Senaryodan sonra, prodüksiyon başladığında film çok değişti mi?
Bulut Reyhanoğlu: Gözde çok çalışkan bir yönetmen. Yani sürekli senaryo geliştirdi, her sahne üzerinde günlerce, aylarca çalıştı. Çünkü senaryo bitse de yazımı hep devam ediyordu. Yönetmenler şöyledir; sete girdiğinizde sabah kalkarsınız, onlar gelir; “Ağabey akşam bir sahne yazdım.” der. Öyle de oldu, bir sahneye yazdı, muhteşem bir sahne ve onu hemen mesela orada çekebiliyorsunuz. Dolayısıyla senaryo aslında hiç bitmiyor, kendi kendine bir şekilde yol alıyor.
Filmi gerçekten Afganistan’da mı çektin?
Gözde Kural: Daha önce Afganistan’da bir film çektiğim için bu sefer de başka bir şey deneyeyim dedim. Orta Anadolu'da farklı coğrafyalarda çektim.
Afganistan gibi bir ortamı yaratmak çok zor olmadı mı?
Gözde Kural: Olmadı çünkü çok iyi bildiğim bir ülke. Çok iyi de bir prodüksiyon tasarımcımız vardı. Aynı şekilde buraları bilen bir görüntü yönetmenimiz vardı. Dolayısıyla bu üç kafa birleştik. Ezgi Karayel de, kostümcümüz olarak prodüksiyon tasarımıyla birlikte renk paletini ayarladı. Gerçeğe en yakın bir şekilde Afgan bir yönetmenle ve birkaç Afgan danışmanla birlikte, onlara onaylatarak yaptık bunu. O yüzden de o atmosfer izleyiciye geçiyor.