Sezonun en beklenmedik sürprizlerinden biri olan Apple Tv dizisi Widow's Bay 10 bölümlük ilk sezonunu tamamladı, üstelik yeni sezon onayını da aldı. Yani izlemek için bu haberi bekleyenler varsa hemen işe koyulabilir.
Dizi, internetin bile zar zor çektiği, izole ve sakin bir New England adası olan Widow's Bay'de geçiyor. Kasabanın pragmatik ama biraz nevrotik belediye başkanı Tom Loftis (Matthew Rhys), adanın yüzyıllık bir lanet taşıdığına inanan batıl inançlı yerel halka rağmen burayı Martha's Vineyard gibi bir turizm cennetine çevirmeye kararlıdır. Ancak New York Times'da çıkan bir makale sonrası adaya turistler akın etmeye başladığında, kasabanın uykudaki doğaüstü kötülükleri gerçekten uyanmaya başlar.
Dizi, Stephen King'in Salem's Lot veya The Mist gibi kapalı kasaba gerilimlerinin iskeletini alıp, bunu bir ofis komedisinin absürtlükleriyle dolduruyor. Tom'un rasyonel kalma çabası ile kasabanın doğaüstü gerçekliği arasındaki çatışma, hikayenin ana motorunu oluşturuyor.
Korku ve komediyi aynı potada eritmek, genellikle iki türden birinin feda edilmesiyle sonuçlanır. Ancak Widow's Bay, korku unsurlarını oldukça ürkütücü bir atmosferle sunmayı başarıyor. Hiro Murai'nin ve usta korku yönetmeni Ti West'in vizyonu, diziyi ucuz bir parodi olmaktan çıkarıp, sinematografik açıdan son derece stilize ve karanlık bir yapıma dönüştürmüş. Soğuk renk paleti, bitmek bilmeyen New England sisi ve John Carpenter filmlerini andıran o klostrofobik his, aniden patlayan zekice diyaloglarla birleşince ortaya taze ve benzersiz bir seyir zevki çıkıyor.
Dizinin en büyük kozu şüphesiz kast seçimi. The Americans, Perry Mason, The Beast in Me gibi birçok dizide izlediğimiz Emmy ödüllü Matthew Rhys, belediye başkanı Tom rolünde harikalar yaratıyor. Onun o gergin, çaresiz ve etrafındaki kaosu kontrol etmeye çalışan performansı dizinin komedi yükünü sırtlıyor. Ona eşlik eden Stephen Root (Wyck), kasabanın lanetine inanan ve Tom'la sürekli çatışan paranoyak yerel figür olarak her zamanki gibi parlıyor. Belediye başkanının tuhaf asistanı Patricia rolündeki Kate O'Flynn ise dizinin gizli yıldızı; lise yıllarında bir seri katil tarafından takip edildiğini iddia eden ama kimseyi inandıramayan bu karakterin karanlık melankolisi, dizinin ruhunu tam anlamıyla özetliyor.
Widow's Bay, kendini gereğinden fazla ciddiye alan ağır dramaların ve formülize edilmiş korku filmlerinin arasında adeta derin bir nefes. Sadece korkutmak veya sadece güldürmekle yetinmiyor; tuhaf, dışlanmış ve kırılgan karakterlerin doğaüstü bir kriz anında nasıl bir araya geldiğini incelikle anlatıyor. Yılın en iyi dizilerinden birini ıskalamak istemiyorsanız, Widow's Bay feribot bileti sizi bekliyor.
İyi seyirler!
Hande Kara