Üç Makedon kadın, bedenleri, gelenekleri, hamilelikleri ve evlat edinmeleri yaşadıkları kontrollerle mücadele etmeye çalışır. Onlar, dünyayı veya toplumu değiştirmek için yola çıkmasalar da anne olmak için verdikleri mücadele onları birer kahramana dönüştürür.
Ülke, Martin Luther King'in suikastının ardından ırksal gerginlikler altında patlarken, hümanist ve hayvansever yazar Romain Gary ve sivil özgürlükler mücadelesinde aktivist olan eşi film yıldızı Jean Seberg, yalnızca siyah insanlara saldırmak için eğitilmiş bir başıboş köpeği yanlarına alır; beyaz bir köpek.
Annesi Gloria ile birlikte yaşayan Joe Doyle, babası gibi kiralık katildir. Gündüzleri kurbanlarını takip eden Joe, geceleri eski filmleri izleyerek geçirir. Yeni hedefi belediye meclisi üyesi olan Ed Terzian’dır.
The Actor, Paul Cole isimli bir oyuncunun hayatına odaklanıyor. New Yorklu aktör Paul Cole, 1950 yılında Ohio'da dövülerek ölüme terk edilir. Aynı zamanda soyulan Paul, kendine geldiğinde gizemli bir kasabada olduğunu fark eder. Eve dönüş yolunu bulmaya çalışan Paul, bu süreçte hayatını yeniden inşa edip, kimliğini yeniden kazanmak için mücadele eder.
Zor durumda olan bir kasaba sakinleri, Halep'e gidip herkese yetecek kadar erzak alması için topladıkları parayı kaçakçı Mehmet'e verir. Ancak Mehmet'in gitmesinin üzerinden uzun süre geçmesine rağmen ondan haber yoktur. Mehmet'in paralarla kaçmasından şüphelenen insanlar Mehmet'in kardeşi Şahan'ı sıkıştırır. Çok geçmeden Mehmet'in döneceği sırada Sümbül Ağa tarafından pıusuya düşürüldüğü haberi gelir. Bunun üzerine Şahan, ağabeyini kurtarmak için yola koyulur.
Burhan çapkınlığıyla bilinen genç bir adamdır. İlk görüşte aşık olan ancak bir süre sonra sıkılıp ayrılan Burhan, on birinci eşinden boşandığı gün artık evliliğe tövbe eder. Ancak tam da o gün gittiği gece kulübünde Oya adında genç bir kadınla tanışır ve ona aşık olur. Oya ile kısa sürede evlenen Burhan'ın hayatında artık hiçbir şey eskisi gibi olmaz.
Bir bostancının yanında çalışan Osman, geçimini sağlamakta zorlanır. Bu sırada mahallelerinde bulunan köşke zengin bir aile tanışınır ve Osman'a yanlarında çalışmasını teklif eder. Teklifi kabul etmesiyle bambaşka bir dünyaya adım atan Osman kısa sürede sosyete partilerinin gözdesi olur. Ancak çok geçmeden Osman aile hakkında bilmediği gerçekleri öğrenir ve bu kendi geçmişindeki sırların da ortaya çıkmasına neden olur.
All Dirt Roads Taste of Salt, Mississippi'de yaşayan Siyahi bir kadın olan Mack'in hayatına odaklanıyor. Çocukluğundan yetişkinliğine kadar Mack’in yaşamının ele alındığı süreçte beklenti, aşk ve kalp kırıklığı arasında dolanılıyor.
Britanya'nın şehirlerindeki hayat giderek daha tehlikeli hale gelirken tahliye edilen Lily, Pattie ve Ted, anneleri tarafından Salford'dan Yorkshire'daki Oakworth köyüne gönderilir. Çocuklar, yaralı Amerikan askeri Abe'nin Oakworth İstasyonu'nda saklandığını keşfettiklerinde, kendileri gibi evden çok uzakta olan yeni arkadaşlarına ...
Valsların müzikten bile sayılmadığı 1845 Viyana’sında Johann Strauss II’nin her şeyden çok istediği şey vals yazıp çalmaktır. Müziğe olan tutkusu yüzünden bankadaki veznedarlık işinden kovulduktan sonra kendi orkestrasını kurmaya karar verir. Bununla birlikte ünlenen “Schani”nin yaşamı ve müziği hızla değişir. ...
Lennon, Columbus, Ohio'daki yeraltı müzik sahnesinin iç kutsal alanına erişim için can atan bir gençtir. Sevdiği yerel sanatçılarla röportaj yapmak için bir podcast oluşturduğunda, Lennon kendi müzik tutkusunu keşfeder. Bu süreçte Lennon, kendine güvenen sanatçı Bobbi Kitten ile hızlı bir arkadaşlık geliştirir ve kendisine ...
Bir zamanlar müzik dehası olarak anılan Jenny, cinayet suçundan 15 yıl hapis yattı. Şimdi kendisine bir Hıristiyan kurumunda normal hayata dönüş yolunda eşlik ediliyor, temizlikçi olarak çalışıyor ve defalarca öfke patlamalarıyla ortalığı karıştırıyor. Daha sonra eski bir meslektaşıyla tekrar bir araya gelir ve ondan ...
Mouse, sert ve şaibeli bir kulüp sahibi olan Mama'nın kulübünde çalışan bir dansçıdır. Mouse’un arkadaşları ve kulüp dansçıları gizemli koşullar altında kaybolur ancak kulüpteki kimse endişeli gözükmez ve polis de olayla ilgilenmez. Bu durum üzerine Mouse ve yardımcısı Ugly, pisliği kazmanın ve suçluları aramaya ...
Orson Welles, yine kalbur-üstü bir projeye imza atmış. 1948 tarihli bu siyah beyaz yapımda Macbeth beyazperde'ye aktarıldı. Shakespeare'in en meşhur eserlerinden biri olan Macbeth'in sinema versiyonu, bir hayli özgün bir prodüksiyon olarak sinema tarihinin en avangart eserlerinden biri olarak değerlendirilmektedir. Özellikle sinemasal ...
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.