Hesabım
    O Bölüm 2
    Ortalama puan
    2,7
    yayın
    • Birgün
    • Gazete Duvar
    • Habertürk
    • Hurriyet
    • T24

    Her dergi ve gazetenin puanlama sistemi farklı olduğu için, Beyazperde, puanları 0.5 - 5 yıldız üzerinden, kendi barometresine göre vermiştir.

    Basın Eleştirisi

    Birgün

    Yazar: Tuğçe Madayanti Dizici

    Filmin James McAvoy, Bill Hader, Jessica Chastain gibi isimlerden oluşan harika bir oyuncu kadrosu var. Yönetmen ise Guillermo del Toro’nun 2013’te bizlere sunduğu bir isim, Andy Muschietti. Kendisi başarılı bir iş çıkarmış; renk paletini çok zengin kullanmış, geçmiş ve gelecek geçişlerini kamera hareketleriyle öyle iyi sağlamış ki zaman atlamasına rağmen sahneleri tek plan çekim gibi tamamlamış. Senaristi gayet deneyimli bir isim, Anabelle, The Nun ve The Cabin House gibi korku filmlerinden bildiğimiz Gary Dauberman. Ama tüm bu güzel pakete rağmen bir sorun var o da basitçe şu; film komedi ve korkunun tuhaf bir karışımı olmuş.

    Eleştirinin tamamı için: Birgün

    Gazete Duvar

    Yazar: Şenay Aydemir

    Sorun şu ki, ilk filmin de yönetmen koltuğunda oturan Andy Muschietti ile senaryo ekibinde yer alan Gary Dauberman’ın yeni hikayesi 40’lı yaşlarındaki karakterleri korkularını ergenlik/çocukluk korkularıyla örtüştürmeye çalışıyor ve yeni bir alan açamıyor. Belki de bu yüzden, ilk filmin kahramanlarını geri çağırarak onlara da geniş bir alan açmak zorunda kalıyor. Filmin neredeyse üçte birinde ilk filmin çocuk kahramanlarını izliyoruz. Ana karakterlerin bugün yaşadığı duyguların geçmişteki izlerini sürerek meşru bir alan yaratmaya çalışıyor yaratıcıları. Ancak, bu bağlantıyı kurma iddiası çoğu zaman zorlama bir çabaya dönüşüyor. İnandırıcılığını kaybediyor, yer yer absürt hale geliyor. 40 yaşındaki insanların 13 yaşındaki çocuklar gibi korku refleksleri göstermeleri bir yana, çözüm mantıklarının da aynı olması örneğinde olduğu gibi.

    Eleştirinin tamamı için: Gazete Duvar

    Habertürk

    Yazar: Mehmet Açar

    İşin oyunculuk cephesine gelirsek... James McAvoy ve Jessica Chastain gibi oyucular kuşkusuz filme katkıda bulunuyorlar ama "O Bölüm 2"nin bence en etkili oyuncusu Richie karakterindeki Bill Hader... Hader, hem filmin mizah tarafını ayakta tutuyor hem karakterin duygusal portresini derinlemesine ortaya çıkarabiliyor. Son olarak, Stephen King'in eskici dükkanı sahibi olarak karşımıza geldiği filmde, Bill'in Hollywood setinde konuştuğu yönetmeni usta sinemacı Peter Bogdanovich'in oynadığını belirtelim.

    Eleştirinin tamamı için: Habertürk

    Hurriyet

    Yazar: Uğur Vardan

    Yetişkin Beverly’nin büyüdüğü evi ziyaret etme sahnesinde az biraz gerilim kalitesini yükselten ‘O Bölüm 2’, homofobiye karşı tavrıyla da alkışı hak ediyor. Lakin öykü kendi giriftliğinde (bunu zorluk anlamında söylemiyorum) kayboluyor ve gereksiz uzatmalar sonucu hem dikkat dağıtıyor hem de atmosfer anlamında istediği dünyayı kurmakta zorlanıyor. Pennywise’ın sürekli değişen formları da bana kalırsa fazla karikatürize olmuş ve sanki kimi yerlerde sarkastik takılan Tim Burton karakterlerinin halini almış. ‘Bölüm İki’ belli noktalarda King’in bizde ‘Düş Kapanı’ olarak bilinen ‘Dreamcatcher’ını da andırıyor. Ben filmde en çok yetişkin Bill’in yazar olmasını, romanlarındaki beğenilmeyen finale ilişkin etraftan yapılan eleştirileri ve Stephen King’in kısa ama öz rolde (antikacı) karşımıza çıkarak bu duruma ilişkin iğnelemelerini beğendim...

    Eleştirinin tamamı için: Hurriyet

    T24

    Yazar: Atilla Dorsay

    Üstelik bir avantajı var filmin... İlk hikâyeyle arasında kurulan görsel bağ. Çünkü zaman zaman kişilerin çocukluğu da gösteriliyor. Ve bu görsel bağla sağlanan iki zamanlı anlatım, psikolojik bir doygunluk yaratıyor. Hikâyeye yararlı olan... Ama yine de yolunda gitmeyen bir şeyler var. Bu tür bir hikâye bu uzunluğu kaldırmıyor. Korku özel bir duygudur, bir ekstrem ruh halidir. Üç saat boyunca gülebilir, ağlayabilir, gerilebilirsiniz. Ama üç saat korkmak? Türe olan (ve sanırım sadık okurlarımın bildiği) merakıma rağmen, ben sık sık ilgimi yitirdim ve bambaşka şeylere daldım. Ve karar verdim: Benim en gözde Stephen King filmim hâlâ The Shining’dir. Ve en ürkünç palyaçom da Batman’daki Joker.

    Eleştirinin tamamı için: T24
    Daha Fazlasını Göster
    Back to Top