Beyazperdem
    Bulut Atlası
    Ortalama puan
    3,8
    242 Puanlama ve 34 Eleştiri
    18% (6 Eleştiri)
    38% (13 Eleştiri)
    26% (9 Eleştiri)
    6% (2 Eleştiri)
    6% (2 Eleştiri)
    6% (2 Eleştiri)
    Bulut Atlası hakkında görüşlerin ?

    34 kullanıcı eleştirisi

    rudeonerudeone
    rudeonerudeone

    Takip Et! 48 Takipçi 1 625 Eleştirisini Oku

    4,5
    23 Nisan 2013 tarihinde eklendi
    Son yılların en farklı, en sağlam, en kaçırılmaması gereken filmlerinden. Öncelikle şunu söylemeliyim ki, orada burada duyduklarım veya okuduklarımda, seyircilerin büyük bir kısmı "bir şey anlamadıklarından" yakınıyordu. Bana kalırsa izleyip de bir şey anlamayacağınız en son filmlerden biridir. Gayet net, belirgin hikayeler, karakterler ve diyaloglar üzerinden, kolay anlaşılır bir şekilde ilerliyor film. Kitabını okuma fırsatım olmadı. Ancak kesinlikle ilginç ve okumaya değer olduğunu tahmin edebiliyorum filmini izledikten sonra. Pek çok dönemde, pek çok farklı ancak birbiriyle bağlantılı, alakalı hikaye izliyoruz. Görsel anlamda veya oyuncu kadrosunda herhangi bir sorun yok. Yönetmenler de uzun süreli filmlerini sıkmadan kotarmayı ve seyirciyi belli bir dakikadan sonra avucunun içine alarak sürükleyiciliği yakalamayı başarıyorlar. Filmde o kadar fazla karakter, o kadar fazla hikaye var ki, oturup hepsini konuşmak ve detaylandırmak ciddi zaman ister. İzlemek lazım. Önemli meselelerden, dediğim gibi belirgin ancak rahatsız etmeyen hikayeler eşliğinde bahsediyor. Hatta diyebilirim ki, insanlık tarihi boyunca var olmuş ve bugün de dünyamızda var olan neredeyse her tür sorun, her tür tabu, bir yerinden işleniyor "Cloud Atlas"ta. Tabii ki tüm hikayeler veya karakterler kusursuz da diyemeyiz. Bazısının ağırlığı daha fazla, veya bazısı biraz sıkıcı gelebilir. Ancak filme makro düzeyde baktığınızda, kesinlikle tatmin edici. Önemli şeylerden bahsediyor, önemli cümleler kuruyor.
    Akhenaten
    Akhenaten

    Takip Et! 1 Takipçi 34 Eleştirisini Oku

    4,5
    24 Haziran 2019 tarihinde eklendi
    Spoiler olabilir. Bilemedim ama filmi izledikten sonra okunsa daha iyi olur gibi. Film diğer film sektöründe gezen marvel vb yapımlara göre daha uzun ve anlamak için not almak düşünmek ve bir şeyler sentezlemek gerekiyor. Filmden kısaca bahsedecek olursak 6 farklı hikaye anlatılıyor. Her hikayeler arasında filmin sonuna kadar gelmeden alayamayacağınız bir bağ var ama bunu filmin sonunda anladığınız için izlerken "Neden sürekli hikayeleri kesip durmuşlar?" diyebilirsiniz. Peki bu hikayeler ne anlatıyor? Aralarındaki bağlantı ne? Filmdeki hikayeler aslında kronolojik olarak birbirine bağlı 6 farklı hikayeyi kronolojik olarak sıralayacak olursak: 1 - Denizde seyahat eden avukat adamın hikayesi. 2 - Piyanist eş cinsel kişinin hikayesi 3 - Gazeteci Rey'in hikayesi 4 - Borçlu yaşlı adamın hikayesi 5 - Sonmi adlı klonun hikayesi 6 - Zachry adlı karakterin çöküşten sonra geçen hikayesi Hepsi farklı dönemlerde geçen ama hepsinin birbiriyle bağlantılı olduğunu olduğunu anlatan kronolojik bir sıra bunu Sonmi adlı klonun konuşmasının benzerinin kahinin kitabında yer almasından denizde yarım kalmış kitabın yaşlı müzisyenin yatağının bacağını yükseltmek için kullanmasından Sixsmith adlı karakterin hem müzisyen hem de Rey adlı gazetecinin bulunduğu hikayede bulunmasından anlıyoruz. Film boyuncada farklı hikayelerde aynı karakterlerin kullanılması , aynı dövme ve figürlerin farklı zamanlardan kullanılması zaten bunu bas bas bağırıyor. Bunu Sonmi de şöyle özetlemiş filmde : " Kendimizi ancak başkalarının gözlerinden tanıyabiliriz. Ebedi ömrümüzün doğası sözlerimiz ve eylemlerimizin bir sonucudur. Etkisi devam eden ve zamanın sonuna gider. Hayatlarımız beşikten mezara kadar diğerlerine bağlıyız geçmişten geleceğe İşlenen her suç ve yapılan her iyilik geleceğimizi yeniden şekillendirir." Yani kimse boşuna yaşamıyor veya evrende etkisiz bir eleman gibi kalmıyor. Yaptığım eylemler ve seçimler bir devinim içinde geleceği şekillendiriyor. Tabii burayı fazla abartmamak lazım biz evrenin öznesi değiliz. Bizim olmadığımız seçeneklerde hazır duruyor mesele bizim seçip seçme kararımızda. Bunun yanına vurguladıkları farklı şeylerde var. Bunlardan biri hemen hemen her zamanda otoriter doğal olarak öne sürülen bir düşünce ,düzen var ve bunun değiştirmeye çalışmak suç olarak görülüyor. O düzeni korumak için suç yargıları konuyor , değiştirilmemesi için "DOĞAL" düzenin sürdürülebilmesi için her şey yapılmaya çalışıyor. Kan dökülüyor , akla hayale gelmeyecek yöntemlere başvuruluyor tek düşünce bunun işlemesi gerektiğini yani ( Petrol lobilerin kar sağlamaya yönelik inançları , klonların saf ırk olmadığı köle olarak kullanılma inançları vs ) . Ancak yine buna karşı çıkan ve otoriter düşünce tarafından baskılanmaya çalışılan farklı bir düşünce ve bunlar arasında durmak bilmeyen bir çekilme var. Ve her seferinde bu düşünceler değişiyor ama yine benzer inançlara kapılarak yapılan hatalar berki de Rey bu yüzden kendisinde şu soruyu sormuştur : " Neden aynı hatayı tekrar tekrar yapıyoruz?" Berki de artık karşı düşünceleri yok etmek yerine onları anlamaya çalışmak ve belirli düşüncelere bağlı kalmadan yargılar oluşturmalıyız? Ne dersiniz? Ancak bu berki de fikirleri özümsemede sorun yaratacağından uygulamaya geçirmede sorun yaşanabilir. Yani "bu olmalı" diyen "bu olabilir" diyene üstün gelecektir ve bu DOĞAL düzen devam edecektir. Kısaca bu hata mıdır yoksa doğal düzen mi? Neyse incelememi buraya kadar okuyan herkes TEŞEKKÜRLER. Seviliyorsunuz :)
    jamesbond-2
    jamesbond-2

    Takip Et! 17 Takipçi 1 684 Eleştirisini Oku

    4,0
    9 Şubat 2013 tarihinde eklendi
    Sonunda izleyebildim,merak ettiğim filmlerin başında geliyordu.4 farklı hikaye anlatılıyor baştan sona kadar,birinden sürekli bir diğerine atladığı için kopmalar olabiliyor filmden bu yüzden odaklanmak lazım aslında herkesçe bilinen insani değerleri sorgulayarak başlıyor ve o şekilde bitiyor;kölelik,insana saygı vs..güzeldi yani ben beğendim özellikle makyajlar mükemmeldi diyebilirim ve bu konuda oskarın en güçlü adaylarından..
    Ahmet V.
    Ahmet V.

    Takip Et! 3 Takipçi Eleştirisini Oku

    0,5
    11 Nisan 2013 tarihinde eklendi
    gereksiz uzun karışık. zorlama bir şekilde güya insanlık kurtarılıyor.
    Ugur T
    Ugur T

    Takip Et! 77 Takipçi 669 Eleştirisini Oku

    4,0
    22 Ekim 2014 tarihinde eklendi
    Matrıx üçlemesi ve V for vendetta gibi sinema tarihinin en iyi filmlerine imza atmış Wachowski Kardeşler Bir kaç yıl aradan sonra tekrar karşımızda. Aradan geçen yıllar boş durmamışlar kaldı ki bu filmin senaryosunu yazmak yıllar sürer. Film çok farklı zaman dilimlerinde çok farklı hikayeleri eş zamanlı işleyerek birbirine bağlıyor. Hikayeler farklı amaç hep aynı. Belki o hikayeler birbirinden bağımsız gibi görünebilir ama aralarında ince bağlantılar var. Zaten filmdeki kurgunun güzelliği buradan geliyor. Filmdeki hikayeler zincirlerinden bir parça parça ince göndermeleri daha konuyu anlamadıgınızda alabilirsiniz fakat film ilerlediğinde tüm hikayenin modüler bir sistemde olmadığını anladığınızda bir çekirdeğin içinde kendinizi buluverirsiniz. Böylece tüm bu anlatılanlar bir bütünlük kazanır. Tabi film ilgi çekici bir şekilde başlarken ilerledikçe karışık bir hal alıyor. Kitabını okumadım ama kitabın da karışık olduğunu söyleyenler var. Her neyse filmi izlerken Genel uyarılmışlık bakımından ve fiziksel açıdan hazır olmalısınız. Lakin filmin süresi uzun dikkatiniz dağılırsa toparlamak zor olacaktır. Zaten bende uzun süredir bu filmi bu yüzden bekletiyordum. Tam kons antre olduğum bir zamanda izledim. Yinede parçaları tam olarak birleştiremedim ve anlamadığım noktalar olduğunu hissediyorum. Zaten beğenmem için İllaki tam olarak anlamam gerekmiyor. Mısal Matrıx aradan geçen 15 yıl ama halen şifreleri tam olarak çözülememiş. Ama matrıx i beğenmeyen de yoktur. İster teknoloji olsun ister olmasın, ister ilkel bir dünyada yaşayın ister gelecekte. Her zaman aynı olan değişmeyen kurallar var. Ya da kural demeyelim. Ne diyeyim bende bilemedim.Köleler her zaman var. Geçmişte yaptıklarımız geleceğimizi belirler. Dün bugün ve yarın. Bunlar birbirinden ayrı düşünülemez. Olacaklar veya olanlar bunlar kesinlikle raslantı+sal değildir. Wachowski biraderler buna sürekli vurgu yapıyorlar. Mesela Matrıxte Morpheus ''Raslantılara asla inanmam'' derken V for vendetta da V ''Raslantı diye bir şey yoktur raslantı aldatmacası vardır'' diyor. Kendi felsefelerinden taviz vermiyorlar onun dışında eş cinsellik konusundaki ısrarcı sahneler v for vendetta da olduğu gibi bu filmde de mevcut. Filmdeki hikayeleri bağımsız olarak düşündüğümüzü varsayarsak bu film en az 5 filme bedel. Filmi izledikten sonra belkide kendinizi 3. dünya savaşından çıkmış gibi hissedeceksiniz. Of çok boğuldum gibi bir tavrınız olacak ama filmi anlamak için tekrar tekrar izlemekte yetmez. Son bölümlerde dikkatimi çeken bir cümle vardı. Açılan bir kapı varsa orası cennettir. Veya Ölümden sonraki hayata inanır mısın ? ya da bunun gibi şeylerdi tam hatırlayamadım. Filmin bu tür sorgulamaları genele yayılmış durumda. Hayatın karmaşasını sorgulayan bir film. Tabi ben filmi anlamadım ama bunu anlamak için bazı sahnelerin bağırmalarını duymak istemeniz gerekiyor. 10/ 9.
    Fundalina Jolie
    Fundalina Jolie

    Takip Et! 48 Takipçi 178 Eleştirisini Oku

    3,5
    13 Aralık 2013 tarihinde eklendi
    Toronto Film Festivali’nde ilk gösterimi yapılan film, bazılarına göre bir başyapıt sayılırken kimilerine göre bir hayal kırıklığıydı. 2 saat 45 dakika süresiyle başta gözümü korkutan filmi bir solukta izlediğimi belirtmeliyim.
    Deniz O.
    Deniz O.

    Takip Et! 40 Takipçi 141 Eleştirisini Oku

    5,0
    8 Ocak 2017 tarihinde eklendi
    "Hayatlarımız sadece bize ait değil. Beşikten mezara kadar, diğerlerine bağlıyız... Geçmişten geleceğe... İşlenen her suç ve yapılan her iyilik geleceğimizi yeniden şekillendirir.” Kuantum fizikçilerinin keşiflerinden birisi Dolanıklık’tır... Bir foton ikiye bölündüğünde ortaya çıkan fotonların birbirleriyle olan ilişkileri devam eder. Dolanık fotonlardan birinde bir değişiklik olduğunda "aynı anda" diğer fotonda da değişiklik olur. Bu, birbirinden milyarlarca kilometre, ya da binlerce ışık yılı uzakta iki parçacığın anlık olarak birbirleriyle "iletişim" halinde olması demektir... Big Bang (Büyük Patlama) sırasında Evren’deki her şey bir toplu iğne başı kadar olduğu varsayımı ile tüm Evren’in birbirine belli derecelerde bağlıdır... Bağlam olmazsa yapının da olması mümkün değildir. Kendimizin diğerlerinden ayrı olması fikri, zihin kökenli bir yanılsamadır. Fizik bu şekilde bir yaklaşım sergilerken, kadim öğretiler ve dinler de, Evren’in birliğinden bahseder. İngilizce, din anlamına gelen “Religion” kelimesi Latince ‘religare’ kelimesinden gelir. Bu kelime, birleştiren, birlik anlamına gelir. Hepimize Tanrı’nın ruhundan üflenmiştir; hepimiz ona döneceğizdir. Tekrar birlik oluşacaktır. Sufizm’de, aşık ile maşuğun tek bir vücut olmasından bahsedilir. Yunus Emre, “Aşk, sevenin sevdiğinde yok olmasıdır” şeklinde bir olmaktan bahseder... Yok olan ayrı sanılan kimlik, nefs, egodur... *Eski insanlar zekiydi. Hastalıkları ve doğumları kontrol ediyorlardı. Mucizeler yaratıyor; gökyüzünde uçuyorlardı. -Doğru, hepsi doğru. Ancak bir şeyleri daha vardı. Kalplerinde açlık vardı. Zekalarını gölgede bırakan bir açlık ... *Açlık mı? Ne için? -Daha fazlası... Yazının devamı blog'ta...
    MojoRising
    MojoRising

    Takip Et! 35 Takipçi 380 Eleştirisini Oku

    2,5
    6 Kasım 2012 tarihinde eklendi
    Mesaj 1: Hangi devirde yaşıyorsanız yaşayın başkalarının kölesi olmayın, sonunda hezimet olacağını bilseniz dahi özgürlüğünüz için savaşın. Mesaj 2: Yaşadığınız hayatı yalnızca sizin seçimleriniz belirlemez, etrafınızdaki uzak,yakın bütün insanların yaşadığınız hayatın şekillenmesinde payı vardır. Mesaj 3: Dili, dini, ırkı ne olursa olsun insana sadece insan olduğu için (iyi bir insan olduğu için elbette) saygı gösterilmelidir (İbrahim Tatlıses'in ünlü şarkısındaki gibi aynen ''Madem ki insandır saygımız vardır''). Bütün bu mesajlar güzel, hoş. Bunlara herkes gibi bende katılıyorum elbette. Ancak bu mesajların içini doldurabilecek hikayelere sahip olduğunu düşünmüyorum filmin. Bu hikayelerin hemen hemen hepsi eli yüzü düzgün yazılmış, yönetilmiş. Ancak sinema tarihinde onca film içerisinde bu filmi üste çıkarabilecek özgünlüğe sahip değil bu hikayelerin hiçbiri. Sanki orta seviyede 5 filmin birleştirilip sunulması gibi film. En azından 1-2 hikaye sinema tarihinde iz bırakacak orijinalliğe sahip olabilseymiş. Film boyunca yukarıda saydığım üç mesajın on dakikada bir tekrarlanması da beni cidden rahatsız etti. Siz hikayeyi anlatın, biz düşünerek mesajları bulurduk zaten. On dakikada bir karakterlerin bunları tekrarlamasına gerek yoktu.
    Ilknur K
    Ilknur K

    Takip Et! 28 Takipçi 1 108 Eleştirisini Oku

    1,5
    25 Ekim 2014 tarihinde eklendi
    Film oldukça farklı ve karışık. Kitabını okumadım ancak çok da aman aman gelmedi bana. Filmi çözmeye çalışırken filmden çok zevk alamıyorsunuz. Oyunculuk sizi sonuna kadar izlettiriyor. Ancak özgürlüğü farklı evrelerde anlatmaları güzel olmuş.
    yuzbasiyulaf
    yuzbasiyulaf

    Takip Et! 12 Takipçi 393 Eleştirisini Oku

    4,0
    28 Ocak 2014 tarihinde eklendi
    En sevdiğim film türü bilimkurgu.. Hayal gücümüze çok şey kattığını düşünüyorum. Bulut Atlas da bilim kurgu türünde iyi bir yer kazandı bence. Güzel, başarılı bir film olmuş. Ben büyük bir ilgiyle izledim.
    Ogulcan B.
    Ogulcan B.

    Takip Et! 6 Takipçi 236 Eleştirisini Oku

    3,0
    10 Kasım 2012 tarihinde eklendi
    Filmi bugün sinemada izledim,Bulut Atlası gerçekten garip bir film çünkü film sanki 5-6 tane ayrı filmin tek filmde toplanmış hali gibi ama bu bence kötü bir fikir hele ki o hikayeler birbirleriyle kesişmiyorsa zaten Bulut Atlasında da hikayeler birbirleriyle kesişmiyor çünkü farklı yıllarda geçiyor.Filmi izlemeden önce çok beklentim yoktu iyiki de beklentimi fazla yüksek tutmamışım çünkü film bittikten sonra hayal kırıklığına uğrayabilirdim,film gerçekten çok uzun hatta bence gereksiz bir uzunlukta zaman zaman gerçekten sıkıldım özellikle ilk yarının sonları gerçekten sıkıcı ama filmin ilk yarısına göre genel olarak ikinci yarısı daha hareketli daha hızlı ilerliyor diyebilirim.Dışardan bakıldığı zaman konusu itibariyle sürükleyici,heyecanlı bir film gibi duruyor olabilir ama öyle bir film değil maalesef.Bulut Atlası dediğim gibi gerçekten garip bir film çünkü filmi izledikten sonra film nerdeyse üzerimde hiçbir etki bırakmadı,filmden ne anladın derseniz size fazla bir şey söyleme ihtimalim de yok.Filmin ilk yarısının başları ve ikinci yarısı fazla heyecanlı olmasa bile keyifli diyebilirim.Filmin müzikleri fena değil daha iyi olabilirdi.Son olarak Bulut Atlası kötü bir film değil ama izlesende izlemesende bir şey kaybetmeyeğiniz tarzda bir film,sinemada izlenecek kadar iyi bir film değil eğer merak ediyorsanız beklentinizi fazla tutmadan evde izleyin derim. 6.5/10
    Ceyhun Ozan
    Ceyhun Ozan

    Takip Et! 4 Takipçi 22 Eleştirisini Oku

    1,0
    5 Kasım 2013 tarihinde eklendi
    malesef...........................................
    Aysu Gokova
    Aysu Gokova

    Takip Et! 2 Takipçi 157 Eleştirisini Oku

    3,0
    30 Ekim 2012 tarihinde eklendi
    Oldukça karmaşık bir senaryosu olmasına rağmen , bir şekilde sürükleyici bir film , izlerken sıkılmıyorsunuz.
    mali
    mali

    Takip Et! 2 Takipçi 79 Eleştirisini Oku

    3,0
    1 Mart 2015 tarihinde eklendi
    Enteresan olarak nitelendirebileceğim bir senaryosu var. Fakat kendimi filme bir şekilde veremedim. İzleyiciyi içine çeken bir proje olmaktan uzak olmuş. Belki de konunun karmaşıklığı sizleri zaman zaman filmden saf dışı bırakabilir. Kendimizi hikayenin tam ortasında bulabilirsek işte o zaman film hakkındaki düşüncelerimiz biraz daha pozitif olabilirdi. Sahneler arası kopma keskin bir şekilde hissediliyor. Yinede orta şekerli bir proje olduğunu düşünüyorum.
    Meltem A.
    Meltem A.

    Takip Et! 2 Takipçi 2 Eleştirisini Oku

    5,0
    29 Temmuz 2013 tarihinde eklendi
    Kitabı da mutlaka okunmalı , çok başarılı benzersiz bir film. Oyunculuk gayet iyi Sonmi ile ilgili bölümlerden ayrıca bir film ya da dizi çıkar:
    Türkü A.
    Türkü A.

    Takip Et! 2 Takipçi Eleştirisini Oku

    5,0
    23 Ocak 2013 tarihinde eklendi
    inanılmaz bir film hikayelerin ayrı ayrı düşünüldüğünde sıradan olduğunu söyleyenlere asla katılmıyorum ve onlara filmi tekrar ve dikkatlice izlemelerini tavsiye ediyorum.zaten hikayeler birbirinden ayrı düşünülemez çünkü hepsi birbiriyle bağlantılı .senaryosunu yazan insanın zekası kendine hayran bıraktırıyor ayrıca çooook derin anlamlar içeriyor bence makyajlar ve karakterler de kusursuz olmuş.ama filmi anlamak ve bağlantıları kurmak zor o yüzden kafanızın rahat olduğu bir zamanda izlenmesini tavsiye ederim
    mustafarecep54
    mustafarecep54

    Takip Et! 1 Takipçi 20 Eleştirisini Oku

    5,0
    9 Kasım 2012 tarihinde eklendi
    Cloud Atlas; Wachowski kardeşlerin ihtilal özlemi bu filme de yansımış. Film boyunca sizi bir evrenden başka bir evrene sürükleyen eşsiz bir kurgunun esrarına kapılıyorsunuz. Başlıyoruz, başlangıçlar hayli karmaşık olsa da sonlar öyle sade ve anlaşılır bitiyor ki bazı yarım kalmışlıkların eksikliği dokunmuyor. İnceden inceye piano tınılarını duyabiliyorsunuz bu ise akıp giden zamanın hüzünlü yansımaları olsa gerek. David Mitchell 'i hiç okumamış olmam ne büyük eksiklik şimdi anlıyorum. Sayfaların arasında düşünmeyi / düşlemeyi daha bir kanıksamış bizler için yedinci sanatın perdelerinden süzülüp bu denli derin izler bırakabiliyorsa bir yapıt hiç de haksız sayılmam. Tom Tykwer 'ı unutmamak lazım böylesine zor bir işin altından kalkarak övgüyü sonuna kadar hak etmiş. Tom Hanks, Halle Berry, Hugh Grant, Hugo Weaving, Jim Sturgess, Ben Whishaw, James D'Arcy, Doona Bae, Susan Sarandon, Jim Broadbent bu karoya kim hayır diyebilir. Robert Frobisher (Ben Whishaw) ve Rufus Sixsmith (James D'Arcy) artık aşkları bir dersiniz aykırı ilişkileri mi orası sizin bakış açınız bütün bir film boyunca mektuplar mektuplar... Hae-Joo Chang ( Jim Sturgess ) devrimin komutanı olarak çöküşten önce çıkıyor karşımıza; çöküşü hazırlayan mı yoksa kaçınılmaz olanı başka bir yola sokmaya çalışanlar mıdır devrimciler? Ve tanrılarımız, (Sonmi-450/Doona Bae) onlar unuttuğumuz geçmişteki düzene karşı çıkan bizler değil miyiz? Aslında bütün örgü özgürlük mücadelesi üzerine, hayatlarımız sadece bize ait değildir, başkalarına bağılıyız ya! Farklı zamanlarda farklı kimliklerde birbiriyle etkileşim halinde olan insanlar. Peki ya onların geçmiş, gelecek ve şimdiki yaşamları... Bütün bir var oluşun diyalektiğine temas ediyor. Okyanusta bir damla olmak ve okyanusun damlalardan oluşması, neresinden tutarsanız. Ölüm ise başka bir yaşamın kapısını açar ki reenkarnasyonun zirve yaptığı bir kurgu içindeyiz. 'Haklarımızın ihlal edilmesine göz yummayacağım' , merdiven altı kaçak tekstil işçileri, devrimci sendika, kölelerin hakları ve bir klonun tanrılaşması. Şimdiden başyapıt sayıyoruz ve ekliyorum; 'başkaldırı' hem sisteme hem kendimize... İntiharın büyük cesaret gerektirdiği ve inandığın değerler uğruna bile bile ölüme gitmek.. Aşk en büyük devrimdir: Zamanlar, mekanlar, insanlar ve hatta dünyalar değişse bile sevginin güçlü bağı mutlu sonları yaratmaya yetiyor. Tek tek karakterleri işlemeye kalksam film üzerine kitap yazmam gerekir. Kısa tutuyorum; filmde benim en çok hoşuma giden kısım 'I know / farkındayım' demekten kendini alamayan ihtiyarın 'Help! / imdat' çığlığı... Wachowski'ler Matrix'de devrimi yapsalarda yarım kalmıştı burada bir adım ileri götürmüşler diyebiliyoruz. Matrix'de bir 'révision' söz konusuydu. Burada yıkımın ardından kaçış geliyor. Ama yaşam varoldukça zayıf olan güçlünün yemi olur kuralı devam ediyor. İnsan ruhunun yüzyıllar süren tekamülüne bir selam etmeden duramıyorum. Gidilesi, görülesi ve hatta birkaç defa seyredilesi bir film olmuş. Büyük beklentiler içerisinde gittim ve umduğumu ziyadesiyle buldum. {09.11.2012}
    vista666
    vista666

    Takip Et! 1 Takipçi 15 Eleştirisini Oku

    3,5
    27 Ekim 2012 tarihinde eklendi
    Bence bu kadar zor bir konuyu birleştirip sinemaya sunmak zor iş,ama olmuş.Birkaç konuyu bir film içinde sunulmuş,3 saat boyunca film sizi sarıyor.Film biraz ağır başlasada gerçekten iyi puanı hakkediyor.
    Ece K.
    Ece K.

    Takip Et! 1 Takipçi Eleştirisini Oku

    5,0
    14 Ocak 2013 tarihinde eklendi
    Bu film ileride mutlaka bir Başyapıt olarak gösterilecektir ve gösterilmeli de.Etkileyici. 21 Gram dan sonra onun tadına uygun bir film bulamamış ben'e harika bir cevaptır ve bence 21 Gramdan bir tık öne geçmiştir.Çok karmaşık olduğundan mutlaka dikkatle izlenmesi gereken bir film.Hele ki özgürlükçü ve reenkarnasyona ilgi duyan herkes izlemeli diye düşünüyorum...
    Beste Ö.
    Beste Ö.

    Takip Et! 1 Takipçi Eleştirisini Oku

    4,0
    3 Ocak 2013 tarihinde eklendi
    Film iyi mi değil mi nasıl çekilmiş, konuda kopukluk var mı yok mu ....önemi yok. Sürükleyici, insanın içine işleyen, mesaj içeren çok etkileyici..oyuncular müthiş. Tavsiye ederim!
    Daha Fazlasını Göster
    • En son Beyazperde eleştirileri
    Back to Top