Tamamı Yapay Zekayla Üretilen İlk Belgesel Film Vizyonda: Alkan ve Gizem Avcıoğlu "Gerçek Ötesi"ni Anlattı

“Gerçek Ötesi”, tamamı yapay zekâ ile üretilen ilk uzun metraj belgesel olarak, teknolojinin gerçeklik algımızı nasıl dönüştürdüğünü masaya yatırıyor.

Başka Sinema

Jean Baudrillard’ın “kopyalar orijinallerden daha gerçek” sözünden yola çıkarsak, bu teorinin belgesel formuna nasıl yansıttığınızı anlatır mısınız?

AA: Bugün politikadan sosyal medyaya kadar neredeyse her şey sahte ve kurmaca bir hale büründü. Performans ile otantiklik arasındaki sınır kayboldu. Ben de böyle bir çağın sahte görüntülerle daha iyi belgelenebileceğini düşünüyorum.

Lakin belgeseller bile gerçeği söylemek yerine, manipülasyon yapar hale geldi. Çünkü gerçeğin öneminin kalmadığı bir dönemde hakikate ulaşmak çok zor. Dolayısıyla yaptığım şey hakikate ulaşmak adına, geleneksel belgeseli alıp tam tersine çevirmek.

Filmin içinde de bu konunun üzerine gidiyorum zaten. Körfez Savaşı’nın ikonik petrole bulanmış kuş görüntüsü üzerinden. Tüm dünya o kuş imgesinden etkilenmişti, ancak yıllar sonra sahte olduğu ortaya çıkmıştı. Savaşı meşru kılmak için ve halkın duygusal desteğini almak için yaratılmış bir kurmacaydı, görüntüler başka bir ülkede üretilmişti.

Ben de bir belgeselin zaten sahteliği ayyuka çıkmış şeyleri göstererek gerçeğe nasıl ulaşacağını sorguluyorum. Yapay zeka ile üretilmiş sentetik görüntüler ise bu anlamda daha gerçek olabilir, çünkü hiç değilse süreçteki sahteliği ve yapaylığı biçimsel olarak aynalayarak hakikate yaklaşmış oluyor.

Seyirci nezdinde AI filmlerin de geleneksel şekilde üretilen filmler gibi kabul gördüğünü düşünüyor musunuz? Bu konuda izleyicinin önyargıları var mı sizce?

GA: Her yeni teknolojide olduğu gibi biraz önyargı var. İnsanlar refleks olarak yapay zeka ile ucuz ve eforsuz işler yapılabileceğini düşünüyor. Bunun sebebi de genellikle internette viral olan bazı içerikler. Ama Alkan’ın az önce bahsettiği gibi, sinemasal tarihin farkında olarak belgesel formunun üzerine bir şey eklemeye çalışan, yapay zeka araçlarını kullanmakta bir gayesi olan, nitelikli fikirler bu önyargıları kırıyor. Nitekim "Gerçek Ötesi", hem eleştirmenlerden hem de izleyicilerden takdir topluyor.

Yani aslında izleyici diyor ki, yapay zeka araçlarını alıp mevcut filmleri daha havalı ve ucuz bir şekilde yapmaya kalkarsanız buna önyargımız var. Ama bu yeni araçla hikaye anlatımına yenilik getirecek, daha önce yapılmamış bakış açıları geliştirecek projelerin önü ise açık.

AA: Zaten sinema ile yapay zekanın yolculuğu yeni başlıyor. Nitekim filmimiz vizyona giren ilk film. İnternetteki “içerik”ler ile “sinema filmi” arasında devasa bir fark var. Sinema tüm sanatlar arasında en yenilikçi olandır: Gerek CGI, gerek yeşil ekran, gerek dijital kamera ve post-prodüksiyon araçları, gerek tamamı bilgisayarda yapılan animasyonlar yadırganmıyor bile. Bu bağlamda yapay zekayı da sinemanın diğer sanat formlarına göre daha hızlı kabul edeceğini düşünüyorum. Gizem’in de dediği gibi, izleyicinin derdi teknolojinin kendisiyle değil, ucuzluk ve fikirsel derinlikle.

facebook Tweet
Benzer Haberler