24 Ekim Cumartesi günü sinema ve televizyon dünyasının sevilen isimlerini Antalya sokaklarında halkla buluşturan geleneksel kortejle başlayan 63. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali, 31 Ekim'e kadar sürecek sinema coşkusunun startını verdi. Kortejin ardından kırmızı halıdan geçen konukları, sunuculuk görevini üstlenen Pınar Altuğ Atacan ve Emre Kınay karşıladı. Emre Kınay’ın Yeşilçam şarkılarından oluşan performansıyla renk kattığı gecede, sinemanın birleştirici gücüne ve sanatın sürekliliğine vurgu yapıldı.
"Kökler- Kamera ve Işık": Savaşın Gölgesinde Sinema
Gecenin açılış konuşmasını yapan Antalya Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Büşra Özdemir, festivalin bu yılki "Daima" sloganının altını çizerek sanatla kurulan bağın geçiciliğine meydan okudu. Özdemir'in konuşmasında en dikkat çeken detaylardan biri ise "Kökler- Kamera ve Işık" başlıklı özel seçki oldu. Savaşın gölgesinde üretmeye çalışan sinemacıların direnişine odaklanan bu bölümde; Lübnan, İran, Filistin ve Ukrayna’dan gelen 13 filmin gösterileceği ve yıkımın ortasında yaşamaya devam eden insanların hikâyelerine tanıklık edileceği duyuruldu.
Gecede sahneye çıkan Ulusal Uzun Metraj Yarışması Jüri Başkanı usta yönetmen Derviş Zaim ise 1996 yılında "Tabutta Rövaşata" ile ilk ödülünü aldığı festivale jüri başkanı olarak dönmenin gururunu yaşadığını belirterek, değerlendirmeleri soğukkanlı, alçakgönüllü ve mesafeli bir yaklaşımla yapacaklarının altını çizdi.
Onur Ödülleri'nde Anlamlı İthaflar
Gecenin en dokunaklı anları Onur Ödülleri'nin takdiminde yaşandı. Yönetmenler Mehmet Binay ve Caner Alper'in elinden ödülünü alan usta oyuncu Tilbe Saran, sanatın betonu delip geçen bir çiçek olduğunu vurguladığı konuşmasını, haksız yere hapiste yatan milletvekilleri, gazeteciler, hukukçular ve sinemacılara adadı.
Diğer Onur Ödülü'nün sahibi Menderes Samancılar ise sahneye, aynı zamanda yeğeni olan oyuncu Berkay Ateş'in duygu yüklü sunumuyla çıktı. Ödülünü, başta Murat Ağırel olmak üzere tüm basın emekçilerine ithaf eden Samancılar, "Özgür basın olmadıkça özgür ülke olmaz; yaşasın özgür basın!" sözleriyle büyük alkış topladı.
Antalya Altın Portakal Film Festivali
Sinemaya Adanmış Ömürler: Emek ve Katkı Ödülleri
Kamera arkasının gizli kahramanlarını ve sektöre omuz verenleri unutmayan Altın Portakal'da bu yıl Sinema Emek Ödülleri, usta makyöz/sanatçı Suzan Kardeş ile duayen yapımcı Abdurrahman Keskiner'e takdim edildi. Sektörde 60 yılı geride bıraktığını ve ilk Altın Portakal'ını 1970'te "Çirkin Adam" ile aldığını hatırlatan Keskiner, "Umut" filminin yurt dışına çıkış sürecinde yıllarca mahkemelerde verdiği sansür mücadelesini anımsatarak yeni nesil sinemacıların uluslararası başarılarından duyduğu gururu paylaştı.
Sinemamıza kazandırdığı eserler ve adeta bir okul işlevi gören yapısıyla sektöre yön veren Beşiktaş Kültür Merkezi (BKM) ise Sinemaya Katkı Özel Ödülü'ne layık görüldü. Ödülü BKM adına sevilen oyuncular Ezgi Mola ve Ersin Korkut teslim aldı.
Antalya Altın Portakal Film Festivali
Geleceğin Yıldızları Sahnede
Sinema yolculuğunun başında olan yetenekleri teşvik etmek amacıyla verilen Genç Başarı Ödülleri'nin bu yılki sahipleri, son dönemin parlayan yetenekleri Leyla Smyrna Cabas ve Cem Yiğit Üzümoğlu oldu. Cabas ödülünü kız çocuklarının ve kadınların hayallerine ulaşma mücadelesine atfederken; Üzümoğlu, teşekkür konuşmasında hocası merhum Münir Caner'i anarak ustadan çırağa el vermenin ve tiyatro eğitiminin önemine dikkat çekti.
Antalya Altın Portakal Film Festivali