On yıllardır Hollywood’un en entelektüel yıldızlarından biri olarak kabul edilen Natalie Portman, bu kez beyaz perdedeki bir rolüyle değil, ünlü yazar Rachel Cusk’ın yeni romanının ilham kaynağı olduğu iddialarıyla gündemde. Harvard mezuniyeti, Oscar ödüllü kariyeri ve Instagram'daki nitelikli edebiyat kulübüyle tanınan oyuncu, Cusk’ın 25 Ağustos’ta raflarda yerini alacak olan "Life of M" adlı yeni kitabının tam merkezinde yer alıyor gibi görünüyor.
Kurgusunda olay örgüsünden ziyade karakterlerin iç dünyasına odaklanmasıyla tanınan Rachel Cusk, yeni romanında yabancılaşma ve kimliksizleşme hisleriyle boğuşan isimsiz bir aktrisin hayatını ele alıyor. Ancak romandaki detayların Portman’ın gerçek hayatıyla olan sarsıcı benzerlikleri edebiyat dünyasında büyük bir merak uyandırdı.
Edebi Bir Eser mi, Yoksa Kurgu Süsü Verilmiş Magazin mi?
Romanda "M" olarak anılan ana karakter, çocuk yaşta şöhrete kavuşmuş, en büyük başarısını bir balerin rolüyle elde etmiş ve Paris’te çocuklarını tek başına büyüten bir kadın olarak tasvir ediliyor. Birebir Portman'ın yaşamıyla örtüşen bu detayların yanı sıra; her ikisinin de Paris'te yaşaması ve Portman'ın daha önce Cusk'ın 2024 yapımı "Parade" romanını kendi kitap kulübü için seçmiş olması, iddiaları daha da güçlendiriyor.
Tartışmanın alevlendiği ana nokta ise konunun etik boyutu: Portman'ın bu projeden haberinin veya onayının olup olmadığı bilinmiyor. Ne oyuncunun temsilcileri ne de yayıncı firma konuya ilişkin bir açıklama yaptı. Bu durum eleştirmenleri ikiye böldü; bir taraf Cusk'ın ünlülük kültürünü ve medyanın baskısını sorgulayan harika bir edebi inceleme yaptığını savunurken, diğer taraf ünlü bir kadının mahremiyetinin kurgu kisvesi altında sömürüldüğünü iddia ediyor.
Romanda "M", bir yazarın ve basının merceği altına girmeyi tahammül edilemez buluyor; çocukluğunun şöhret yüzünden elinden alındığını ve basında çıkan haberlerin ailesiyle arasını bozduğunu açıkça belirtiyor. Bütün bunlara rağmen Cusk'ın, tam da özel hayatını korumakla tanınan Portman'ı merkezine alan bir roman yazmış olduğu iddiası, edebiyat dünyasında "sanatsal özgürlük mü, yoksa sınır ihlali mi?" temalı yeni bir tartışma başlattı.