Sahne Işıkları Altında İmkansız Bir Aşk: Naomi Watts, Bale Efsanesi Margot Fonteyn’i Canlandıracak

Başrollerini Naomi Watts ve Alexandr Trush’ın paylaştığı "Margot & Rudi", 1960'lı yıllara damga vuran bale ikonları Margot Fonteyn ve Rudolf Nureyev’in fırtınalı ilişkisini beyaz perdeye taşıyor.

JuanKR

Oscar adayı ünlü oyuncu Naomi Watts, bale tarihinin en büyük isimlerinden biri olan Margot Fonteyn’e hayat vermeye hazırlanıyor. Yönetmenliğini Mrs. Harris Goes to Paris filmiyle tanınan Anthony Fabian’ın üstleneceği "Margot & Rudi" adlı romantik dramanın prodüksiyonu WestEnd Films aracılığıyla yapılacak.

Naomi Watts ve Laura Dern, Ölümünden Önce David Lynch ile Son Bir Kez Çalışmaya Hazırlanıyordu

Yıllara ve Sınırlara Meydan Okuyan Bir Ortaklık

Film, 1960’ların "Swinging Sixties" döneminde geçen gerçek bir hayat hikayesine odaklanıyor. Batı’nın en büyük balerini kabul edilen Margot Fonteyn, 42 yaşında kariyerinin sonuna geldiğini hissederken; sahnelerin tozunu attıran 23 yaşındaki asi Sovyet mültecisi Rudolf Nureyev ile tanışır. Aralarındaki 19 yaş farka ve kültürel uçurumlara rağmen, bu ikili sahnede benzersiz bir kimya yakalayarak dünya çapında birer ikona dönüşür. Nureyev’in vahşi enerjisiyle adeta yeniden doğan Fonteyn’in hikayesi; evlilikler, yasak aşklar ve toplumsal baskılarla sarmalanmış karmaşık bir duygusal bağı merkezine alıyor.

Naomi Watts’a, Nureyev rolünde Hamburg Balesi’nin baş baleti, Ukrayna asıllı yıldız Alexandr Trush eşlik edecek. Watts, oyunculuk kariyerinden önce bale eğitimi almış olmasının bu rol için büyük bir avantaj olduğunu belirterek, "Dans benim ilk aşkımdı ve hep bir dans filmi çekmeyi hayal etmiştim." sözleriyle heyecanını dile getirdi. Filmin kadrosunda ayrıca Oscar adayları Richard E. Grant, Demián Bichir ve BAFTA adayı Harriet Walter gibi güçlü isimler yer alıyor.

Ekim ayında çekimlerine başlanması planlanan yapım, sadece biyografik bir film değil, aynı zamanda görkemli bale sekanslarıyla bezeli sinematik bir şölen vaat ediyor. Yapımcılığını Triangle of Sadness ile tanınan Mike Goodridge’in üstlendiği film; müzik, tiyatro ve dansın iç içe olan popüler bir çiftin perde arkasındaki acılarını ve tutkularını keşfedecek. Yönetmen Fabian’ın deyimiyle bu yapım; kültür, yaş ve sınıf engellerini aşan, alışılmadık ve nefes kesici bir aşk hikayesi olarak sinemaseverlerle buluşacak.

facebook Tweet
Benzer Haberler