Cannes 2025: Altın Palmiye Yarışı ve Festivalin Nabzı

Ustalarla genç yeteneklerin buluştuğu, sanat ile siyasetin iç içe geçtiği bir seçki... Festival, Croisette’in parıltısı altında yeniden başlıyor!

Getty

Festivalin Politik ve Kültürel Atmosferi

Cannes Film Festivali, yalnızca filmlerle değil, her yıl dünyadaki politik ve kültürel rüzgârlarla da gündeme gelir. 2025 edisyonu da bir istisna değil. İşte festivalin arka planındaki başlıca meseleler:

#MeToo ve Sektörde İstismar: Fransa’da sinema sektöründeki cinsel taciz ve istismar vakalarına dair çarpıcı bir parlamento raporu, festival öncesi gündeme damga vurdu. Rapor, sektörde yaygın bir soruna işaret edince, Cannes yönetimi de buna kayıtsız kalmadı. Festival genel delegesi Thierry Frémaux, Nisan ayında festivalin bu bulguları ciddiye alacağını ve yeni önlemler üzerinde çalıştıklarını açıkladı​. Geçmişte Cannes’da Weinstein skandalı sonrasında bir taciz ihbar hattı kurulmuştu; bu yıl da sektör içi taciz iddialarına karşı “vaka bazında değerlendiririz” diyerek tavır alındı​. Festival, uzun süre “sinemadan başka bir şey konuşmayalım” modunda olsa da, değişen kültürel iklim karşısında tutumunu güncelliyor. Bu yıl jüride veya programda herhangi bir #MeToo tartışması yaratacak isim davet edilmedi.

Grevler ve Protestolar: Fransa, son dönemde sık sık grev ve protestolarla anılıyor. Festival zamanında da bazı sektör grevleri olasılığı konuşuldu. Geçen yıl festival çalışanlarının greve gitme ihtimali, hatta elektrik kesintisi tehdidi gündeme gelmişti​. Bu yıl için böyle bir durum yaşanmadı; ancak festival yönetimi, Fransa’daki emeklilik reformu protestoları gibi toplumsal hareketlere karşı hazırlıklıydı. Cannes kentinde festival sırasında genelde sıkı güvenlik önlemleri alınıyor. Yine de zaman zaman kırmızı halıda aktivist eylemler görülebiliyor: 2022’de bir aktivist, vücuduna “Bize tecavüz etmeyi kesin” yazıp sahneye atlamış, 2023’te bir grup iklim aktivisti prömiyerlerden birinde pankart açmıştı. Bu yıl da özellikle iklim krizi ve kadın hakları temalı küçük çaplı protestolar olabileceği konuşuluyor, ancak festival bunların filmlerin önüne geçmemesi için tedbirli. Frémaux, “festivali tartışma barındırmayacak şekilde yapmaya çalıştık” derken bu gibi potansiyel dikkat dağıtıcı unsurları en aza indirmeyi kastetmişti​.

Savaş ve Siyaset Rüzgarları: Cannes, dünya gündeminden soyutlanamıyor. Ukrayna’daki savaşın etkileri geçen senelerde hissedilmişti; Ukrayna başkanı Zelenski bir video konuşmasıyla açılışa katılmış, Rus devlet destekli delegasyon festivale alınmamıştı. Bu yılki yarışmaya Rus hükümetine muhalif bir isim olan Kirill Serebrennikov’un filmi giremedi (yarışma dışı bir bölüm olan Cannes Premiere’de yer aldı), ancak Rusya’dan bağımsız bir ses sayılabilecek Sergei Loznitsa yarışmada. Öte yandan İran’da halen rejim baskısı sürerken Jafar Panahi’nin filmine yer verilmesi, festivalin özgür sanatı destekleme duruşu olarak yorumlanıyor​​. Ayrıca Tarik Saleh’in Mısır üçlemesi, Nasser kardeşlerin Gazze filmi gibi Orta Doğu’ya dair politik işler de seçkide. Cannes’ın bir dünya platformu olarak, ifade özgürlüğü ve muhalif fikirleri destekleme misyonu da var. Bu seneki line-up, İran’dan Filistin’e, Mısır’dan Rusya’ya kadar pek çok politik bağlamı içeriyor. Festival süresince bu filmlerin basın toplantılarında güncel siyaset konularının tartışılması bekleniyor.

Festival Kültüründeki Değişimler: Cannes bir yandan da kendi geleneklerini sorguluyor. Örneğin kırmızı halıda selfie yasağı bir dönem konuşulmuş, şimdi ise bu konu gevşetildi ama hala ciddiyet korunuyor. Kıyafet yönetmeliği tartışmaları (kadınların topuklu ayakkabı zorunluluğu gibi) geçmişte Cannes’ı eleştiri oklarına hedef yapmıştı; festival yönetimi bu konuda daha esnek olunacağını belirtti. Artık kadın konuklar düz ayakkabı giyse de sorun olmuyor – en azından resmi olarak. Bu da #MeToo sonrası dönemde festivalin imaj tazeleme adımlarından biri. Ayrıca teknoloji entegrasyonu konusunda, Cannes önce mesafeli dursa da artık TikTok ortaklığı bile yapıyor (Geçen yıl TikTok kısa film yarışması düzenlendi). Bu yıl da sosyal medyada festivalden anbean görüntüler paylaşan influencer’lar göze çarpacaktır. Festival geleneksel prestijini sarsmadan yeni medya ile barışık olma yolunda.

Bunların yanında Fransa’daki ekonomik kriz, yapım bütçelerinin daralması, sinema salonu seyircisinin pandemiden sonra tam dönüp dönmediği gibi sektörel konular da kulislerde konuşuluyor. Ancak genel olarak Cannes 2025, pandemi gölgesinden tamamen sıyrılmış, parlak ve canlı bir atmosfere sahip. Gösterimler tam kapasite salonlarda, ünlü isimler kırmızı halıda (Hollywood grevleri bittiği için yıldızlar gönül rahatlığıyla filmlerini tanıtıyor) ve gece yarısı seansları, plaj gösterimleri yine beklenti yaratıyor. Festival, streaming çağında hala en büyük fiziksel buluşma mekanı olduğunu kanıtlamak istercesine görkemli etkinlikler düzenliyor. Örneğin bu yıl sinemanın 130. yılı onuruna özel bir havai fişek gösterisi ve film müzikleri konseri planlandı – Cannes geçmişi selamlayıp geleceğe bakmayı eş zamanlı sürdürüyor.

facebook Tweet
Benzer Haberler