Filmleri oyla!
Beyazperdem
    Aşk
    Ortalama puan
    3,8
    178 Puanlama ve 31 Eleştiri
    dağılımı 31 Eleştiri notla
    5 Eleştiri
    21 Eleştiri
    3 Eleştiri
    0 Eleştiri
    1 Eleştiri
    1 Eleştiri
    Aşk hakkında görüşlerin ?

    31 kullanıcı eleştirisi

    Esrpkdmr
    Esrpkdmr

    Takip Et! 3 Eleştirisini Oku

    4,0
    9 Mart 2014 tarihinde eklendi
    Herkes aşık olduğu insanı çok başka görür. Peki ya Theodore Twombly (Joaquin Phoenix) ‘un aşık olduğu şey gerçekten çok başkaysa? ‘’Yanında olup dünyayı senin gözlerinden görebildiğim için çok şanslıyım.’’ Diyor Theodore. Fakat bu sözler sevdiği kadına değil. Yakın gelecekte artık yavaş yavaş tükenmekte olan hatta neredeyse bitmiş bir mesleği var. Mektup yazarlığı. Hayatını başkalarının aşklarını yazarak kazanıyor. Ya da başkalarına aşk yazarak da diyebiliriz. Theodore’un aşkına sahip olan şey; en üst düzey teknolojiyle donatılmış, onunla konuşabilen bir bilgisayar. Zekasıyla kendisini daha ilk andan hayran bırakmayı başarabiliyor. -Sana nasıl hitap edebilirim? Bir ismin var mı ? -Evet adım Samantha. -Nasıl çıktı bu isim? -Aslında kendim buldum. -Bu ismi kendine ne ara seçtin? -İsmimi sorduğunda ‘’Evet aslında bir isme ihtiyacım var.’’ dedim güzel bir isim seçmek için ‘En Güzel Bebek İsimleri’ kitabını okudum. 180.000 isim arasından en çok hoşuma giden bu oldu. -Yani ismini sorduğum saniye de bütün kitabı mı okudun? -Saniyenin 10’da 2si gibi bir sürede okudum aslına bakarsan. Küçük cebinde büyük bir aşk taşıyan adamın hikayesine hoşgeldiniz. -Duygularım gerçek mi? Yoksa programımın bir parçası mı? -Sen benim için gerçeksin Samantha. Bu sözler bize aslında aşkın bir bedenden daha fazlası olduğunu gösteriyor. Onlar aşkı farklı yaşıyorlar. Belki birbirlerine dokunamıyorlar ama birlikte fotoğrafları bile var. Piyanodan bestelediği bir şarkı onların fotoğrafı oluyor. Beraber anlarını yakalayabildikleri. Bir bedene sahip olmadığından dolayı endişeleri çok fazla olan Samantha git gide bunu atlatıyor. Hatta kendisine bunu bir avantaj olarak gösteriyor. ‘’İlginç olan ne biliyor musunuz? Vücudum olmadığı için başlarda çok endişe ediyordum. Ama artık bunu seviyorum. Vücudum olsa herhalde buna katlanamazdım. Yani sınırlarım yok. Her an her yerde olabilirim. Zaman ve mekan kavramlarıyla kısıtlanmak zorunda değilim. Sonuçta ölüp gidecek bir vücudum yok neyse ki.’’ Onların gerçekten farklı bir hikayesi var. Belki de onları normal bulmayacaksınız ama aşık olan herkes kaçıktır zaten! Deliliğin toplumca kabul gören şekli gibi. Not: ‘’Senaryosu farklı olsun, ben orijinal bir şeyler istiyorum.’’ Diyorsanız bu film tercihlerinizin arasında olmalı. ‘En İyi Senaryo – Altın Küre Ödülü’ ile ve Oscar adaylıklarıyla da ne kadar farklı olduğunu bize gösteriyor. Joaquin tek başına büyük bir iş başarmış ve senaryonun da hakkını vermiş.
    Ugur T
    Ugur T

    Takip Et! 127 Takipçi 666 Eleştirisini Oku

    5,0
    18 Nisan 2017 tarihinde eklendi
    SÜPER BİR BAŞYAPIT 10/10 Joaquin Phoenix'ten kusursuz ve her yönüyle seyredilesi bir performans.Bu karakter ancak bu kadar iyi canlandırılabilirdi diye düşünüyorum.Kendi halinde hem de çok yalnız bir adamı oynamak bana göre çok zor bir karakter ama bunu gayet başarılı bir şekilde yansıtmış.Ona Amy Adams ve Rooney Mara gibi iki güzel oyuncu eşlik ediyor ve elbette Scarlett Johansson,Samantha karakteriyle her saniye ses ile izleyiciyi daha farklı noktalara götürüyor..Tam bir Bilim-kurgu,dram-romantik film.Bu türün buluşmasının en iyi sergileniş biçimlerinden birisi bu film olsa gerek.Mutlaka izlenmeli ve hakkında düşünülmeli.. Aşk (2013) Bazen insanları izliyorum ve onları hissetmeye çalışıyorum yanımdan geçip giden herhangi birinin ötesinde.. Ne denli aşık olduklarını hayal ediyorum.. Kalplerinin ne kadar çok kırılmış olabileceğini.. Samantha hayatımızda ne zaman olacak çok yakında.. Yönetmenliğini ve senaryosu Spike Jonze ait olan film geçtiğimizin yılın en çok konuşulan filmlerinden bir tanesi olduğunu söyleyerek başlamak istedim.. Film-Bilimkurgu-Romantik-Dram türlerini barındırıyor.. Filmin senaryosu ve kurgusu farklı dikkat çekici olduğu için filmi bir adım öne çıkarıyor.. Çoğu seyirci filmi beğenmez ve oldukça sıkılır hatta yarıda kapatanlarda bile çıkabilir.. Kısaca konusu ise Theodore isimli karısından boşanmış bir yazar tek başına yaşamaktadır.. Yapay zeka işletim sistemi olan ve sadece sesten oluşan Samantha adında bir yazılım yazarımızı yalnızlıktan bir nebzede olsa kurtarır.. Onunla gün geçtikçe farklı duygular içerinde olmaya başlar.. Sürekli iletişim halinde olurlar ve bu yakınlaşma farklı bir boyuta taşınır.. Geçtiğimiz yıl oscarda 5 dalda aday olan film En İyi Özgün Senaryo dalında ödülü kazanmayı başarır.. Kuşkusuz Spike Jonze bunu fazlasıyla hak ettiğini düşünüyorum.. The Master (2012), Walk the Line (2005) ve Gladiator (2001) filmleri ile oscara adaylıkları bulunan Joaquin Phoenix kusursuz performansıyla filmi alıp götürmüş gerçekten favori oyuncularım arasında farklı bir yere sahip olan oyuncu kendini bana bir kez daha hayran bırakmayı başardı diyebilirim.. Filmde sadece sesi ile eşlik eden Scarlett Johansson, Samantha karakteri olduğunu altını çizmek isterim alt yazılı izleyenler için hap bilgi niteliğinde.. Yani filmi Türkçe dublaj izleyenler Scarlett Johansson sesinden mahrum kalacaklar..Ayrıca dikkat çeken bir diğer oyuncu Amy Adams ağırlıkta bir rolü olmasa da onu izlemek her zaman olduğu gibi keyifliydi.. ‘’Bu ofiste bir kadin taniyorum.. Kendisi bir isletim sistemiyle çikiyor ve daha da tuhafi isletim sistemi kendisinin bile degil.. Baska birisinin isletim sistemini bastan çikarmis..’’ ‘’- Yoksa ona (işletim sistemine) asik mi oluyorsun?+ Bu beni bir kaçik mi yapar?– Hayir… Hayir, bence bu.. Bence asik olan herkes biraz kaçiktir zaten. Yapilacak en çilginca seylerden biri bu. Deliligin toplumca kabul gören sekli gibi..’’Günümüzde teknolojinin hüküm sürmesiyle sosyalleşmenin git gide kaybolması başımızı makinelerden kaldırmamamız Matrix filminde olduğu gibi git gide onlara kendimizi kaptırmamız, boğun eğdiğimizin göstergesi, olduğu gerçeği çıkartılabilir..Filmi kısaca özetlersek sanal bir aşkın gerçek bir aşktan daha gerçek olması durumu insanı git gide kaosa sürüklemesi.. Fiziksel olarak var olmayan bir sese nasıl aşık olabiliriz onunla vakit geçirebiliriz belki de böyle bir sistem insanlarla daha iyi anlaşır onu dinler ama daha fazlasını nasıl verebilir? İletişim araçları günümüzde artıp geliştikçe yalnızlıkta artıyor insanlar ister istemez kendi kabuğuna çekiliyor.. İnsanlar işletim sistemiyle nasıl aşk olur çok saçma diyebilir film yakın bir gelecekte olacakların sinyalini vermiş bence çok etkileyici bir bilimkurgu-romantik türünün harmanlanması diyebilirim.. Bu durum devam ettiği sürece kısaca sanal hastalığımız yakın gelecekteki aşklar bu şekilde olacak Filmin İmdb puanı:8.0 bence oldukça yerinde bir puan bana göre daha fazlasını hak ediyor..Senaryo orijinal geçtiğimiz yılın en iyi filmlerinden bir tanesi tabii bana göre.. Bilimkurgu-Romantik türünde farklı bir tat almak isteyenlere şiddetle tavsiye ederim.. 8.5 Yanında olup dünyayı senin gözlerinden görebildiğim için çok şanslıyım..
    rudeonerudeone
    rudeonerudeone

    Takip Et! 358 Takipçi 1 657 Eleştirisini Oku

    4,5
    25 Mayıs 2014 tarihinde eklendi
    Muhteşem bir eser. Çok farklı bir "aşk" filmi. Yeri gelmişken filmin Türkçe çevirisinin de çok yersiz ve temsiliyetten uzak olduğunu belirteyim bu arada. Evet bir aşk filmi, ancak "Her"ün karşılığını bulmakta epey başarısız olunmuş, neyse. Üzerine çok uzun sohbetler yapılması gerekiyor. Yalnızca tek bir durum değil, pek çok farklı durum ve karmaşık konu var filmde işlenen. Bunların hepsi de başta Phoenix olmak üzere şahane kadro tarafından başarıyla yansıtılıyor. Tabii bir de Johansson'ın sesini anmadan geçmeyelim. Yalnızca bu haliyle bile muhteşem bir etki yaratıyor. Tam bir "yönetmen filmi". Spike Jonze yeteneğini konuşturuyor. Çok klişe tabirlerdir; "günümüz dünyası", "modern insanın sorunları" vs. Yakın gelecekte geçiyor film, günümüze nazaran biraz daha gelişmiş bir teknoloji var. Hani o alışıldık bilimkurgulardaki gibi çok aykırı bir dünya değil. Hatta dışarıdan bakınca çoğu sahne günümüzde yolda yürürken etrafımızda tanık olduğumuz sahnelere çok benziyor. Fakat "yapay zeka" kavramını biraz daha ilerletmişler. Aynı zamanda her şey çok "stilize". Yaşanılan yerler, ulaşım araçları, ofisler, şehir merkezleri...(Kullanılan renkler (özellikle kırmızı) ve geometrik şekiller filmin dokusunu oluşturmada önemli bir paya sahip) Gökdelenler arasında kaybolmuş insanların yalnızlığı. Bağlanma sorunları. İnsan ilişkilerinin çıkmazları. İlginç bir uğraşa sahip Theodore karakteri. İronik bir şekilde, bu kadar teknolojinin ortasında, başkaları için, başkasının kaleminden mektup yazmakla uğraşıyor. İşinde gayet de başarılı. Duygusal, romantik, düşünceli bir adam, ancak bazı problemleri de var özellikle kendiyle ilgili. Bu problemlerden belki de bir çıkış, bir kaçış yolu buluyor. Kısa süre sonra, hiç hayal etmediği bir noktaya ulaşıyor bu kaçış yolu. Senenin en başarılı 2-3 filminden biri. Bunu çok içten belirtiyorum. "İnsan"ı anlatıyor. Ruh nedir? Bağlanmak nedir? Bir açıdan bakınca Metin Erksan'ın "Sevmek Zamanı"nda işlediğine benzer bir konu. Bir fotoğrafa aşık olunabilir mi? Veya bir sese? Aşık olduğun kanlı canlı bir insan değilse, her şey daha mı kolay oluyor? Daha mı sorunsuz, dertsiz tasasız bir ilişki? Hayal gücünün ilişkilerdeki önemi yeteri kadar biliniyor mu? İlk akla gelen sorular, ancak onlarcası daha üretilebilir. Mutlaka öneriyorum. Bu kadar boş filmin arasında, salonun camlı vitrinine koyulası, bir kuş yavrusunu tutarcasına taşınması gereken ender filmlerden.
    Burak H.
    Burak H.

    Takip Et! 29 Takipçi 121 Eleştirisini Oku

    4,0
    26 Ocak 2014 tarihinde eklendi
    Hollywood’un eleştirilecek yönü çok, bunu özellikle ödül sezonunun en yoğun yaşandığı dönemlerde dile getirmek ise oldukça doğal. Fakat bu lider sinema sektörünün dünyanın diğer köşelerinde çok sık rastlayamadığımız özel ve önemli bir yönü de var: Metot oyunculuğu. Amerikanlar ucuz ve basit sinemacılar yetiştirdiği kadar on yıllardır sanatın varlığını kutlayan yetenekli performans sanatçılarını da kültür tarihine katmış bulunmakta. Ülkenin doğusunda ve batısında, çok ince ve özenli eğitimler veren metot akademileri mevcut ve buralardan yolu geçmiş isimler çoğu zaman haksız/olumsuz eleştiriye açık olmayı gerektirmeyecek kadar değerli. O isimlerden biri de Joaquin Phoenix’in ta kendisi. Oyunculuğa verdiği aranın ardından geçtiğimiz sene Paul Thomas Anderson başyapıtı The Master’da küllerinden doğan Phoenix, arayı çok açmadan bir diğer güçlü yönetmen olan Spike Jonze’un türler arası yolculuk yapan son eseri Her’de karşımıza çıkıyor. Zehir gibi bir Phoenix ile en büyük başarısı Nicolas Cage’e Oscar adaylığı kazandırmak olan Spike Jonze’un (ironiyi anlamayan nesillere alışkın olmadığımızı hatırlatalım) bir araya gelmesinden doğacak işin herhangi bir filmden hallice olacağını düşünenler yanılıyor; fakat böyle birliktelikler her zaman tozpembe değildir.
    GoGoBaBa
    GoGoBaBa

    Takip Et! 28 Takipçi 58 Eleştirisini Oku

    4,5
    13 Şubat 2014 tarihinde eklendi
    SANAL ALEM, YALAN ALEM. Yönetmen Spike Jonze bu aralar bayağı bir filmiyle dikkat çekiyor gündemde kalıyor. Nede olsa çok marifetli, senarist, oyuncu ve yönetmen. Başroldede eskinin kötü rol filmlerinin aranan adamı ( Erol Taş misali) Joaquin Phoenix ın mülayim karakter Theodore 'e hakkını vermesiyle o ne güzel bir yüz ifadesidir o ne güzel duygu yansıtmasıdır dedirtiyor. Eh bu ikili ve diğer oyuncular ekip birleşip biz bol ödül alalım demişler. IMDB ye göre şu an aitibariye Nominated for 5 Oscars. Another 37 wins & 53 nominations. Filmin afişinde ödüllerdem yer kalmamış adeta. En son GoldenGlobe/AltınKüre ödül töreninde izledik 2 de muhteşem ödülü kapıverdi. Yazımın girişinde SANAL ALEM , YALAN ALEM demişr bilir şimdiki internetin BBS olduğu dönemlerde, mesaj chat odaları falan oldğu zamanlarda , ICQ bilinirken,İlk zamanlarındada şimdide gelecektede işin kuralı aynı. Sanal Alem , Yalan Alem. bundan sonrası SPOİLER bilgiler içerebilir. spoiler: Yapay zeka ve insanların ilişkileri birçof filmde ele alınmış veya değinilmiştir. Uzay1999 yapay zeka HAL edn çok anımsadıklarımızdandır, Yada Eureka dizimizdeki şerifimizin evindeki SARAH (S.A.R.A.H. (Self Actuated Residential Automated Habitat)) gibi anımsamalarıda yapıp esas meseleye adım adım ilerleyelim. Filmimizde OS1 isimli işletimsistemi ni alıp kuran ve kişiye özel yapay zeka bilgisayar arkadaşı edinen yakın gelecekte teknolojiden üşengeç olmuş bizlerin en özel kişilere en özel mektuplarını yaza bir şirketin yazarının hikayesidir bu. Yazarımız theodore ve OS1 kızımız Samantha 'nın hikayesi. Yapayzeka tercihan bayan sesli olsun denilir ve kurulur, ardından isim alınması istenir adını rastgele ama benimseyerek seçen os1 samantha diye anılır. Theodore ve Samantha gitgide konuşarak arkadaşlıklarını ilerletirler. Hatta öpmek üzerine bir sohbette, Bilgisayarımla bu konuşmayı yaptığıma inanamıyorum bile der. Samantha ise bilgisayarınla değil , benimle der vede dişikişiliğini yavaş yavaş kabul ettirir, teknolojinin yakıngelecekte ele geçirdiği bizleri temsil eden ademoğlu Theodore'a. Hatta sohbetlerin ötesine siberyakınlaşmaya başlamışlardır. O kadar ki kız arkadaş erkek arkadaş diyecek kadar. Teknoloji hepimizi esir alsada, birilerine yada BİRŞEY'lere ihtiyaç duyarız. OS1 kurulurken sorulan ilk soru sosyalmisin, asosyal mi ? İnternette eşyalatıyla yakınlaşan seven hatta evlenen insanların hikayelerini okumuştum son zamanlarda hatta gazete ve TV de bile haberleri var idi. Filmin en başında aslında teknolojikleştikçe ( bağımlılığımız artıkça) nasıl yalnızlaştığımızı, en sevdiklerimize mektup dahi yazıp yollamak için başka bir firmaya yaptırdığımızı , kısaca nasıl medenileştiğimizi çağ atladığımızla başlamakla zaten film 1-0 önde başlıyor konuya. Filmse o kadar çok şeye değinilmişki satır aralarında bile sayfalarca konuşulabilinir: Örneğin : SamanthaOS1 ile eski evliliğini konuşurken EVLİLİK NEDİİR, NASILDIR ? sorusuna verilen birkaç satırlık diyaloğ yaşamın sırrını keşfetmek hayatın anlamını sorgulamaya verilecek en kısa anlamlı cevap gibi olmuş. Neden bol ödüllü anlamak zor değil. Usta bir oyunculuk var zaten. Dialoglar sıkmadan neşeli eğlenceli ve çok ANLAMLI. Aşık olan herkesin biraz kaçık olduğu, deliliğin toplum tarafından kabul görmüş şekli. Gibi derin dialoglar ama espirili günlük konuşmalar arasında. Aslında çok yazacak şey konuşacak tartışacak şey var ama izleyin kendiniz keşfedin diyeyim ve tavsiye edeyim. spoiler: Bu arada filmin oyuncuları arasında Scarlett Johanson 'un olduğunu iyi bakın veya daha doğrusu iyi dinleyin diğyeyim :) spoiler: Kaldık bir köroğlu bir ayvaz
    Engin Yüksel
    Engin Yüksel

    Takip Et! 292 Takipçi 1 350 Eleştirisini Oku

    4,0
    30 Kasım 2014 tarihinde eklendi
    sanal bir aşkın gerçek dışa vurumu keyifle izleniyor 8/10
    Furkan E.
    Furkan E.

    Takip Et! 20 Takipçi 73 Eleştirisini Oku

    5,0
    24 Şubat 2014 tarihinde eklendi
    Her,cidden başyapıtmış.Kendi yalnızlığımızın,çevremize ve kendimize karşı yapaylaştğımızın distopik bir yansıması ve kanıtı.Zaten filmin asıl başarısı bilindik bir aşk hikayesini yaşadığımız metropollerden,esiri olduğumuz teknolojiden anlatması.Ne aşk filmi,ne de bilim anlamıyla bugün ve yarınlarımızı anlatan derin bir kelimeyle şaheser! Sonuçta film A'dan Z'ye müthiş.Oyuncuların her biri de ö bu konuda Phoenix'e adaylık verilmemesi büyük ayıp!
    DthepYEK
    DthepYEK

    Takip Et! 25 Takipçi 233 Eleştirisini Oku

    4,0
    4 Ekim 2015 tarihinde eklendi
    Her(Aşk) yönetmen Spike Jonze'nin bir iki güzel filminden biri. Bu filmde teknolojinin toplumdaki yeri ve aslında ileride teknolojinin gelebileceği noktaları öngörüyor. Şimdiden belki çok uzak bir zaman olmayan bir dilimde ben böyle şeylerin yaşanabileceğini düşünüyorum. Çok uzak veya çok ütobik gelmiyor bu tarz şeyler bana. Kim bundan 100 yıl önce bu duruma geleceğimizi tahmin ederdi ki. Uçmanın bile mümkün görülmediği bu dünyada. Televizyonun bile son 30-40 yıldır meydana çıktığı, özellikle son 10-15 yıldır popülerleştiğini var sayarsak, teknolojinin gelişim hızı düşündüğümüzden çok daha hızlı olabilir. Her gün farklı şeyler karşımıza çıkıyor ve sürekli bir yenilenme içerisindeyiz. Ha derseniz ki bu iyiye bir gidiş mi, yoksa kötü bir yol mu onu zaman gösterecek. Ama ben insanların robotlaşmaya başlayacağını ve insan ilişkilerinin zayıflayacağını düşünüyorum. Zaten de o yönde gayet sağlam gidiyoruz. Bu filmde bu tarz bir konuyu ele alıyor. Modern toplumun insanlara teknolojiyi dayattığı ve onları yalnızlaştırmaya yönelttiği bir toplumda Theodore isimli baş karakter de kendi çapında yeni boşanmış yalnız bir kimse. Bir gün bir yazılım alıyor ve yazılımda yapay zeka ürünü bir robot-insanla sohbet etmeye başlıyor. Önceleri kullanışlı olan bu yazılımda daha sonrasında işler tuhaflaşmaya başlıyor. Theodore bu yazılıma karşı farklı hisler beslemeye başlıyor. Ve işin rengi çok değişiyor. Zihinsel olarak yazılımla ilişkiye girme boyutlarına kadar giden bu garip olayı neredeyse tek bir oyuncu üzerinden izliyoruz. Filmin çok büyük bir kısmında ekranda sadece Joaquin Phoenix yer alıyor ve çoğunda yazılımla olan konuşmalarına tanık oluyorsunuz. Aslında böyle bir durumda kendini izletebilmekte çok zor birşey. Yani ben biriyle konuşacağım sizde onu dinleyin gibi bir durum ama Joaquin Phoenix o garip ilişkiyi güzel bir biçimde bizlere aktarmış. Sıkılmadan izledim. Yer yer ağır tempoda ilerlesede kendini izlettiriyor film. İyi seyirler... 7.7/10
    jamesbond-2
    jamesbond-2

    Takip Et! 199 Takipçi 1 684 Eleştirisini Oku

    4,0
    20 Mayıs 2014 tarihinde eklendi
    Her geçen gün daha da monotonlaşan hayatımızın arasında,her yönüyle değişik bir film izlemek ruh halime iyi ın bir gelecekte olması yüksek ihtimal olan şeyler filmde anlatılanlar ama her yönüyle son derece ilgi çekici özellikle birçok türün harmanlaması beni etkiledi ve tabiki oyunculuklar,aldığı ödüllerden zaten orijinal bir film olduğu belli oluyor heryönüyle güzeldi
    Ata Kalinyazgan
    Ata Kalinyazgan

    Takip Et! 18 Takipçi 204 Eleştirisini Oku

    5,0
    23 Şubat 2014 tarihinde eklendi
    Spike Jonze imzalı Her, bu yıl en çok beklediğim filmlerden biriydi. Nedeni bilim kurguya farklı bir boyut kazandıracağına inanmış olmamdı ve izledikten sonra da gördüm ki Her, şimdiye kadar yapılmış tüm bilim kurgu filmlerinden her yönüyle farklı olmayı başarmış. Zaten Her için bilim kurgu filmindense aşk filmi dememiz daha doğru olacaktır. Malum, Türkçe çevirisi de 'Aşk' zaten. Spike Jonze'un kendisinin kaleme aldığı senaryo, yılın en özgün hikayelerinden birini sunuyor. Bu dalda Oscar'ı alacağına kesin gözüyle bakıyorum ancak her ne kadar mükemmel bir film olsa da yılın en iyisi demenin doğru olacağını düşünmüyorum. Zira Yerçekimi ve Nebraska şu an için benim favorilerim. Bir işletim sistemiyle bir insanın aşkını daha önce hiç görmemiştik, hatta böyle bir şey aklımızın ucundan bile geçmezdi. Halbuki şu an cebimizde taşıdığımız Siri, Samantha'nın biraz daha ilkel bir versiyonu değil mi? 50-60 yıl sonra belki bizim de bir Samantha'mız olacak, kim bilir? (...) Spike Jonze'un Her'ü geleceğimizi önceden görmemizi sağlayan, insanlığa dair harika mesajlar içeren kusursuz bir başyapıt. Kısıtlı hikayesi geniş bir yüzeye yayıldığı için biraz ağır gelebilir izlerken ama sıkılmanıza imkan vermeyecek kadar sade bir görüntüye sahip olduğunu söyleyeyim. (...) Çağdaş klasikler arasında kendine yer bulabilecek kadar kaliteli bir romantik bilim kurgu filmi. Her yönüyle alışılmışın dışında bir seyir keyfi sunduğu için sinema tarihinde adı defalarca kez anılacaktır. Son olarak, giyim tarzına önem veren erkekler filmdeki yüksek bel pantolonları görünce bir parça ürkebilir, demedi demeyin. (...)
    yuzbasiyulaf
    yuzbasiyulaf

    Takip Et! 20 Takipçi 393 Eleştirisini Oku

    4,0
    14 Şubat 2014 tarihinde eklendi
    Her.. Günümüzün aşklarını iyi bir açıdan yansıtıyor. Yakın bir gelecekte bu hale çok fazla insanın geleceğini üzüntüyle düşünüyorum. Yalnız yaşamaktansa bilgisayar programı da olsa bir ilişkide olmak istiyor insanlar. Çok başarılı bir oyunculuk çıkmış, çok doğal, içten. Fakat bir eleştirim var filmle ilgili, bence Samantha'nın sesinin Scarlett Johansson olması direk bir ön yargıyla izletiyor filmi. Karakteri tamamen Scarlett Johansson olduğunu düşünerek izledim. Adı bilinmedik bir kadın sesi olup, hayal kurarak düşündürtmesi bence daha mantıklı bir seçim olurdu.
    Kağan Y.
    Kağan Y.

    Takip Et! 11 Takipçi 58 Eleştirisini Oku

    5,0
    25 Mayıs 2014 tarihinde eklendi
    Aşk bir diğer adıyla Her, inanılmaz bir şekilde sizi içine çeken, yalnızlığı inanılmaz iyi bir şekilde aktaran ve Joaquin Phoenix gibi bir ustanın başrolde, normal filmlerinden çok farklı bir karaktere büründüğü bir film. Hem geleceğe belli bir bakış açısıyla bakan ve sıradışı aşkı inanılmaz bir şekilde aktaran ve sizi filmin içinde yaşatacak bir başyapıt. Herkes sevmeyebilir, normal romantizm filmlerinden farklı çünkü. Ama bu tarz değişik filmleri seven ve romantizm arayanlar için, belki de ilk sırada geliyor demek yanlış olmaz. 2013 yılının bence en iyi filmi, filmi gerçekten yaşıyorsunuz içerisinde.
    Ogulcan B.
    Ogulcan B.

    Takip Et! 8 Takipçi 236 Eleştirisini Oku

    4,0
    25 Şubat 2014 tarihinde eklendi
    Farklı,orjinal ve fazlasıyla etkileyici bir film.Açıkçası izlemeden önce bu kadar etkileneceğimi sanmıyordum fakat filmi izlerken de filmden sonra da filmden etkilendiğimi söylemeliyim bunun sebebi çok sıcak bir film olması da olabilir,Joaquin Phoenix'in harika oyunculuğu da olabilir,filmin orjinal senaryosundan da olabilir veya filmin gerçekten iyi çekilip seyirciyi avucuna kolayca alabilmesinden de de aşk filmi sevmeyen biri olarak bu filmi izlerken sıkıldığımı söyleyemem heralde,zaten bu film klasik bir aşk filmi falan kesinlikle değil çok farklı bir aşk filmi,bir program ile bir insanın aşkı kulağa çok garip gelebilir fakat filmi izlerken sanki o program bir insanmış gibi hissediyor insan ve Joaquin Phoenix'in karakteri ile programın aşkını da çok keyifli,etkilenerek izlediğimi sö ağır bir film,yani izlemeden önce sürükleyici bir aşk filmi beklemeyin özellikle ilk yarısı ağır işliyor,zaten film nerdeyse hep diyalog üzerine kurulu bir film fakat film beni hemen avucunun içine aldı zaten Joaquin Phoenix'in o ince ruhlu karakterini nasıl başarılı bir şekilde oynadığını görünce tamamen filme ve filmin hikayesine odaklanıyor n Phoenix resmen tek başına almış götürmüş filmi fakat şunu da eklemeliyim ki Scarlett Johansson o kadar başarılı seslendirme yapmış ki Joaquin Phoenix'in karakteri gibi hemen o programa ısınıyor o bakımından bence hem The Wolf of Wall Street'ten hem American Hustle'dan hem Gravity'den hem de 12 Years a Slave'den daha iyi bir alt metinleri de oldukça iyi mesela insanların sosyalleşmekten uzaklaşıp bilgisayara ve teknolojiye yönelmesi de eleştirilmiş tek bir konu üzerine ve çoğunlukla Joaquin Phoenix ve Scarlett Johansson ikilisinin olayı üzerine kurulu olduğu için zaman zaman kısır döngüye düştüğü olabiliyor ve filmin sonu da daha trajik bir şekilde bitse sanki seyirciye daha sert bir yumrum indirilmiş soundtrackleri da oldukça başarılı.Son olarak ben filmi çok beğendim,dokunaklı,orjinal,sıcacık ve keyifli bir film,eğer kendi dünyanızdan soyutlanmak istiyorsanız kesinlikle tavsiye ederim. 7.5/10
    Şamil Ö.
    Şamil Ö.

    Takip Et! 7 Takipçi 171 Eleştirisini Oku

    4,0
    12 Aralık 2015 tarihinde eklendi
    İnsan tamamen duygulardan oluşan bir et parçası. Duygularıyla hareket eder, duygularıyla düşünür, duygularıyla konuşur. Her ne kadar bu işler için aklını kullanmak ve mantık çerçevesinde hareket etmek daha sağlıklı olsa da kendisi hep duygularının esiri olmuştur. Üzüleceğini bile bile... İşte Her tam da bu söylediklerimi kanıtlayan türden bir film. Bir işletim sistemine aşık olmanın, cansız, yapar bir şeye aşık olmanın bir taşa bir halıya veya bir kapıya aşık olmaktan ne farkı var ki? Ama Theodore aşık oluyor. Çünkü o bir insan ve insanlar duygularıyla yaşar. Ve işin içine duygular girince mantık hep 2. planda kalır...
    Ali Ulusoy
    Ali Ulusoy

    Takip Et! 4 Takipçi 14 Eleştirisini Oku

    3,5
    4 Şubat 2014 tarihinde eklendi
    kendine has bir aşk filmi olan "Her" kendince ilgi çekici bir şekilde başlayıp bir süre sonra monotonlaşan bir film. karakterimiz yapay zeka aşkıyla pek çok ilişkisel duruma düşecektir.
    mali
    mali

    Takip Et! 2 Takipçi 79 Eleştirisini Oku

    4,5
    28 Şubat 2015 tarihinde eklendi
    Filme özünde 4 yıldız verebilirdim; fakat farklı senaryosu, Joaquin Phoenix'in başrole yakışır performansı, Spike Jonze'nin yönetmenlikteki yeteneği ve de Scarlett Johansson'ın muazzam seslendirmesi bana 5 yıldızı verdirtti. Herkesçe sevilmeyebilir ama herkes tarafından sonuna kadar izlenebilir bir film. Her ne kadar özgün senaryosu ile öne çıksa da çekim tekniği ve kalitesi de gözardı edilmemeli. Renk tonlarının çok iyi kombine edilmesi kuşkusuz filme ayrı bir hava katmış. Ben beğendim umarım sizlerde beğenirsiniz
    Oguz23
    Oguz23

    Takip Et! 2 Takipçi 76 Eleştirisini Oku

    3,5
    5 Haziran 2014 tarihinde eklendi
    Film ilgi çekiçi bir şekilde başlıyor ama bir müddet sonra aynı tahmin ettiğiniz sonda biteceğini anlıyorsunuz.. Başladığı gibi devam ediyor.
    Durmuş Ali S.
    Durmuş Ali S.

    Takip Et! 2 Takipçi 30 Eleştirisini Oku

    4,0
    17 Mayıs 2014 tarihinde eklendi
    İzledim ve gerçekten izlemeye doyamadığım ender filmlerden biriydi..Konusu ve kurgusu itibariyle sıradan aşk filmlerinden uzak olması izleyiciyi ne kadar yavaş tempoda olsada koltuklardan bir dakika dahi ayırmıen kah güldüren,kah düşündüren kah üzen,bilim kurgu tadında romantik bir aşk in izlemesini tavsiye bilgisayarla insanın böylesi aşkı birgün gerçek olur mu bilmem ama Joaquin Phoenix ve Scarlett Johansson'ın müthiş performansı kesinlikle izlemeye değer...
    Seda K.
    Seda K.

    Takip Et! 3 Takipçi 65 Eleştirisini Oku

    3,0
    24 Mayıs 2019 tarihinde eklendi
    Farklı bir senaryosu var fakat film yarısından sonra sıkıcı bir hal almaya başlıyor.Filmin son anına kadar acaba Samantha, Yapay Zeka ve Chappie filmlerindeki gibi bir robot olarak ya da bir insan bedeninde karşımıza çıkacak mı diye beklerken film aynı şekilde bitiyor.
    Akhenaten
    Akhenaten

    Takip Et! 1 Takipçi 46 Eleştirisini Oku

    4,0
    1 Eylül 2019 tarihinde eklendi
    Filmde gelişmiş yapay zeka ile taçlandırılmış chat botların insanlarla ilişkisini görüyoruz. Chat botlar ne derseniz insanla sohbet etmek için geliştirilen robotlar. Bunun birkaç örneği var günümüzde de ancak gerçek bir insan kadar etkileyici bir sohbet edemiyorlar henüz. Bazıları da halka açıldıktan birkaç saat sonra sağa sola küfür yağdırmaya başladığından fiyasko ile sonuçlandı. Filme geri dönecek olursak herkesin ilk başta garipsediği ve ne yani bir yazılıma mı aşık olacakmışız? Saçmalık. Dedikten sonra denemeye karar veriyorlar. Bir çoğu ön yargılı olsa da çoktan yazılım binlerce kişiyi kendine aşık etmişti bile. Bunlardan biride Theodore. Theodore Samatha ile konuşmaya başladıktan sonra bol bol diyaloglarla donatılıyor film ve sizi bir şeyler düşünmeye itmeye çalışıyor arada sosyal mesajlarla ve tespitler de yapıyor. Bu konuşmalarda insanların dünyadaki olan bitenden çok "seksi" şeylere ilgi göstermesi, olmadığımız şeyler gibi rol yapmaya çalışmamız, aşkın toplum tarafından deliliğin kabul gören hali oluşu ve bağlılığın bağımlılıkla karıştırıp bocallamalarımız öne çıkıyor bence. Bunun yanında Chat botların ne kadar tehlikeli olabileceğine de tanık oluyoruz. Mesela Samatha Theodore'dan onunla birlikte gelmesini istese gelmez miydi?Bir insan bir işletim sistemini diğer insanlara tercih edebiliyorsa bu insanlık için tehdit oluşturmaz mı?
    Daha Fazlasını Göster
    • En son Beyazperde eleştirileri
    Back to Top