takip Et!

4,0
1 Temmuz 2011 tarihinde eklendi
The Amazing Spider Man (2012) filminde Peter Parker'ın odasının duvarında asılı filmin afişini defalarca gösterdi yönetmen Marc Webb bizlere. ''Bende entelektüel'im, bakmayın Örümcek Adam gibi filmlerle uğraştığıma'' demek istiyor bizlere herhalde :) biz pek yemedik ya neyse :) Bu kadar geyikten sonra filme gelirsek Hitchcock sinemasının en iyi filmlerinden ''Arka Pencere''. İnsanın röntgenci yönüyle epey bir dalgasını geçmiş üstad. James Stewart ve Grace Kelly'nin uyumlu kimyası da filmi klasik mertebesine ulaştırmış. Günümüz gerilim filmleri tarzında birşey beklemeyin elbette. Döneminin gözlükleriyle izlenilmeli ve retro bir tad beklenilmeli filmden.
Daha Fazlasını Göster
  • En son Beyazperde eleştirileri
  • En İyi Filmler
  • Basın Puanlarına Göre En İyi Filmler