.
İkiniz yapımcı-yönetmen ikilisi olarak nasıl buluştunuz?
Bulut Reyhanoğlu: Bir ortak arkadaşımız vasıtasıyla buluştuk. Bana bir filmden bahsettiler…
Gözde Kural: Şunu ekleyebilir miyim, ben o arkadaşıma “Bana inanan bir kişiye ihtiyacım var.” dedim. Kendisi de bana inanan biri bu arada… “Bana inanan bir tane sağlam, her şeye göğüs gerecek biri lazım. Çünkü çok zor bir yolculuğa çıkacağız.” dedim. “Bulut Ağabey olur gibi geliyor bana.” dedim. “Ben bir sorayım, olabilir.” dedi ve onun üzerine başladık.
Bulut Reyhanoğlu: “Bir senaryo var, bir bakar mısın?” dedi, “Gönder.” dedim. Senaryo geldi. Okudum, çok güzel. Gerçekten çok sevdim senaryoyu. Hemen ona yazdım; ”Ellerine sağlık, neye ihtiyacın varsa buradayım ben.” dedim. Ve bunun üzerine de görüşmeye başladık ama tam o aralar pandeminin başladığı zamanlar ve bir yandan bu görüşmeleri yaparken bir yandan dünyada pandemi bizi eve kapatıyordu. Ben hikâyenin içine daha da çok girmeye başladım. Bir de bunun bir başlangıç hikayesi var, bunu hep anlatıyorum. Daha önce Antalya Film Festivali'ndeyken “Ne yapmak istiyorsun?” diye bir soru gelmişti bana. “Türkiye'den bir kadın yönetmenle uluslararası arenada bir filmimiz olsun çok isterim.” dedim. Oradan bir ses (Gözde) “Hocam yönetmenin kadın erkeği olmaz yönetmen yönetmendir.” dedi. “Ya ne güzel bir cümle öğretti bana.” dedim kendi kendime. Ve orada zaten Gözde Kural ismi benim belleğimde yer almıştı. Zaten ben şeye çok inanırım; insanlar bir nedenle bir araya gelir. Geçmişinde yaşadığı veya geleceğinde yaşayacağı bir şeylerden ötürü bir yerde birleşirler ve o yolu birlikte yürümeye başlarlar. Gözde Kural’ın daha sonra senaryosu da elime gelince zaten dedim ki bu bizi başka bir yere taşıyacak.
Birlikte çalışma süreciniz 5-6 yıl sürdü gibi anlıyorum.
Bulut Reyhanoğlu: Pandemi geçeli 4 küsur yıl olmuş zaten.
Gözde Kural: 2020 civarı, yani bizde kapanma geldiği zamanlarda.