Sadece 8 bölüm süren ve Camila Morrone ile Adam DiMarco'nun başrollerini paylaştığı Something Very Bad Is Going to Happen, evlilik kurumunun ve aile sırlarının o boğucu ağırlığını şahane bir "gothic/thriller" estetiğiyle birleştirerek platformun zirvesine yerleşti. Yapımcılığını Stranger Things'ten Duffer Kardeşler'in üstlendiği dizinin yaratıcısı Haley Z. Boston her ne kadar bir antoloji formatıyla yola devam etmeye açık olsa da, Rachel'ın hikayesi şimdilik sona erdi.
Peki, o izole edilmiş aile evinin yarattığı gerilimi, renk paletlerinin verdiği tekinsiz hissi ve "kötü bir şey olacak" paranoyasını başka nerede bulacağız? İşte düğün korkusu ve psikolojik çöküş temalarını en iyi işleyen o yapımlar:
Get Out (2017)
A24
Partnerinin ailesiyle tanışmaya gitmenin ve izole bir ortamda "burada yanlış giden bir şeyler var" hissine kapılmanın sinema tarihindeki en güçlü tezahürü. Jordan Peele'in başyapıtı, o kusursuz banliyö estetiğinin ve sıcak sarı tonların altında yatan batık yer metaforuyla, tıpkı Something Very Bad gibi sosyal yapılar üzerinden muazzam bir gerilim inşa ediyor.
The Haunting of Hill House (2018)
Netflix
Victoria Pedretti'nin adını dünyaya duyuran bu başyapıt, travmaların bir aileyi nasıl hayaletler kadar korkutucu bir şekilde ele geçirebileceğini gösteriyor. Soğuk mavi/gri renk paletleri, uzun ve klostrofobik koridorlar ve nesiller boyu aktarılan aile sarsıntıları... Mike Flanagan'ın bu yapımı, tıpkı Cunningham ailesi gibi, en büyük korkunun insanın kendi soy ağacında gizlendiğini kanıtlıyor.
I'm Thinking Of Ending Things (2020)
netflix
İlişkinin o en başındaki belirsizlik ve partnerinin ailesiyle tanışmak için gidilen izole bir çiftlik evi. Charlie Kaufman'ın yönettiği bu film, kan ve vahşete ihtiyaç duymadan, sadece sürreal kurgusu ve kışın o dondurucu, renksiz estetiğiyle izleyiciyi klostrofobiye sürüklüyor. Çaresizlik ve yabancılaşma hissi hiç bu kadar şiirsel işlenmemişti. Jessie Buckley de büyük artısı.
Sukob (2006)
.
Sukob
Evlilik üzerine kurulan o klostrofobik lanet hissini Hollywood gotiğinden çıkarıp Asya korku sinemasının mistik atmosferine taşıyan bir Filipinler yapımı. Yerel bir batıl inanca göre, bir ailede aynı yıl içinde iki düğün yapılması veya bir ölümün hemen ardından düğün yapılması o aileye ölümcül bir lanet getirir. Hikaye, tam da bu laneti tetikleyen bir düğünün etrafında şekilleniyor. Aile sırları, kaçınılmaz bir yıkım hissi ve o ağır Asya gerilimi hissini sevenler için harika ve sıra dışı bir alternatif.
Brand New Cherry Flavor (2021)
netflix
İşte Something Very Bad Is Going to Happen hayranlarının kesinlikle radarında olması gereken bir diğer yapım! Çünkü bu dizinin yazar kadrosunda da yine Haley Z. Boston'ın imzası var. 90'lar Los Angeles'ının o kirli, karanlık ve neon ışıklı yeraltı dünyasında geçen bu intikam hikayesi; kara büyü, sürreal kabuslar ve son derece rahatsız edici bir beden korkusu sunuyor. Rosa Salazar'ın mükemmel performansıyla sürüklediği bu mini dizi, mantık sınırlarını zorlayan saf bir ateşli rüya deneyimi.
He Knows You're Alone (1980)
.
Eğer dizideki o sadece gelinleri hedef alan, dilden dile dolaşan tekinsiz "Sorry Man" efsanesi hoşunuza gittiyse, slasher köklerine inmenin tam vakti. Düğün arifesindeki genç kadınlara takıntılı bir seri katili konu alan bu kült 80'ler filmi (ki aynı zamanda Tom Hanks'in ilk sinema deneyimidir), evlilik kaygısı ve "stalker" paranoyasını bir araya getiriyor. O nostaljik retro estetik, çığlıklar ve kesici aletlerin gölgesinde tam bir klasik korku nostaljisi yaşatıyor.
The Invitation (2022)
.
Gotik romantizmi, "bridal horror" alt türüyle harmanlayan kelimenin tam anlamıyla "kan kırmızısı" bir görsel ziyafet. Genetik bir test sonucu İngiliz kırsalında soylu ve zengin akrabaları olduğunu öğrenen Evie'nin (Nathalie Emmanuel), görkemli bir malikanedeki düğüne davet edilmesiyle başlayan hikaye, o rüya gibi zenginliğin altındaki dehşeti yavaş yavaş gün yüzüne çıkarıyor. Büyük şamdanlar, loş koridorlar, vampir mitolojisi ve av/avcı dinamiği... İzole bir düğünün nasıl bir cehenneme dönüşebileceğini estetik bir dille kanıtlıyor.
Guillermo Del Toro's Cabinet Of Curiosities (4. Bölüm: The Outside)
Netflix
Guillermo Del Toro's Cabinet Of Curiosities (4. Bölüm: The Outside)
Antoloji formatındaki bu gotik korku serisinin 4. bölümü tam bir "mutlaka izle" bölümü. Neden mi? Çünkü bu bölüm bizzat Something Very Bad Is Going to Happen yaratıcısı Haley Z. Boston tarafından yazıldı! Toplumsal güzellik standartlarının ve kabul görme arzusunun, bedensel bir korkuya dönüştüğü bu bölüm, yaratıcının o kendine has karanlık mizahını ve tekinsizliğini harika yansıtıyor.
Till Death (2021)
.
Sorunlu bir evliliğin yarattığı boğucu hissi, kelimenin tam anlamıyla fiziksel bir yüke dönüştüren bir hayatta kalma gerilimi. Megan Fox'un canlandırdığı Emma, onuncu evlilik yıldönümlerini kutlamak için kocasının sürpriz olarak ayarladığı izole, karlar altındaki o ıssız göl evine gider. Ancak ertesi sabah, kocasının kanlar içindeki cesedine kelepçelenmiş halde uyanır. Soğuk, klostrofobik kış estetiği, kan izleri ve geçmişin hayaletleriyle dolu bu film, tıpkı Something Very Bad gibi, evlilik kurumunun karanlık dehlizlerini o dondurucu hisle izleyiciye aktarıyor.
Ready Or Not (2019)
.
Bu listenin tartışmasız bir numarası. Something Very Bad dizisinin ruhani halefi sayılabilecek bu yapım, zengin ve tuhaf bir aileye gelin giden Grace'in (Samara Weaving) düğün gecesinde hayatta kalma mücadelesini anlatıyor. Parçalanmış ve kanla yıkanmış bir gelinlik, gotik bir malikane, mum ışıkları ve absürt bir mizah. Saf bir hayatta kalma korkusu arayanlar için kusursuz bir estetik şölen.