“Tek Bir Şartım Vardı”: Winona Ryder, "Stranger Things" Kadrosuna Katılmayı Nasıl Kabul Etti?
yazan: İdil Hazal Acar

"Stranger Things", Netflix tarihinin en popüler ve en çok izlenen dizileri arasında başı çekiyor. Dizinin ilk sezonundan bu yana ekibin merkezinde yer alan Winona Ryder, projeye katılmayı meğer tek bir kritik şarta bağlamış.

Netflix

Hükümetin gizli ve karanlık laboratuvar deneyleri, kasabanın altını üstüne getiren doğaüstü olaylar ve telekinetik güçleriyle hafızalara kazınan gizemli bir küçük kız… Evet, tüm dünyayı ekran başına kilitleyen Netflix fenomeni Stranger Things’ten bahsediyoruz. İkiz kardeşler Matt ve Ross Duffer tarafından yaratılan bu benzersiz yapım; bilim kurgu, tekinsiz bir gizem atmosferi ve bir büyüme hikâyesini harmanlayarak 2016 yılındaki prömiyerinden bu yana Netflix'in en çok izlenen lokomotif projelerinden biri haline geldi. Ekran macerasının son döneminde yakaladığı devasa başarı da yapımın popülaritesinden hiçbir şey kaybetmediğini bir kez daha gözler önüne serdi.

Peki dizinin yıllardır zirveden inmeyen bu izlenme oranlarının ve sadık hayran kitlesinin ardında ne yatıyor? Hiç kuşkusuz buram buram hissettirilen 1980’ler nostaljisi, her bir bölümün sinematografik özeni, seyircinin kendisinden bir parça bulduğu incelikle işlenmiş karakterler ve elbette bu karakterlere hayat veren oyuncu kadrosunun üstün performansı. Özellikle ilk sezondan itibaren hikâyenin belkemiğini oluşturan usta aktris Winona Ryder, sergilediği performansla hem eleştirmenlerin hem de izleyicilerin övgüsünü defalarca kazanmayı başardı.

Ryder dizide, hikâyenin merkezindeki genç kahramanlardan Will ve Jonathan’ın yalnız ve fedakâr annesi Joyce Byers karakterini canlandırdı. Çocuklarının hayatı söz konusu olduğunda karşısına çıkan her türlü tehlikeye göğüs geren, inatçı ve cesur bir kadını başarıyla perdeye taşıyan usta oyuncu, kısa sürede dizinin en sevilen figürlerinden birine dönüştü. Ancak bundan yaklaşık on yıl önce, henüz yolun en başındayken bu fenomen yapıma imza atmadan evvel yapımcılara sunduğu son derece kritik bir şart vardı.

"Beetlejuice Beetlejuice" mu, "Stranger Things" mi?

Winona Ryder’ın Hollywood’daki asıl parlayışı, karanlık gotik masalların usta yönetmeni Tim Burton ile kurduğu ortaklıkla başlamıştı. Burton, 1988 yılında çektiği efsanevi korku-komedi klasiği "Beetlejuice" (Beterböcek) filminde asi ve gotik genç kız Lydia Deetz rolünü Ryder’a teslim etmişti. O dönem henüz 16 yaşında olan genç aktris için bu rol, sinema kariyerinde adeta devasa bir kırılma noktası yarattı. Bugüne kadar Tim Burton ile birlikte tam dört uzun metrajlı filme imza atan oyuncu, son olarak serinin devam halkası olan "Beetlejuice Beetlejuice" ile izleyici karşısına çıktı. İşte hayranların yıllardır yolunu gözlediği bu devam filmi, Ryder’ın "Stranger Things" görüşmelerinde masaya koyduğu en belirleyici kozdu.

Duffer Kardeşler 2015 yılında Joyce Byers rolü için kapısını çaldığında, 1988 yapımı kült filmin devamına dair planlar perde arkasında zaten ciddi biçimde konuşuluyordu. Bugün 54 yaşında olan ünlü aktris, o dönemi Far Out Magazine’e verdiği demeçte şu sözlerle anımsıyor: “O sıralar Tim [Burton] ile ‘Beetlejuice’ devam filmi üzerine konuşuyorduk. Aslında ondan önceki 15 yıl boyunca da zaman zaman bu projeye hazır olduğumuzu düşünmüştük. Ancak eski ekipten herkesin yer alması ve her ayrıntının kusursuz bir şekilde yerine oturması gerekiyordu.”

450 Milyon Doları Aşan Gişe Başarısı

Dolayısıyla bir tarafta "Beetlejuice 2" fikri gitgide somutlaşırken, diğer tarafta da masada son derece cazip bir "Stranger Things" teklifi duruyordu. İki büyük yapımın çekim takvimlerinin çakışması ihtimali bir kriz yaratabilir miydi? Ryder için durum son derece netti ve tavrını ilk günden açıkça ortaya koydu: “Duffer Kardeşler ile yaptığım ilk toplantıda onlara şunu söyledim: ‘Eğer Beetlejuice 2 için yeşil ışık yakılırsa oraya gitmeme izin verdiğiniz sürece bu projede varım.’ Masadaki tek şartım buydu. Onlar da bunu kabul etti. Neyse ki her şey tam istediğimiz gibi yolunda gitti.”

İlk filmden tam 36 yıl sonra, 2024’ün sonlarına doğru beyaz perdeyle buluşan "Beetlejuice Beetlejuice", dünya çapında 450 milyon doları aşan gişe hasılatıyla hem Tim Burton hem de Winona Ryder’ın kariyerlerindeki en büyük ticari başarılardan birine dönüştü.

İdil Hazal Acar
İdil Hazal Acar
-İçerik Editörü
Sanat filmleri ithal ederek başladığı kariyerinde, farklı formatlarda sinema içerikleri üretmeyi sürdürüyor. ODTÜ’de aldığı Felsefe eğitimini; romancı, eleştirmen ve senarist kimlikleriyle harmanlayarak gişe rekortmeni filmler ve festival seçkileri arasında aynı tükenmeyen merakla mekik dokuyor.
Benzer Haberler