Hollywood'un Bitmeyen 'Sarı Filtre' Takıntısı: Türkiye Neden Hep Çöl Gibi Görünüyor?

Theo James ve Aaron Taylor-Johnson'lı "Fuze" filminin kamera arkası görüntüleriyle birlikte o tanıdık tartışma yeniden alevlendi.

.

Geçtiğimiz günlerde yayınlanan ve Eminönü, Sirkeci gibi İstanbul'un ikonik lokasyonlarında çekilen sahneleriyle dikkat çeken Fuze filminin kamera arkası görselleri, sosyal medyada haklı bir tepkiye yol açtı. Şehrin canlı ve dinamik renk paletini adeta bir çöl fırtınasının ortasındaymış gibi gösteren o meşhur "sarı filtre", izleyicilere Hollywood'un Türkiye'ye bakışındaki o tembel görsel ezberi bir kez daha hatırlattı.

Filmin kamera arkası fotoğraflarının düşmesiyle birlikte izleyiciler X üzerinden duruma tepkisini gecikmeden gösterdi. Özellikle "@petitstardust" kullanıcı adlı bir sinemaseverin paylaştığı çarpıcı kıyaslama, durumun absürtlüğünü tam olarak özetliyor.

Kullanıcının, Londra ve İstanbul denizini yan yana koyarak karşılaştırdığı o tweet kısa sürede viral oldu. Gerçekten de sinemada coğrafyalar arası geçişin, şehrin ruhunu anlamak yerine sadece bir renk paleti ayarına indirgenmesi, modern izleyicinin artık yutmadığı bir numara. Aslında sonradan yapılan açıklamaya göre; filmde bu sarı filtre kullanılmamış ancak kamera arkası fotoğraflarında böyle bir tercih yapılmış.

Peki, sinema dünyasında adeta bir coğrafi etiket haline gelen bu "sarı filtre" akımı nasıl başladı ve Türkiye'yi mesken tutan diğer dev yapımlarda durum neydi?

İstanbul'u Toza Bulayan Sabıkalı Filmler

Hollywood ve Avrupa sinemasında, "Ortadoğu" veya "Egzotik Doğu" hissi yaratmak için kullanılan sıcak sepya tonları, Türkiye'de geçen sahnelerin değişmez bir parçası haline gelmiş durumda. Fuze bu listenin sadece en taze üyesi.

Taken 2 (2012): Liam Neeson'ın aksiyon dolu macerası, İstanbul'u tek bir renk paletine hapsetmesiyle vizyona girdiği dönemde izleyicilerin eleştiri oklarının hedefi olmuştu.

Skyfall (2012): Kapalıçarşı çatılarındaki o muazzam açılış sekansı, modern İstanbul'dan ziyade egzotik ve eski dokuyu vurgulamak için kasıtlı olarak sarımsı bir filtreye boyanmıştı.

Tinker Tailor Soldier Spy (2011): Yönetmen Tomas Alfredson, Londra'nın dondurucu gri tonlarına tezat oluşturması için Karaköy ve İstiklal Caddesi sahnelerinde bilinçli bir sıcaklık ve sepya kullanmayı tercih etmişti.

The International (2009): Şehri gizli anlaşmaların merkezi olarak yansıtan film, soluk sarı tonlarıyla modern yapıyı gölgeleyen, çürümekte olan bir atmosfer kurmuştu.

Taken 2 .
Taken 2

Neden Sürekli Sarı Filtre?

Sinemada bu teknik, izleyiciye bilinçaltı düzeyde "Şu an Batı'dan farklı, sıcak ve kaotik bir coğrafyadasınız" mesajı vermek için kolay bir yol. Ancak Türkiye gibi modern ve tarihi dokunun iç içe geçtiği çok renkli bir ülkenin sürekli bu basmakalıp "çöl sarısı" filtreye maruz kalması, haklı olarak izleyicilerde "ülkemiz yanlış tanıtılıyor" hissi uyandırmakta.

Bir Klişenin Doğuşu: Bu Filtre Nereden Çıktı?

Bugün "Meksika filtresi" olarak da anılan bu estetik tercihin kökenleri 2000 yılına dayanıyor. Steven Soderbergh'in 4 Oscar'lı başyapıtı Traffic (2000), bu akımın yaratıcısı olarak kabul ediliyor. Soderbergh, filmdeki hikayeleri birbirinden ayırmak için Ohio sahnelerini buz mavisiyle, Meksika sahnelerini ise izleyiciye sıcağı ve kaosu hissettirmek için aşırı yoğun bir tütün/sarı filtreyle çekmişti. Aynı yıl vizyona giren ve sinema tarihinde tamamı dijital olarak renklendirilen ilk film olan Coen Kardeşler imzalı O Brother, Where Art Thou?, bu rengi elde etmeyi sağlayan teknolojinin kapılarını sonuna kadar açtı.

Traffic'in estetik başarısı ve dijital renk düzeltme teknolojisinin ucuzlayıp yaygınlaşmasıyla birlikte Hollywood, kolay bir görsel şifre bulmuş oldu. Black Hawk Down (2001), Man on Fire (2004) ve efsanevi dizi Breaking Bad ile iyice yerleşen bu kural, Batı dışındaki sıcak ülkeleri resmetmek için kullanılan kalıplaşmış bir şablona dönüştü.

Sonuç olarak; Türkiye gibi tarihi ve modern dokunun eşsiz bir renklilikle iç içe geçtiği bir ülkenin sürekli bu "çöl sarısı" filtreye maruz kalması, izleyicide haklı bir tepki yaratmaya devam ediyor. Fuze ile yeniden gündeme gelen bu tartışma, belki de ilerleyen dönemde yapımcıları şehrin gerçek renklerini keşfetmeye zorlayacaktır.

facebook Tweet