2014 yılında Jemaine Clement ve Taika Waititi, vampir temalı What We Do in the Shadows ile sinema dünyasında büyük bir çıkış yakalamıştı. Filmin hemen ardından bir devam filmi duyurulsa da proje tam on yıl boyunca geliştirme aşamasında sıkışıp kaldı. Hayranlar bu süreçte dizinin televizyon uyarlamasıyla teselli bulurken, kurt adamları merkezine alacak olan ve uzun süredir beklenen devam filmi We're Wolves nihayet ivme kazanıyor.
What We Do in the Shadows, Yeni Zelanda’nın Wellington banliyösünde yaşayan bir grup vampirin ölümsüz hayatlarını konu almış ve Anton (Rhys Darby) liderliğindeki rakip bir kurt adam grubuyla olan karşılaşmayı da anlatmıştı. Küfürden ve şiddetten kaçınmaya çalışan (ancak başaramayan) bu kurt adam grubu, devam filminin ana odağı olacak. Filmin ön yapım süreci şimdiye kadar çok yavaş ilerledi; hatta 2019 yılında Taika Waititi projeyi, "Jemaine ve benim sürekli yapıyormuş gibi davrandığımız film." olarak nitelendirmişti. Ancak Clement, kendisinin ve Waititi’nin nihayet senaryoyu yazmaya başladıklarını şu sözlerle müjdeledi:
"Aslında yazıyoruz. Yazmaya başladık. Uzun bir süre sadece bunun hakkında konuşuyorduk. Şimdi ise başladık. Çok yakın bir zamanda."
Clement, çalışmalara yoğun programlarının elverdiği ölçüde bu yıl başladıklarını belirterek, "Bir araya geldiğimizde üzerinde biraz çalışıyoruz." dedi. FX kanalında 2024 yılında altıncı ve final sezonuyla ekranlara veda eden popüler dizi uyarlamasının başarısına rağmen, We're Wolves projesinin kesinlikle bir sinema filmi olacağını doğruladı. Clement, neredeyse tamamen doğaçlama olan ilk film ile büyük ölçüde senaryoya dayalı televizyon dizisi arasındaki farklara değinerek, yeni filmde hangi yöntemi seçecekleri konusundaki ikilemlerini şu sözlerle aktardı:
"We’re Wolves filmiyle ilgili önümüzdeki soru şu… What We Do in the Shadows filmini izlemiş miydiniz? Onları farklı yollarla yaptık. Film, bir hikaye örgüsü üzerine %100 doğaçlama diyaloglardan oluşuyor; televizyon dizisi ise ara sıra yapılan doğaçlamalarla birlikte büyük ölçüde senaryolu, bu yüzden yapım aşamaları oldukça farklı. Dizideki zorluk, doğaçlama olduğu için her an her şeyin olabileceği o hissi yakalamaya çalışmaktı ve bunu da doğaçlamada harika olan iyi bir oyuncu kadrosuna sahip olarak başardık. Bence onlar aslında dünyadaki en iyilerden bazıları."
Her iki yaklaşımın da avantajları ve dezavantajları olduğunu belirten ikili, henüz kesin bir yöne karar vermiş değil. İlk filmin tarzı Curb Your Enthusiasm dizisinin doğaçlama yapısından ilham almıştı, ancak düşük bütçe ve uçma sahneleri gibi iddialı görsel efektler düşünüldüğünde bu süreç oldukça zorlayıcı olmuştu:
"Ama film süper düşük bütçeliydi. 1 milyon dolardan daha az bir paraydı ve sadece bir ay boyunca etrafta dolanıp, 'Özel efektlerin olduğu, insanların uçtuğu koca bir filmi doğaçlama yapabilir miyiz? Bunu başarabilir miyiz?' demekten ibaretti. Bu bir meydan okuma gibiydi. Şimdi şuna karar vermeliyiz: 'Bunu senaryolaştıracak mıyız, yoksa ilki gibi doğaçlama mı yapacağız ya da dizi gibi senaryolu mu olacak?' Çekimin kontrolüne sahip olmak oldukça iyi bir şey. Anında bir şeyler uydurmak gerçekten çok eğlenceli."
Hangi yolu seçerlerse seçsinler, hayranların hemen heyecanlanmaması gerekiyor; zira senaryonun tamamlanması önümüzdeki yılı bulabilir. Sürecin hızına değinen Clement, şu ifadeleri kullandı:
"Gittiğimiz hızla, kesinlikle 2027. Aynı ülkede olmak, Taika ve benim aynı ülkede olmamız yardımcı oluyor."
Yine de ikili, aradaki mesafeye rağmen Zoom üzerinden düzenli olarak iletişim kurmaya devam ediyor. Bu yüzden Wellington'ın (küfürbaz olmayan) kurt adamlarının dolunaya karşı uluyacağı günleri görmemiz çok da uzak sayılmaz.