Büyük beklentilerle gittiğim bir filmdi ama sonuç tam anlamıyla hüsran oldu.
Amerikan korku sinemasında izlediğim en karmaşık ve dağınık senaryolardan biriydi. Film, başından sonuna kadar gereksiz abartılarla ilerliyor. Gerilim yaratmak yerine işi sürekli kan ve vahşet sahnelerine bırakmış. Oysa bu filme yakışan bu değildi.
En çok göze batan problemlerden biri, durduk yere siyah ekrana düşen sahneler. Film boyunca defalarca kullanılan bu teknik ne bir anlam katıyor ne de bir atmosfer oluşturuyor. Aksine izlerken insanı hikâyeden koparıyor. Bir noktadan sonra “artık siyaha düşmeyin” diyorsunuz resmen.
Karakter derinliği neredeyse yok denecek kadar az. Özellikle daha derin işlenmesi gereken bir hikâyede bu büyük bir eksik. Örneğin Charlie karakterinin mesleğini öğreniyoruz ama bunun hikâyeye hiçbir katkısı yok. Neden verildiği tamamen muamma.
Kötü kadın karakter ise başlı başına bir soru işareti. Bu kadar korkunç eylemler yapan birinin geçmişine ya da motivasyonuna dair neredeyse hiçbir şey verilmiyor. Bu da karakteri güçlü kılmak yerine yüzeysel bırakıyor.
Korkunç desen korkunç değil, gerilimli desen gerilimli değil. Hikâye vasat. Oradan buradan toplanmış fikirlerle adeta bir çorba yapılmış. Müzikler de beklenen etkiyi yaratmıyor. Filmde gerçekten öne çıkan tek şey ses. Ses tasarımı başarılıydı, hakkını vermek lazım.
Bana kalırsa film gereksiz yere uzatılmış. Yaklaşık iki saatlik süresi, anlatılan hikâyeyi taşımıyor. Bu hikâye rahatlıkla bir buçuk saatte, çok daha derli toplu bir şekilde anlatılabilirdi. Çünkü bu kadar uzun tutacak bir derinliğe sahip değil.
Filmde en rahatsız edici unsur ise şiddetin kullanımı. Özellikle çocuklar üzerinden ilerleyen sahneler gereksiz derecede fazla ve rahatsız edici. Bazı sahnelerde gösterilmemesi gereken detayların açıkça verilmesi, filmi korkutucu olmaktan çıkarıp itici hale getiriyor.
Tüm bu olumsuzluklara rağmen final sahnesinde en azından tatmin edici bir kapanış bekliyordum. Ama ne yazık ki film, yarıda kesilmiş hissi veren bir sonla bitiyor.
Sonuç olarak; bolca kan, vahşet ve tekrar eden sahnelerle dolu, tek mekân hissinden çıkamayan bir yapım izledik. Eğer akıcı, anlamlı ve gerilim odaklı bir korku filmi arıyorsanız kesinlikle uzak durmanız gereken bir film.
Bu puanı da yalnızca sinematografisi için veriyorum. Görsel anlamda yer yer başarılı anlar yakalasa da akıcılık konusunda vasatın bile altına düşüyor.
Bu, iki yıldan fazla bir süredir dolandırıcıların defalarca paramı çalmasına rağmen sonunda Yeni Dünya Düzeni'ne (İlluminati'ye) nasıl katıldığıma dair tanıklığımdır. Uzun zamandır İlluminati'ye katılmaya çalışıyordum, ancak dolandırıcılar paramı çalmaya devam etti, ta ki bu yılın başlarında Lord Felix ile çevrimiçi olarak tanışana kadar. Onunla iletişime geçtim, durumumu anlattım ve bana kaydolmamı tavsiye etti. Süreci başlatmak için premium üyeliğin ücretini ödedim ve Yeni Dünya Düzeni'ne sanal olarak kabul edildim. Çevrimiçi kabul törenimden hemen sonra banka hesabıma ABD doları yatırıldı ve ayrıca aylık ABD doları kazanacağım. Çok mutluyum! Lord Felix'in mükemmel çalışmalarını herkese anlatacağıma söz veriyorum. Eğer bugün İlluminati'nin Yeni Dünya Düzeni'ne katılmakla ilgileniyorsanız, dolandırıcıların size yardımcı olma bahanesiyle paranızı çalmasına izin vermek yerine, hemen Lord Felix ile iletişime geçin. Lord Felix ile illuminatiofficial565@ adresinden e-posta yoluyla veya +44 7353 027456 numaralı WhatsApp hattından iletişime geçebilirsiniz.
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.