Film, babası bakkal olan Hüsnü’nün, eve alınan televizyona olan aşırı bağımlılığı ve ekranda gördüğü her şeyi gerçek hayata yansıtması etrafında şekillenir. Hüsnü, dizilerden, reklamlardan ve haberlerden etkilenerek günlük yaşamını ekranın taklidine dönüştürür; bu durum onu absürt ve komik olayların içine sürükler. Film, Hüsnü’nün bu takıntısını işlerken, 1980’ler Türkiye’sinde televizyonun sosyal yaşama girişini, insanların tüketim alışkanlıklarını ve kültürel değişimleri hicivli bir dille yansıtır. Böylece hem karakterin kişisel komedisi hem de dönemin toplumsal eleştirisi bir arada sunulur.