Djay, oldukça karanlık bir hayatın içine gömülmüş olan bir adamdır. Memphis şehrinde hayatını fuhuş sektöründe, kadınları pazarlayarak kazanmaktadır. Orta yaş krizinin de eşiğindedir. Bu sebeple bu boş ve karanlık hayatını düzeltmenin planlarını yapmaktadır. Hip-hop müzik, bu büyük boşluğunda sarılabileceği tek dalıdır.
The King of Covent Garden, Alman-Britanyalı barok besteci George Frideric Handel'in hayatına odaklanıyor. Filmde, 18. yüzyılda faaliyet gösteren Handel'in ünlü koro başyapıtı "Messiah"ın üzerinde çalıştığı dönem ele alınıyor.
Sevdiğim Her Şey 1981’de, Polonya dayanışma hareketi sırasında geçen, müzikle dolu otobiyografik ve politik bir film. Uluslararası prömiyerini ocak ayında Sundance’te yapan film, küçük bir kasabada yerel festivallerde çalma umuduyla bir punk rock grubu kuran dört genci izliyor. İşçilerin protestoları ülkeye yayıldığı ...
70'li yıllarda Belfast'tayız. Reggae tutkunu olan Teri Hooley, asi ve tutkulu bir müzisyen olarak kariyer yapmak istemektedir. Siyasi grupların yol kestiği, sınıf farklılıkları ve arasındaki gerilimin git gide tırmandığı zamanlarda karısı Ruth da ona destek olur. Teri'nin müziğe olan ilgisi zamanla şekil değiştirir ve ...
Sıradan bir punk rock'çı olan Simon, bir kundaklama olayının ardından kendisini yeniden kaçarken bulur. Onun yolu bu sırada neşeli bir genç olan Patty ile kesişir ve bu sayede kendisine saklanabileceği bir yer bulur. İkili bir dizi talihsizlik yaşarken beklediklerinden daha fazla ortak noktaları olduğunu fark ederler.
Jack bir süre önce baba olan bir müzisyendir. Geçinmekte güçlük çeken Jack, düğünlerde cover çalan Ben adındaki bir gencin lideri olduğu bir gruba katılır. Grupla birlikte iş arayan Jack'in sırrı çok geçmeden ortaya çıkar. Bu sırada Ben'e kendi sesini bulmayı öğreten Jack bu süreçte hayatı için önemli olan şeyleri yeniden keşfeder.
Inu-Oh benzersiz fiziksel özelliklerle doğdu ve bu nedenle vücudunun her santimetresi, yüzündeki bir maske de dahil olmak üzere giysilerle kaplı. Onun hayatı bir gün kör bir biwa oyuncusu olan Tomona ile tanışmasıyla bambaşka bir hal alır. Tomona etkileyici bir şarkı çalarken Inu-Oh inanılmaz bir dans etme yeteneği keşfeder. Tomona'nın şarkı çalıp Inu-Oh'un dans etmesi onları yıldızılığa iter ve bu süreçte ikili arasında kopmayacak bir bağ oluşur.
Cuma günü olmuştur ve herkes yeni açılan diskoya gitmek istiyordur. Herkesin bu akşamdan beklentisi farklıdır. Düzenlenen dans yarışmasında galip gelmek çoğu kişinin Cuma akşamındaki asıl hedefidir.
What's Love Got to Do with It, gerçek adın Anna Mae Bullock olan şarkıcı Tina Turner'ın yıldızlığa yükselişinin ve tacizci kocası Ike Turner'dan kurtulma cesaretini nasıl kazandığının hikayesini konu ediyor.
Film, Güney Amerika’nın içki yasağı olan bir bölgesinde geçen müzikali konu alır. Gizlice içki satılan bu yerde bir takım müzik içeren perfomanslar sergilenmektedir. Mekanın yöneticisi olan Rooster bir noktadan sonra, kulüpte gözleri olan gangesterlerle mücadele etmek zorunda kalır. Öte yandan piyano çalan müzisyeni ve ...
1950’de Alabama’nın taşralarında pamuk işçiliğinde çalışan işçilerin uğrak yeri Honeydripper barıdır. Fakat barın sahibi olan piyanist Tyrone Purvis zor durumdadır. Zira çok fazla borca girmiştir ve ödeme imkanı yoktur. Üstelik müşterisini de kaybetmek üzeredir. Birden aklına parlak bir fikir gelir ve ünlü gitarist ...
Chico, kendine ait bir dünyası olan, büyük hayaller kuran genç bir müzisyen, yetenekli bir piyanisttir. Rita ise olağanüstü sese sahip, hoş, gizemli ve çekici bir genç kadındır. Şarkıcı olan Rita ile müzisyen Chico'yu yakınlaştıran unsur elbette ki müzik olacaktır. Ancak, ikilinin yolculuğu, aşık çifte romantizm yerine ...
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.