Popüler kültürün en büyük ve en kazançlı hayalet hikayesi olarak tarihe geçen efsanenin arka planı, filmlerin kendisinden bile daha sürükleyici bir kurgu barındırıyor. Ekranda izlediğimiz o şeytani varlıklar ve uçuşan eşyaların ardında zekice kurgulanmış bir editoryal strateji, hukuki boşluklar ve devasa bir sahte belgesel mirası yatıyor. Long Island'daki perili bir evde 28 gün geçiren Lutz ailesinin gerçek olduğunu iddia ettikleri kabuslarını anlatan The Amityville Horror, 49 yıl sonra bugün bile Hollywood'a ve edebiyat dünyasına yön vermeye devam ediyor.
"Gerçek Bir Hikayeye Dayanmaktadır" İllüzyonu
Her şeyden önce The Amityville Horror, vizyona girmeden çok önce edebi bir fenomendi. Jay Anson'ın 1977 tarihli romanı, New York Times çok satanlar listesinde tam 42 hafta kalarak rekor kırmıştı. Başarının en büyük sırrı ise kitabın gazetecilik üslubuyla yazılması ve tamamen gerçek bir hikaye olarak pazarlanmasıydı.
Gerçekten de evde Lutz ailesi taşınmadan bir yıl önce vahşi bir cinayet işlenmişti. Ancak Lutz ailesinin evde kaldığı 28 gün boyunca yaşadıklarını iddia ettikleri (ve ünlü paranormal araştırmacılar Ed ve Lorraine Warren'ın da desteklediği) o şeytani olayların koca bir aldatmaca olduğuna dair sayısız kanıt ortaya çıktı. Gerçek ne olursa olsun, bu kurgu okuyucuyu evin en güvenli sığınak olmadığına ikna etmeyi başardı ve 70'lerin okült furyasıyla birleşerek sinemada dev bir patlama yarattı.
Hukuki Bir Boşluk: 40'tan Fazla Filme Çıkan Kapı
Sinema tarihinde nadir görülen bir durum olarak Amityville markası, tek bir stüdyonun elinde tutamadığı devasa bir kamu malına dönüştü. Bunun sebebi Lutz ailesinin kendi ayaklarına sıktıkları o meşhur kurşundur: Hikayelerini inatla gerçek ve tarihi bir olay olarak savundukları için, hikaye telif hakları kapsamından çıkarak bir nevi kamu malı statüsüne düştü. Çünkü Amerikan yasalarına göre tarihi olaylar ve gerçek mekanlar teliflenemez.
Bu hukuki boşluk sayesinde, orijinal 11 resmi filmin yanı sıra, isminde "Amityville" geçen 40'tan fazla bağımsız veya düşük bütçeli korku filmi çekildi. Üstelik bu fırtına dinmek bilmiyor: Amazon MGM Studios, The Conjuring (Korku Seansı) ekibiyle yepyeni bir yeniden yapım geliştirirken; Lionsgate Amityville: Where the Echo Lives filmini vizyona sokmaya hazırlanıyor. Ayrıca yönetmenler Joseph ve Vanessa Winter'ın elinden çıkacak yepyeni bir yan ürün de şu an geliştirme aşamasında.
Stephen King'den Günümüze Ulaşan Edebi Etki
The Amityville Horror, sadece vizyondaki filmleriyle değil, türün usta yazarları üzerinde bıraktığı etkiyle de ölümsüzleşti. Korkunun kralı Stephen King, 1981 tarihli kurgu dışı eseri Danse Macabre'da bu efsaneyi uzun uzun analiz ederken; günümüz modern korku yazarlarından Rachel Harrison (Play Nice kitabında) ve Robert P. Ottone (Amityville Awakens) hikayelerini kurgularken doğrudan Amityville evreninden ilham aldıklarını açıkça belirtiyorlar.