“Önünde Diz Çöküp Yalvardım”: Richard Gere 30 Yıldır Bu Yönetmenle Çalışmanın Hayalini Kuruyordu
yazan: İdil Hazal Acar

“Pretty Woman”ın gişedeki devasa küresel zaferinden sonra Richard Gere’in önünde Hollywood’un tüm kapılarının sonuna kadar açıldığı düşünülür. Oysa gerçek bambaşka.

20th Century

Richard Gere, 1990 yapımı romantik komedi klasiği “Pretty Woman” ile elde ettiği küresel şöhretin çok daha ötesine uzanan, yarım asırlık zengin ve çok yönlü bir sinema kariyerine sahip. Budist inancıyla da tanınan usta aktörün bugüne dek aynı seti paylaştığı yönetmenler listesi adeta sinema tarihinin özeti gibi. Usta oyuncu; Terrence Malick imzalı "Days of Heaven", Paul Schrader klasiği “Amerikan Gigolo”, Francis Ford Coppola yönetimindeki “Cotton Club”, Japon sinemasının efsanesi Akira Kurosawa’nın “August Rhapsody” ve Robert Altman yönetmenliğindeki “Dr. T and the Women” gibi birbirinden tamamen farklı sinema dillerine sahip başyapıtlarda kamera karşısına geçti.

Özellikle kariyerinin zirve noktası kabul edilen 1990’lı yıllarda, Gere’in Hollywood’da dilediği her yönetmenle rahatça çalışabileceği düşünülebilirdi. Ne var ki madalyonun diğer yüzü hiç de öyle değil. Gere'in çalışmayı delicesine arzuladığı bir sinemacı vardı; ancak bu hayal aradan geçen onlarca yıla rağmen bir türlü gerçeğe dönüşmedi.

30 Yıldır Richard Gere’in İstek Listesinin En Başında Duran Yönetmen

Bahsi geçen isim, 1994 yılında ses getiren biyografik aksiyon draması “Bandit Queen” ile adını dünyaya duyuran Hint yönetmen Shekhar Kapur. Bu çarpıcı yapım, Kapur’a küresel çapta büyük bir prestij kazandırarak uluslararası sinema arenasının kapılarını ardına kadar açtı. Başarılı yönetmen, bu çıkışın ardından kariyerini ağırlıklı olarak İngiltere ve Amerika Birleşik Devletleri ortaklığındaki büyük bütçeli İngilizce projelerle sürdürdü.

Kapur, sinemaseverlerin hafızasına bilhassa başrolünde Cate Blanchett’ın devleştiği görkemli dönem biyografileri “Elizabeth” (1998) ve onun devam halkası “Elizabeth: Altın Çağ” (2007) ile kazındı. Başarılı yönetmen ayrıca başrolünü Heath Ledger’ın üstlendiği savaş ve macera destanı “The Four Feathers"a imza attı; son olarak ise 2022 yapımı romantik komedi “What's Love Got to Do with It?" ile izleyicilerle buluştu.

“Önünde Diz Çöktüm Ama Beni Bir Dilenci Gibi Görmezden Geldi”

Richard Gere, 1990’lı yılların ortasından itibaren Shekhar Kapur ile ortak bir film yapabilmek için akla gelebilecek her yolu denedi ancak çabaları hep sonuçsuz kaldı. Bugün 77 yaşında olan usta aktör, The Daily Eye’a verdiği röportajda o dönemi ve yönetmenle yaşadığı unutulmaz diyaloğu şu sözlerle itiraf etti: “‘Bandit Queen’i izledikten sonra resmen önünde diz çöktüm ve ona yalvardım: ‘Shekharji, ne olursun benimle bir film çek.’ Ama o beni tamamen görmezden geldi. Bana adeta sokaktaki bir dilenciymişim gibi tepeden baktı.”

Esasen Kapur yıllar sonra Gere ile ortak bir proje hayata geçirmeyi ciddi biçimde değerlendirdi. 2005 yılında, oyuncuyu Buda’nın hayatını konu alan iddialı yeni bir filmde başrole getirmeyi planladığı duyuruldu. Ancak ne yazık ki bu proje hiçbir zaman hayata geçemedi ve Gere bir kez daha derin bir hayal kırıklığına uğradı.

İdil Hazal Acar
İdil Hazal Acar
-İçerik Editörü
Sanat filmleri ithal ederek başladığı kariyerinde, farklı formatlarda sinema içerikleri üretmeyi sürdürüyor. ODTÜ’de aldığı Felsefe eğitimini; romancı, eleştirmen ve senarist kimlikleriyle harmanlayarak gişe rekortmeni filmler ve festival seçkileri arasında aynı tükenmeyen merakla mekik dokuyor.
Benzer Haberler