Merhaba Serhat Bey, sizi sinemanın yanı sıra tiyatro sahnesinden ve televizyon ekranlarından da yakından tanıyoruz. Pek çok işinizle birlikte Seksenler dizisindeki gerçekçi Ergun karakteri ile kitlelerin daha yakından tanıdığı bir oyuncu oldunuz. Biraz oyunculuk kariyerinizden bahseder misiniz, beyazperde.com takipçileri sizi daha yakından tanısın?
94-98 yılları arasında Bilkent tiyatro bölümünde burslu olarak eğitim aldım, rahmetli Cüneyt Gökçer, Çetin Tekindor gibi çok özel isimlerin yer aldığı bir hoca grubundan eğitim aldım. Sonra Ankara Sanat Tiyatrosu, Diyarbakır, Erzurum Devlet tiyatrolarında yer aldım. 2008’de istifa ettim devlet tiyatrolarından; ama yanlış anlaşılmasın devlet tiyatrolarına, şehir tiyatroların şiddetle ihtiyacımız var. Ben kendi alanlarıma biraz daha yer açmak için ayrıldım. 2008’den sonra televizyon işin içine girince kendi yoluma doğru koşmaya başladım. En son şehir tiyatrolarında 4 yıl İntiharın Genel Provası adlı oyunda oynadım, müthiş tecrübeler edindiğimiz bir projeydi. Öte yandan bir okul açma hayalim vardı onu gerçekleştirdim, çok çok önemli isimlerle çalışıyoruz; ayrıca İngiltere merkezli Pearson BTEC uluslararası sertifika ve diploma programı ile anlaştık, dünyada 500 kurumun uyguladığı bir müfredatımız var. Şuan yaptığım işler içerisinde en kıymetlisi bu açıkçası.
Seksenler 5 yıldır devam ediyor, belki uzun bir süre gibi gelebilir ama sette o kadar mutluyum ki hem tüm ekipten, hem tam bir tiyatro havasında işlemesinden dolayı. Çoğu zaman doğaçlamalar yapıyoruz Rasim (Öztekin) abiden Müfit (Can Saçıntı)’e kadar herkes zaten seksenlerden kalma. (Gülüşmeler) 40 tane karakterin hiçbiri ön plana çıkmıyor ve hikâyeler arasında devir daim var; entrikası olmayan silahlara özendirmeyen çok farklı, özel bir iş benim için.