Arnold Schwarzenegger 33 Yıl Önce Gişede Çakılan Aksiyon Klasiğini Yere Göğe Sığdıramıyor
yazan: İdil Hazal Acar

Yıllar içinde aksiyon sinemasının en özel kült filmlerinden birine dönüşen bu yüksek oktanlı macera, 1993 yılında vizyona girdiğinde gişede kelimenin tam anlamıyla çakılmıştı.

20th Century Fox

Aksiyon sinemasının efsanevi yönetmeni John McTiernan 1993 yılında sinemaseverlerin karşısına hem son derece patlayıcı hem de türün sınırlarını zorlayan çılgın bir yapımla çıktı: Last Action Hero (Son Kahraman). Ancak büyük umutlarla vizyona giren bu iddialı yapım, yapımcıları için tam bir kabusa dönüştü. Yaklaşık 85 milyon dolarlık devasa bütçesine karşılık dünya çapında yalnızca 137 milyon dolar hasılat elde edebilen film, sinema tarihinin en unutulmaz ticari fiyaskolarından biri olarak kayıtlara geçti.

20th century Fox

Beyaz Perdeden Gerçek Dünyaya Uzanan Yenilmez Bir Kahraman

Hikâyeyi hatırlamayanlar ya da hafızasını tazelemek isteyenler için özetleyelim: Last Action Hero, vaktinin çoğunu karanlık sinema salonlarında geçiren yalnız bir genç olan Danny Madigan’ı merkezine alıyor. Danny, aksiyon filmlerine ve özellikle de beyaz perdenin efsanevi, bileği bükülmez polisi Jack Slater’a tutkuyla bağlıdır. Bir akşam mahallenin emektar sinema makinisti sayesinde eline geçen gizemli ve büyülü bir sinema bileti, Danny’yi kelimenin tam anlamıyla hayranı olduğu filmin kurgusal evreninin tam ortasına fırlatır.

Kendini birdenbire Los Angeles sokaklarında bulan Danny; patlamaların akıl almaz boyutlara ulaştığı, kötü adamların adeta karikatür gibi çizildiği ve Jack Slater’ın kurşun geçirmez bir zırha sahipmişçesine yenilmez olduğu bu büyülü dünyayı keşfeder. Fakat kahramanımızın gelişi, bu kurgusal evrenin tüm yazılı olmayan kurallarını altüst eder. Daha da fenası, sihirli bilet acımasız ve zeki tetikçi Benedict’in eline geçer. Benedict, sinema dünyasının sunduğu sınırsız imkanları ve kuralları kullanarak gerçek dünyaya kaçabileceğini fark etmekte gecikmez.

Bunun üzerine Slater ve Danny, güvenli ve kuralları belli olan sinema perdesini geride bırakıp gerçek ve kurgu arasındaki sınırları yerle bir eden tehlikeli bir düşmanın peşinden gerçek New York sokaklarına adım atmak zorunda kalır. Last Action Hero, bitmek bilmeyen aksiyon sahnelerinin ve sınır tanımayan mizahının ardında, Hollywood’un yerleşik aksiyon klişelerini zekice ve büyük bir muziplikle parçalara ayıran son derece özgün bir yapı kurar.

Arnold Schwarzenegger, kariyerini inşa ettiği o kaslı, yenilmez aksiyon yıldızı imajıyla cesurca kafa bulurken; film boyunca türün klasiklerine yapılan zekice göndermeler adeta havada uçuşur. Hem bir dostluk komedisi hem fantastik bir macera hem de acımasız bir Hollywood hicvi niteliği taşıyan yapım, bir çocuğun en büyük hayalini eğlenceli ve dinamik bir oyun alanına dönüştürür. Ekrandan fırlayıp yanımıza gelmesini hayal ettiğimiz o çocukluk kahramanlarına sevgi dolu bir selam duran film, zengin mizahı ve kendisiyle dalga geçebilme olgunluğuyla türün en özel örnekleri arasında yer alır.

Vizyona girdiği dönemde gişede yaşadığı hezimet, filmin zaman içerisinde hak ettiği değeri bulmasını ve özellikle VHS kaset kiralama günlerinde bir kült klasiğe dönüşmesini engelleyemedi. 2023 yılında The Hollywood Reporter’a konuşan Arnold Schwarzenegger, aradan geçen yıllara rağmen hâlâ içini burkan bu devasa ticari başarısızlığın perde arkasına dair samimi açıklamalarda bulundu.

20th Century

Tarihi Bir Fiyaskonun Perde Arkası: Siyasi Bir Kurban Mı?

“Film, daha hiç kimse onu izleme fırsatı bile bulamadan acımasızca katledildi. Bu durum tam anlamıyla siyasi bir saldırıydı; çünkü o dönemde ben [eski ABD Başkanı George H. W. Bush] için seçim kampanyası yürütüyordum ama seçimi Bill Clinton kazandı.”

Sözlerine devam eden usta aktör, projenin hakkının yendiğini şu sözlerle savundu: “Last Action Hero son derece iyi bir filmdi. Kusursuz veya muhteşem olmayabilirdi ama kesinlikle değeri bilinmemiş, hafife alınmış bir yapımdı. Günümüzde bu filmi yeni keşfeden pek çok insan yanıma gelip ‘Bu filme bayılıyorum.’ diyor.”

Terminatör serisinin yıldızı, filmin kalitesinin ve popülaritesinin uzun vadede kanıtlandığını belirterek esprili bir kapanış yaptı: “Hâlâ hesabıma yatan telif çeklerini düzenli olarak alıyorum, bu yüzden söylediklerimin doğru olduğunu gayet iyi biliyorum. Film nihayetinde para kazandırdı ve bu benim için her zaman mühim bir kriter olmuştur. Ne de olsa günün sonunda bu bir şov dünyası, haksız mıyım?”

Sinema tarihçileri filmin başarısızlığını aynı dönemde vizyona giren Jurassic Park gibi birçok farklı faktörle açıklasa da Schwarzenegger meseleye politik bir pencereden bakmayı sürdürüyor. Yıldız oyuncuya göre bu hezimetin temel sorumlularından biri, 1992 seçimlerinde Bill Clinton’ın başkanlık koltuğuna oturmasıydı. Schwarzenegger, Amerikan basınının filmi bilinçli şekilde siyasallaştırarak yerin dibine soktuğunu ve filmin sunduğu avangart, yenilikçi ve altüst edici anlatımı görmezden gelip onu klasik bir aksiyon yıldızının çöküş belgesine dönüştürdüğünü savunuyor.

20th Century

Amerikan Basını Doğrudan Schwarzenegger’i mi Hedef Aldı?

“Amerikan gazeteleri aklınıza gelebilecek her şeyi eleştirdi: bütçenin büyüklüğünü, birden fazla senaristin devreye girmesini, benim 15 milyon dolarlık kaşemi... Kimseyi es geçmediler ve en nihayetinde seyircileri sinema salonlarına gitmekten soğutmayı başardılar.”

Saldırıların nedenini kendi konumuyla açıklayan Schwarzenegger: “Peki neden böyle yaptılar? Çünkü o sırada kariyerimin tam zirvesindeydim ve bu da beni doğrudan hedef tahtasına oturttu. Zirvede olmak son derece tehlikelidir; üzerinize çok daha fazla ışık çevrilir ve saldırılara açık hale gelirsiniz. Tanınmayan bir oyuncuya saldırmak kimsenin ilgisini çekmez; fakat dönemin en büyük starına acımasızca yüklenmek çok daha tatmin edicidir. Ne yazık ki gazetecilerin yürüttüğü bu kampanya işe yaradı ve Last Action Hero gişede tökezledi.”

Schwarzenegger ayrıca Hollywood dinamiklerine de değinerek şu tespitte bulundu: “Amerikan izleyicisinin o dönemde bu denli katmanlı ve sofistike bir filme tam anlamıyla açık olmadığını düşünüyorum. Dahası, başta Hollywood’un kendi içindeki isimler olmak üzere pek çok insan, inşa ettikleri o kahramanların kusurlarının gösterilmesinden, perde arkasındaki hilelerin, numaraların ve klişelerin açıkça ortaya dökülmesinden hiç hoşlanmadı. Hollywood, sinema büyüsünün mutfağındaki sırları seyirciye ifşa etmemizi hiçbir zaman affetmedi.”

Gişede ne yaşamış olursa olsun, Last Action Hero bugün artık sinemaseverlerin gönlünde taht kurmuş gerçek bir kült klasik. Zekice tasarlanmış aksiyon sekansları, unutulmaz sahneleri ve hafızalara kazınan replikleriyle türün en parlak örneklerinden biri olmayı sürdürüyor.

İdil Hazal Acar
İdil Hazal Acar
-İçerik Editörü
Sanat filmleri ithal ederek başladığı kariyerinde, farklı formatlarda sinema içerikleri üretmeyi sürdürüyor. ODTÜ’de aldığı Felsefe eğitimini; romancı, eleştirmen ve senarist kimlikleriyle harmanlayarak gişe rekortmeni filmler ve festival seçkileri arasında aynı tükenmeyen merakla mekik dokuyor.
Benzer Haberler