Mişhe, geçmişinde derin yaralar taşıyan, iç dünyasında adaletle karanlık arasında sıkışıp kalmış bir karakterdir. Ona göre Tanrı, kötülüğü cezalandırmakta yetersiz kalıyorsa, bu görevi birinin üstlenmesi gerekir. Bu inançla, toplumsal yozlaşma, şiddet ve ikiyüzlülüğe karşı kendi yöntemleriyle savaş açar.
Sosyal medyayı bir takip aracı olarak kullanan Mişhe; çocuklarına zarar veren ebeveynleri, kadınları nesneleştiren erkekleri ve sadakatsiz partnerleri tespit eder. Onları kimsenin kolayca ulaşamayacağı, izole bir sığınağa çekerek kendi kurallarını uyguladığı bir adalet sistemini devreye sokar. Bu yer ne klasik anlamda bir cezaevi ne de ilahi bir cehennemdir; tamamen Mişhe’nin kendi vicdanıyla şekillendirdiği karanlık bir mahkemedir. Ancak zamanla, uyguladığı adalet Mişhe’yi de dönüştürmeye başlar. Suçla savaşırken, kendi sınırlarını bulanıklaştırır; cezalandırdığı kişilere benzemeye başlar. Avcıyla av, hâkimle suçlu arasındaki çizgi silinince, Mişhe için geri dönülmez bir yola girilir.