1923 yazında, Baltık Denizi kıyısında yolları kesişen Franz Kafka ve Dora Diamant, ilk bakışta bambaşka dünyaların insanı gibidir. Kafka, içine kapanık, zihninde yaşayan bir yazar; Dora ise hayatla barışık, dansla kök salan bir genç kadındır. Aralarındaki farklara rağmen, bu tesadüfi karşılaşma kısa sürede derin bir aşka dönüşür. Ancak zaman onların tarafında değildir. Kafka’nın giderek ağırlaşan hastalığı, ilişkilerine sessizce bir son tarihi biçer. Önlerinde yalnızca bir yıl vardır—Kafka'nın bedeni pes edene ve Dora tek başına kalana dek geçen bir yıl.
Bu hafta dördü yerli, on bir yeni film vizyona giriyor.