Filmde, Milli Mücadele döneminde İstanbul’daki cephaneliklerden çalınan silahların Ankara’ya ulaştırılması için gizli bir görev verilir. Yüzbaşı Nazmi, bu silahları Adapazarı üzerinden güvenli bir şekilde taşımakla görevlendirilir ve yanında bölgeyi iyi bilen bir grup insanla zorlu bir yolculuğa çıkar. Ancak yolculuk daha başından itibaren büyük tehlikelerle doludur çünkü işgal kuvvetleri ve saray yanlısı casuslar her yeri kontrol etmektedir. Grubun içinde bulunan İdris Bey ise aslında düşman tarafına çalışan bir casustur ve yol boyunca sürekli bilgi sızdırarak pusular kurulmasına neden olur. Bu ihanet yüzünden yolculuk giderek daha kanlı ve tehlikeli bir hale gelir. Köylerde ve ormanlık bölgelerde yaşanan çatışmalarda grup ağır kayıplar verir, her durak bir mücadeleye dönüşür. Tüm bu zorluklara rağmen Yüzbaşı Nazmi, hem düşmanla hem de içerideki ihanetle mücadele etmeye devam eder. Film, Nazmi ile İdris Bey arasında yaşanan büyük yüzleşme ile doruğa ulaşır. Sonunda tüm engellere rağmen silahlar Ankara’ya ulaştırılır ve görev başarıyla tamamlanır. Hikâye, bu zorlu yolculuk üzerinden Milli Mücadele’nin fedakârlık ve iç çatışma dolu yönünü anlatır.