Gözde Kural ve Bulut Reyhanoğlu, Karlovy Vary'den Ödülle Dönen "Cinema Jazireh"yi Anlattı

Türkiye prömiyerini 32. Adana Altın Koza Film Festivali'nde yapan "Cinema Jazireh", ilginç hikayesi ve oyuncularının başarısıyla festivalde büyük ilgi gördü. Filmin bilinmeyen detaylarını ise yönetmeni ve yapımcısından dinledik.

.

Sadece Afganistan'daki kadınların hikayesini değil, erkeklerin de hikayesini anlatıyorsun. Yani iki tarafı da eşit bir gözle görüyorsun değil mi?

Gözde Kural: Evet, buna çok dikkat ettim çünkü şöyle bir durum var: Özellikle son yıllarda, dünyada bazı kavramlara çok sıkıştık. Hep bir şey olmak zorundayız ve bu bizi insaniyetten çok uzaklaştırdı. Ben “hiççilik” gibi yerlerde değilim. Çünkü ben karşımdakinin gözüne bakmak istiyorum, kim olduğundan bağımsız. Kim olduğunu sonra konuşuruz. Düşün ki bir yer var; kadınlar kırbaçlanıyor, kadınlara kezzap atılıyor. Bu bir insan hakları ihlali. Kadın hakları ikincil bence burada. “Bir adam bir kadına bunu nasıl yapabilir?” diyemeyiz. Bir insan, bir insana bunu nasıl yapabilir? Nasıl reva görür? Baktığım yer burada, dünyayı böyle görüyorum. Dolayısıyla da bunu anlatabilmek için belki sevimsiz kaçacak şeylere dikkat çekiyorum, olabilir. Herkes bir kategori istiyor mutlaka. Bende öyle bir şey yok. Bu kadının başına gelenin aslında ne kadar vahim olduğunu erkekler ve çocuklar üzerinden de anlatmak istedim. Çünkü bu tip yozlaşmış yerlerde ilk gözden çıkarılan şeyler kadın hakları ve çocuk hakları. Ve ben bunları insan hakları ihlali olarak görüyorum.

Filmdeki Cinema Jazireh’nin içine girdiklerinde birden film çok renklenmeye başlıyor. Oysa karakter oldukça güvensiz ve tehlikeli bir yere giriyor. Ama burası izleyiciye çok ışıltılı bir yermiş gibi yansıyor. Neden böyle bir tercih yaptın?

Gözde Kural: İkiye ayırdım öncelikle. Kadınların ve çocukların olmadığı o dışarı dünya çok renksiz. Soluk. Toprak rengi. Ve sadece erkekler var. Bir kadın oradan yürüyebilmek için, görünmez olmak için erkek kılığına giriyor. Sonra bir de yeraltı dünyası var, rengarenk. Ama işte hiçbir şey göründüğü gibi değil ve güvenli hiçbir yer yok aslında. Çok keskin bir şekilde ayırdım bunları. Tıpkı bizim “Karnımın içinde kelebekler uçuşuyor.” dediğimiz bir ilişkinin bir anda toksik bir şeye dönüşmesi gibi. Ben dünyaya şöyle bakıyorum; hiçbir şey göründüğü gibi değildir. İyi anlamda da kötü anlamda da. Dolayısıyla da evet, bazen bize vaat edilen cennet aslında bir cehennem.

facebook Tweet
Benzer Haberler