Film, bir akıl hastanesinden kaçan bir adamın hayatta kalma mücadelesiyle başlar. Kaçışının ardından yolu, yalnız yaşayan genç bir kadınla kesişir. Kadın, çevresindeki tehlikelere rağmen ona yardım eder ve evine alır. Zamanla aynı evde yaşayan bu iki yabancı arasında güçlü bir duygusal bağ oluşur. Paylaştıkları yalnızlık ve korunma ihtiyacı, aralarında beklenmedik bir yakınlığa ve imkânsız bir aşka dönüşür. Ancak bu ilişki, hem adamın ruhsal durumu hem de geçmişinden gelen izlerle sürekli tehdit altındadır. Dış dünyanın baskısı arttıkça, çiftin kurduğu bu kapalı ve güvenli alan da kırılgan hale gelir. Toplumun normları, geçmişin karanlığı ve gerçeklerin ortaya çıkma ihtimali, ilişkilerini giderek daha zor bir noktaya sürükler. Film, sevgi ile akıl sağlığı arasındaki ince çizgide yürüyen iki insanın dramatik hikâyesini anlatır.