 |
Kabul etmek gerekir ki şiddet, hemen herkesi içine alan bir kapsamda, insan hayatının önemli bir parçasıdır, hatta yer yer insanı ayakta tutma işlevine sahip bir olgu. İnsanlık tarihine baktığımızda da durum böyle; savaşlar, ölümler hep en başta anılırlar. Sinema tarihinde ilk büyük başyapıt Griffith’in Bir Ulusun Doğuşu [Birth of a Nation (1915)] filmi de şiddeti merkeze alır. Tüm zamanların en iyi filmleri de içeriğinde mutlaka bir ölçüde şiddet içerir. Sinema insanların şiddetten kaçamayacağı inancında, benliğine kazımıştır şiddeti.
“30 yıllık Borgias yönetimindeki İtalya’da savaş, mücadele, terör, cinayet ve kan (dökme) vardı ama onlar Michelangelo’yu, Leonardo da Vinci’yi ve Rönesans’ı yarattılar(ürettiler). İsviçre’de kardeş sevgisi, 500 yıllık demokrasi ve barış(huzur) vardı. Onlar ne ürettiler? Guguklu saat!” Üçüncü Adam filminde Orson Welles’in canlandırdığı Harry Lime karakterinin sözleriydi bunlar. Gerçekten de insanlık tarihinin şiddet kökenli en büyük ayıplarının, rezaletlerinin bilim ve sanatta ne kadar büyük ve yüce devrimler yarattığını biliyoruz. İkinci Dünya Savaşı olmasaydı bugün modern bilim hangi düzeyde olurdu bir düşünün ya da 26 Nisan 1937’de İspanyol İç Savaşı sırasında Bask bölgesi bombalanmasaydı Picasso’nun Guernica’sının yarattığı dehşetengiz etkiyi duyumsama fırsatını bulabilir miydik?
İnsan fizyolojik varlığını az ya da çok şiddet içerikli bir eylemler silsilesine borçludur ve insan semavî dinlerin de üzerine önemle eğildiği bir şiddet eğilimini bünyesinde barındırır. Örneğin İslamiyet bu şiddet açlığını gidermek için, “kurban etme” eyleminin “dindirme” etkisini kullanır. Çağdaş kültürlerde tüm yapıları bir arada tutan üst yapı kurumu “hukuk”, aslında her türlü şiddeti ve bu şiddetin ortaya çıkış biçimlerini engellemek için vardır.
David Cronenberg de tıpkı Sam Peckinpah gibi Robert Ardrey’in "Afrika Genesisi" kuramına inanıyor mu bilinmez ama tıpkı onun gibi insan doğasındaki şiddeti gözler önüne seren iyi bir eser ortaya koyduğuna şüphe yok. Şiddetin Tarihçesi bir bakıma -küçük hilesine rağmen- Straw Dogs'u çağrıştırıyor. Joey Cusack olmadığını iddia eden Tom Stall’ın çevresini, kendisini ve ailesini koruma içgüdüsüyle harekete geçirdiği şiddet, David Summer’ın kullanmak durumunda kaldığı şiddete benziyor.
Tom Stall, şiddeti bir araç olarak kullanmamak için attığı her adımda aldığı karar altında ezilmeye mahkum, tıpkı arkadaşları tarafından köşeye sıkıştırılan oğlu gibi. Ve sonunda hayatta kalma içgüdüsü, “şiddet”i göreve çağırır, kan gövdeyi götürür. Cinayetlerin işlenme biçimleri ve özellikle de kurşunların istikâmeti daha çok Lynch ve Kitano filmlerinde görmeye alıştığımız bir seyir zevkini doğurmuş. Tom Stall’ın tüm geri çekilişleri sinema tarihinin gördüğü en kanlı geri çekilişlerden birini teşkil ediyor kanımca.
Bu açıdan bakıldığında Stall’ı; Wild Bunch’daki (Wild Bunch) Pike ile, Otomatik Portakal’daki (A Clockwork Orange) Alex ile ya da Taksi Driver’daki Travis ile ilişkilendirmemek gerekir. Stall geri çekilir, daha da geri çekilir ve doğasına/özüne dönmek mecburiyetinde kalır. Hayat/sistem bir şekilde sıradan bir ailesi, sıradan bir işi olan, sağlıklı, mutlu ve huzurlu Tom Stall’ı bir insanın gözünü dikenli telle oyacak kadar cani olan Joey Cusack‘a dönüştürür. Tıpkı kavga etmemek için sonuna kadar direnen, işleri sıradan bir yöntemle çözmeye gayret eden oğlunun köşeye sıkıştıktan sonra acımasız birine dönüşmeye başlaması gibi… David Cronenberg’in son filmi Şiddetin Tarihçesi; merdivendeki sevişme sahnesi ve yemek masasındaki arınma sahnesi haricinde bir Cronenberg filmi gibi durmamasına rağmen şiddeti masaya yatıran çizgi roman kökenli senaryosunun gücü sayesinde “suç filmleri” türünde özel bir yer edinebilir. Bazı filmler vardır, Mel Gibson’ın Gününü Göreceksin’i (Payback) gibi, ana kahramanın kullandığı şiddetin son bulmamasını, hiç bitmemesini istersiniz. Şiddetin Tarihçesi de böyle bir film… |
| Bu sayfada yer alan tüm metinler ve diğer içerik özgündür. Kısmen de olsa hiçbir şekilde basılı veya herhangi diğer bir elektronik ortamda (CD, Internet, vs) izinsiz kullanılamaz. -
Kısıtlamalar için tıklayın. |
|
|
|
beyazperde.com'dan
SineKritik |
|
|
|