Televizyon tarihinin en sevilen sit-com yapımlarından biri olan "Friends" dizisinde Phoebe Buffay karakterine hayat veren Lisa Kudrow, dizinin 10 sezonluk ekran yolculuğunun perde arkasındaki karanlık detayları paylaştı. The Times of London gazetesine konuşan Kudrow, NBC’nin hit dizisinin yazar ekibinde çalışan ve çoğunluğu erkeklerden oluşan senaristlerin hem oyunculara yönelik kaba tavırlarını hem de kadın oyuncular hakkındaki uygunsuz söylemlerini gün yüzüne çıkardı.
"Kaltak Okumayı Bilmiyor mu?"
Kudrow, çekimler sırasında senaristlerin, oyuncuların hata yapmasına karşı ne kadar tahammülsüz ve saldırgan olduğunu şu sözlerle aktardı: "Perde arkasında kesinlikle kötü şeyler dönüyordu. Unutmayın ki 400 kişilik canlı bir seyirci topluluğu önünde kayıt yapıyorduk ve eğer bu yazarlardan birinin repliğini karıştırırsanız ya da replik beklenen mükemmel tepkiyi almazsa şöyle diyebiliyorlardı: ‘Kahrolası kaltak okumayı bilmiyor mu? Denemiyor bile. Benim repliğimi mahvetti.’"
Set atmosferinin sadece iş odaklı bir sertlikten ibaret olmadığını belirten Kudrow, meslektaşları Jennifer Aniston ve Courteney Cox’un da senaristlerin cinsel içerikli muhabbetlerine meze edildiğini ifşa etti. Kudrow, senaryo odasındaki durumu şu cümlelerle tarif etti: "O odada adamlar geç saatlere kadar oturup Jennifer ve Courteney hakkındaki cinsel fantezilerini tartışırlardı. Çok yoğundu."
"Gaddarca Ama Umursamadım"
Yaşananları "gaddarca" olarak tanımlayan Kudrow, bu davranışların çoğunun kapalı kapılar ardında gerçekleşmesi nedeniyle o dönemde bunları fazla dert etmediğini ekledi: "Ah, gaddarca olabiliyordu ama bu adamlar -ki içeridekilerin çoğu erkekti- diziyi yazmaya çalışırken sabahın 3’üne kadar oturuyorlardı. Bu yüzden benim tavrım şuydu: ‘Arkamdan hakkımda istediğinizi söyleyin çünkü o zaman bunun bir önemi kalmıyor.’"
"Friends" yazar odasındaki bu toksik davranışlar aslında ilk kez duyulmuyor. 1999 yılında, 6. sezonda asistan olarak çalışan Amaani Lyle, senaristlerin cinsel ve ırkçı söylemlerde bulunduğunu iddia ederek Warner Bros. Television’a dava açmıştı. Ancak ABD Yüksek Mahkemesi, bu kaba üslubun yaratıcı bir çalışma ortamının "gerekli bir parçası" olduğuna karar vererek Lyle’ın aleyhine hüküm vermişti.