En yararlı eleştirilerEn yenilerEn çok eleştiri yazmış üyelerEn çok takip edilen üyeler
Filtrele:
Hepsi
Turgay Buğdacigil
Takipçi
2.455 değerlendirmeler
Takip Et!
2,5
25 Temmuz 2026 tarihinde eklendi
Senaryosunu da kaleme alan Lee Cronin'in yönetmen koltuğunda oturmak da olduğu "Lee Cronin's the Mummy"; Los Angeles Sinema Okulu standartları çerçevesinde değerlendirdiğimizde...
Konu olarak korkunun, "Büyücülük / Cadılık (Witchcraft)" ve şeklen de "Gore (Splatter)" alt kategorilerinde, itinayla harmanlanarak kurgulanılmış...
Bir korku gerilim olarak geliyor karşımıza...
***
Gelin isterseniz...
Yapımcılığını, önlerine gelen korku sinemasına dair ilginç projelerde...
Paranın kokusunu almak hususunda, ziyadesiyle mahir davranmakla nam salan James Wan (Atomic Monster) ile Jason Blum'ın (Blumhouse Productions) yaptıkları bu filme, biraz daha yakından bakalım...
***
Yaklaşık beş aydır...
Hamile vaziyetteki karısı Larissa (Laia Costa) ve çocukları Sebastián "Seb" (Dean Allen Williams) ve Katie (Emily Mitchell) ile birlik de...
Televizyon muhabiri olarak çalıştığı Kahire'de yaşayan Charlie Cannon'un (Jack Reynor)...
***
Hem de tam...
Terfi alarak New York'a tayin edildiği günün öğleden sonrasında...
Çocuklarından 4-5 yaşlarındaki Katie, Layla'nın (Aisha Laouini) annesi de olan büyücü bir kadın (Hayat Kamille) tarafından...
Ciddi anlamdaki bir oyuna getirilerek, nedeni anlaşılamayan bir şekilde kaçırılır...
***
Bunun üzerine...
Soluğu polis karakolunda alan Charlie ve Larissa Cannon ile...
İngilizce bilen polis memuru Dalia Zaki (May Calamawy) ilgilenir...
***
Ama...
Herhangi bir sonuca ulaşılamadığı için Cannon ailesi...
Larissa, Charlie, Seb (Shylo Molina), Maud "Maudie" (Billie Roy) ve Larissa'nın annesi Carmen Santiago (Verónica Falcón)...
Hayatlarını, New Mexico'da sürdürürlerken...
***
Aynı esnada...
Mısır'ın Doğu Çölü'ne düşen ve kargo bölümünde, M.Ö. 3000 yıllık bir geçmişe sahip bir lahidi taşıyan bir uçak da...
Yapılan, arkeolojik incelemelerin neticesinde...
Söz konusu lahidin içerisindeki...
Mumyalarcasına, canlı canlı sargılanarak gömülmüş durumdaki Katie'nin (Natalie Grace) bedenine rastlanılır...
***
Ve bu "müjdeli" haber anında...
Amerika'nın Mısır Büyükelçiliği tarafından...
Kızlarını, yanlarına aldıracak Cannon çiftine de, telefonla bildirilir...
***
Ancak...
Geleneksel üslubumuz gereği...
"Spoiler" vermek suretiyle, henüz seyretmemiş olanların ağızlarının tadını kaçırmak istemediğimiz için biz de kendi anlatımımızı...
Filmdeki tüm heyecanın start alacağı...
Burada noktalarız...
Dakika 34...
***
Maruz bırakıldığı olaylar ve bunun yol açtığı travma sebebiyle...
Bir yandan Katie, kendisine kucak açan ailesinin bütün fertlerine karşı...
Adeta, kanlı bir terör rüzgarı estirirken...
Diğer yandan da, Mısır'daki emniyet görevlisi Dalia Zaki'nin, bütün bunların sorumlusunu araştırmaya devam edeceği filmin geride kalanında siz değerli sinemasever dostlarımızı; "exorcism" benzeri görüntüleri de bünyesinde barındıran...
Gereğinden fazla uzun tutulduğunu da düşündüğümüz, 100 dakikalık bir bölüm daha bekliyor olacak...
Yeter ki, çok da büyük beklentilere girmemiş olun...
***
Emek verilerek ve benzeri bir örneğine rastlamanızın da asla mümkün olamayacağı; alışılmış "nesir" tarzının dışındaki, yüzyıllar içinde güzel Türkçemize yavaş yavaş sızarak eklemlenmiş Arapça, Farsça ve Avrupa kökenli sözcükler bütününe entelektüel taklaların attırıldığı...
"Irkçılık", "faşizm", "homofobi" ve doğruluğunun bilimsel olarak kanıtlanması imkansız bir metafizikten ibaret olan "inanç övücülük" yahut da "yericilik" içermediği için...
Ezberleri bozan "lirik" bir anlatım dili de benimsenmek yoluyla...
25 - 30 kelimelik Türkçe bilgi haznesinin ötesine geçilerek yazılmış, bir başka "özgün" yorumda yeniden buluşmak dileğiyle...
başkalarını bilmem ama bence çok güzeldi, yine korkutmayan bir korku filmidir diye girdim ama yanılmışım uzun zamandır izlediğim en iyi filmler listesinde
Büyük beklentilerle gittiğim bir filmdi ama sonuç tam anlamıyla hüsran oldu.
Amerikan korku sinemasında izlediğim en karmaşık ve dağınık senaryolardan biriydi. Film, başından sonuna kadar gereksiz abartılarla ilerliyor. Gerilim yaratmak yerine işi sürekli kan ve vahşet sahnelerine bırakmış. Oysa bu filme yakışan bu değildi.
En çok göze batan problemlerden biri, durduk yere siyah ekrana düşen sahneler. Film boyunca defalarca kullanılan bu teknik ne bir anlam katıyor ne de bir atmosfer oluşturuyor. Aksine izlerken insanı hikâyeden koparıyor. Bir noktadan sonra “artık siyaha düşmeyin” diyorsunuz resmen.
Karakter derinliği neredeyse yok denecek kadar az. Özellikle daha derin işlenmesi gereken bir hikâyede bu büyük bir eksik. Örneğin Charlie karakterinin mesleğini öğreniyoruz ama bunun hikâyeye hiçbir katkısı yok. Neden verildiği tamamen muamma.
Kötü kadın karakter ise başlı başına bir soru işareti. Bu kadar korkunç eylemler yapan birinin geçmişine ya da motivasyonuna dair neredeyse hiçbir şey verilmiyor. Bu da karakteri güçlü kılmak yerine yüzeysel bırakıyor.
Korkunç desen korkunç değil, gerilimli desen gerilimli değil. Hikâye vasat. Oradan buradan toplanmış fikirlerle adeta bir çorba yapılmış. Müzikler de beklenen etkiyi yaratmıyor. Filmde gerçekten öne çıkan tek şey ses. Ses tasarımı başarılıydı, hakkını vermek lazım.
Bana kalırsa film gereksiz yere uzatılmış. Yaklaşık iki saatlik süresi, anlatılan hikâyeyi taşımıyor. Bu hikâye rahatlıkla bir buçuk saatte, çok daha derli toplu bir şekilde anlatılabilirdi. Çünkü bu kadar uzun tutacak bir derinliğe sahip değil.
Filmde en rahatsız edici unsur ise şiddetin kullanımı. Özellikle çocuklar üzerinden ilerleyen sahneler gereksiz derecede fazla ve rahatsız edici. Bazı sahnelerde gösterilmemesi gereken detayların açıkça verilmesi, filmi korkutucu olmaktan çıkarıp itici hale getiriyor.
Tüm bu olumsuzluklara rağmen final sahnesinde en azından tatmin edici bir kapanış bekliyordum. Ama ne yazık ki film, yarıda kesilmiş hissi veren bir sonla bitiyor.
Sonuç olarak; bolca kan, vahşet ve tekrar eden sahnelerle dolu, tek mekân hissinden çıkamayan bir yapım izledik. Eğer akıcı, anlamlı ve gerilim odaklı bir korku filmi arıyorsanız kesinlikle uzak durmanız gereken bir film.
Bu puanı da yalnızca sinematografisi için veriyorum. Görsel anlamda yer yer başarılı anlar yakalasa da akıcılık konusunda vasatın bile altına düşüyor.
Bu, iki yıldan fazla bir süredir dolandırıcıların defalarca paramı çalmasına rağmen sonunda Yeni Dünya Düzeni'ne (İlluminati'ye) nasıl katıldığıma dair tanıklığımdır. Uzun zamandır İlluminati'ye katılmaya çalışıyordum, ancak dolandırıcılar paramı çalmaya devam etti, ta ki bu yılın başlarında Lord Felix ile çevrimiçi olarak tanışana kadar. Onunla iletişime geçtim, durumumu anlattım ve bana kaydolmamı tavsiye etti. Süreci başlatmak için premium üyeliğin ücretini ödedim ve Yeni Dünya Düzeni'ne sanal olarak kabul edildim. Çevrimiçi kabul törenimden hemen sonra banka hesabıma ABD doları yatırıldı ve ayrıca aylık ABD doları kazanacağım. Çok mutluyum! Lord Felix'in mükemmel çalışmalarını herkese anlatacağıma söz veriyorum. Eğer bugün İlluminati'nin Yeni Dünya Düzeni'ne katılmakla ilgileniyorsanız, dolandırıcıların size yardımcı olma bahanesiyle paranızı çalmasına izin vermek yerine, hemen Lord Felix ile iletişime geçin. Lord Felix ile illuminatiofficial565@ adresinden e-posta yoluyla veya +44 7353 027456 numaralı WhatsApp hattından iletişime geçebilirsiniz.
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.