Engelsiz Filmler Festivali
Engelsiz Filmler Festivali bu yıl 14. kez sinemaseverlerle buluşuyor. Türkiye’de butik bir festivalin on yılı aşkın süre boyunca istikrarla devam etmesi büyük bir başarı. Bu 14 yıllık yolculukta, festivalin Türkiye'deki 'erişilebilir kültür sanat' bilincine nasıl bir katkı sağladığını düşünüyorsunuz?
Kültürel hayata katılımın vazgeçilemez, ertelenemez, temel haklardan biri olduğunu hatırlatmaya çalışıyor Engelsiz filmler Festivali. 14 yıl boyunca kesintisiz bir şekilde gerçekleşmesi elbette bu çabayı takdir eden, bugüne kadar festivali destekleyen tüm kurumlar ve festivalde rol alan arkadaşlarımızın özverileri sayesinde mümkün oldu. Yalnızca filmlerin erişilebilir olarak takip edilebildiği bir etkinlik değil; iletişim kanalları, yan etkinlikler, kullandığı mekanlar gibi izleyici ile temas ettiği her alanın kapsayıcı olduğu bir film festivali yapmaya çalışıyoruz. Festivalde tüm gösterimler, söyleşiler, ödül töreni İngilizce altyazı ve çeviri ile de takip edilebiliyor. İmkanlarımız ölçüsünde yabancı sinemacıları da ağırlıyoruz. Dolayısıyla uluslararası bir film festivali aynı zamanda Engelsiz Filmler Festivali. Kurucu üyelerinden biri olduğumuz Be In Erişilebilir Film Festivalleri Ağı’nın diğer üyeleri ile birlikte hem Türkiye’de hem de Avrupa’da çeşitli ülkelerde ortak proje ve etkinlikler yürütmeye devam ediyoruz. Erişilebilirliğin teknik bir detaydan öte, sorumluluk bilinci ile ele alınması gerektiğini düşünüyoruz ve bu bilincin kültür sanat da dahil olmak üzere hayatın her alanında gelişmesini umuyoruz.
Bu yılki programda 'Kaleydoskop' bölümü; Dardenne Kardeşler, Mario Martone ve Sergei Loznitsa gibi dünya sinemasının dev isimlerini ağırlıyor. Böyle bir seçkide adalet, annelik ve kimlik gibi evrensel temaları dikkat çekiyor. Seçkideki filmlerin engelli ve engeli olmayan izleyicilerde nasıl bir ortak his uyandırmasını hedefliyorsunuz?
İzleyicilerde ortak his uyandırmaktan çok, bir engelli olsun olmasın sinemaseverlerin kendi benzersiz hayat deneyimleriyle filmlere katacakları özgün yorumları duymayı sabırsızlıkla bekliyoruz. Hepimiz aynı dünyayı paylaşsak da bireysel farklılıklarımızın bu dünyayı anlamlandırma biçimimizi zenginleştirdiğini düşünüyoruz. Bir görme engellinin sesli betimleme aracılığıyla zihninde inşa ettiği imgelerle dinledikleri filmlere getirdiği yorum ile bir gören izleyicinin perspektifi, festivalin yarattığı çoğulcu zeminde birbirini beslediğine çok kez şahit olduk. Kaleydoskop seçkisindeki filmler için de eminim çok şaşırtıcı, ufuk açan yorumlar duyacağız seyircimizden.