Film, zenginlikten yoksulluğa savrulan bir adamın, gururu ve baba sevgisi arasında verdiği mücadeleyi anlatan sarsıcı bir dramdır. Fabrikatör Kenan, en yakın dostu ve ortağı tarafından dolandırılır; ardından eşi de onu terk ederek bu kişiyle birlikte gider. Bu ihanet, Kenan’ın hayatındaki en büyük kırılma noktası olur. Her şeyini kaybeden Kenan, oğlu Ömercik ile birlikte lüks bir yaşamdan derin bir yoksulluğa düşer. Ancak bu çöküş içinde onu hayata bağlayan tek şey, oğluna duyduğu sevgidir. Baba-oğul arasındaki güçlü bağ, yaşadıkları tüm zorluklara rağmen ayakta kalmalarını sağlar. Kenan, geçmişteki onurlu yaşamını hatırlarken, içinde bulunduğu sefalet karşısında gururunu korumaya çalışır. Yaşadığı içsel çöküş ve çaresizlik, özellikle yalnızlık ve alkolle yüzleştiği anlarda daha da belirginleşir. Film, bir yükseliş hikâyesinden çok, kaybedişin, ihanetin ve hayal kırıklığının derinleştiği trajik bir insan hikâyesi olarak öne çıkar.