Kore’deki eski bir Budist mabedinde bulunan, gözleri büyük yakutlarla süslü kutsal bir heykel zamanla efsaneleşir. Uğursuzluk getirdiğine inanılan bu yakutlar yüzyıllar içinde el değiştirerek günümüze kadar ulaşır ve sonunda bir kedi heykelinin gözlerine yerleştirilir. “Yakut gözlü kedi” olarak anılan bu eser, dünyanın dört bir yanından maceraperestlerin ilgisini çeker. Türkiye’den de iki kişi bu gizemli taşların peşine düşer. Ancak yakutların laneti sürmektedir; onları bulan Abdülrezzak Bey kısa süre sonra esrarengiz bir cinayete kurban gider. Olayın büyümesi üzerine yerli Bond olarak anılan Murat Davman devreye girer. Polis soruşturması devam ederken Davman, kendi yöntemleriyle ipuçlarını takip eder ve gazeteci kimliğiyle de olaya dahil olur. Katillerin izini sürerken hem uluslararası bir suç ağıyla hem de yakutların taşıdığı gizemli tehlikeyle karşı karşıya kalır. Film, Murat Davman’ın tehlikeli takipler, gerilimli karşılaşmalar ve çözülmesi zor sırlar arasında yürüttüğü mücadeleyle, hem polisiye hem de aksiyon unsurları içeren bir macera olarak ilerler.