Film, anne ve babasını kaybetmiş genç bir kız olan Sevgi’nin, uzaktan akrabası Ahmet Kılıçoğlu’nun yanına sığınmak üzere geldiği Yıldız Tepe adlı kasabada yaşadıklarını konu alır. Sevgi, kendisini karşılayacak kimseyi bulamadığı bu ıssız tepeye vardığında, içten içe çürümekte olan, sırlarla çevrili bir aileyle yüz yüze gelir. Kasabalıların “uğursuz” dediği Yıldız Tepe’de yaşayan Kılıçoğlu ailesi, geçmişte yaşanan büyük bir trajedinin ağırlığı altında dağılmanın eşiğindedir. Ailenin merkezinde, görme yetisini kaybetmiş olmasına rağmen güçlü sezgileriyle herkesi bir arada tutmaya çalışan Büyükanne vardır. Tek umudu, Sevgi ile ailenin içine kapanmış oğlu Murat arasında doğabilecek bir bağdır. Ancak Murat ile Sevgi arasındaki ilk duygu nefrettir; bu nefretin zamanla başka bir anlama dönüşüp dönüşmeyeceği belirsizdir. Ailenin karanlık geçmişi, yıllar önce yaşanan yasak bir aşk ve bunun sonucunda idam edilen Osman Kılıçoğlu’nun trajik ölümüyle şekillenmiştir. Bu olay yalnızca aileyi değil, Yıldız Tepe’yi de bir mezarlığa dönüştürmüştür. Sevgi, başlangıçta bu dünyanın yalnızca bir seyircisiyken, zamanla istemeden bu büyük sırrın ve çöküşün parçası hâline gelir.