Hesabım
    King of Comedy, The
    Ortalama puan
    4,0
    77 Puanlama
    King of Comedy, The hakkında görüşlerin ?

    22 Kullanıcı yorumları

    5
    5 Eleştiri
    4
    12 Eleştiri
    3
    2 Eleştiri
    2
    3 Eleştiri
    1
    0 Eleştiri
    0
    0 Eleştiri
    JeanClaudeVanDamme
    JeanClaudeVanDamme

    Takip Et! Takipçi 1.209 Eleştirisini Oku

    4,5
    25 Eylül 2012 tarihinde eklendi
    Scorsese'nin kıyıda köşede kalmış başyapıtı.Bu sefer eleştiri oklarını eğlence dünyasına çevirmiş büyük usta.Hem traji-komik,hem de bir o kadar düşündürücü.Robert De Niro için bir söylemeye gerek duymuyorum,zira seçeceğim kelimelerle tarif edememekten korkuyorum.
    ozzy-badd
    ozzy-badd

    Takip Et! Takipçi 831 Eleştirisini Oku

    4,5
    26 Aralık 2010 tarihinde eklendi
    Komedyen olmayı takıntı haline getirmiş bir adamın Traji-komik hikayesi . Show dünyası üzerine göndermeleri bol olan harika bir yapım .
    Robert De Niro da bana kalırsa kariyerinin en iyi 3 performansından birini sergilemiş :) . mimikleri , konuşması , hareketleri , karakteriyle bütünleşmesi vs. usta işi bi performans .
    Sağlam bir Scorsese filmi . İzlenmesini şiddetle öneririm .
    10/9 .
    kuzularynsessizli-i
    kuzularynsessizli-i

    Takip Et! Takipçi 804 Eleştirisini Oku

    5,0
    29 Ekim 2009 tarihinde eklendi
    Mükemmel bir film olmuş. Robert De Niro nun tüm oyunculuk yeteneklerini sergilediği muazzam bir eser. Martin Scorsese-Robert De Niro işbirliğinin en güzel meyvelerinden biri...
    Esteban-2
    Esteban-2

    Takip Et! Takipçi 214 Eleştirisini Oku

    5,0
    15 Eylül 2010 tarihinde eklendi
    'Bütün eski iyi filmlerin günümüzde sorgusuz takdir görmesine karşıyım.'Demiş ve filmin kötü olduğunu iddia etmiş arkadaşın biri.Ki bu alıntıladığım bölüme katılıyorum ,oysa Beyazperde filmi anlatırken'Kimilerine göre 'kayıp' bir başyapıt olan The King of Comedy de, gerçekten bu filmlerden birisi.' diye tanımlamış. Bu bence filmi yeterince özetliyor. Ben de 10 üzerinden 10 verdim. Hem de elim bu puanı vermeye giderken aklım 'acaba fazla mı verdim ' diye şüpheye düşmeden.Bence başyapıt...
    emreavcar
    emreavcar

    Takip Et! Takipçi 672 Eleştirisini Oku

    2,5
    4 Haziran 2005 tarihinde eklendi
    ...8 kez birlikte calismis olan Scorsese- De Niro beraberliginin benim icin en zayif halkasi "The King of Comedy". Kendisindeki cevhere fazlasiyla inanan ve bir komedyen olma yolunda unlu komedi yildizi Jerry Langford'tan yardim isteyen Rupert Pupkin, fazlaca diretmesine ragmen istedigini alamayinca kendi yontemlerini uygulamaya baslar...De Niro'nu en iyi performanslarini ardi ardina verdigi yillarda cekildigi dusunulurse burada fazlasiyla siradan kaldigini, Jerry Lewis'in ise hic olmadigi kadar ciddi oldugunu soyleyebiliriz. Duz bir yapida ilerleyen (bir tek arada gercek olup olmadigi o an anlayamadigimiz, sonrasindaki planlarda Pupkin'in kafasinda kurdugunu anladigimiz Langford- Pupkin yakinlasmalari) ve Scorsese'nin finaline dek seyircisine pek birsey veremedigi, ustanin etkileyici olmaktan uzak ender yapimlarindan birisi. Buyuk beklentilere girmeden izlemenizi tavsiye ederim...(5/10)
    sari_23
    sari_23

    Takip Et! Takipçi 174 Eleştirisini Oku

    4,0
    31 Aralık 2005 tarihinde eklendi
    robert de niro ya doyamadım ben bu filmde iananılmaz bir performans.hep ağır başlı,kendinden emin,sakin görmeye alışmıştım ben bu filmi izleyene kadar robert babayı.ama bu filmde yerinde çaresiz bir adamı çok iyi yansıtıyor ve onu sadece ağır italyan rollerine yakıştıranlara da çok iyi cevap veriyor(ayrıca de niro’nun ’new york new york’ filmini de izlemenizi şiddetle tavsiye ederim).
    erdemmarasli
    erdemmarasli

    Takip Et! Takipçi 130 Eleştirisini Oku

    4,0
    16 Ocak 2009 tarihinde eklendi
    Sorsese usta ne karakteri sunarsa sunsun De Niro altından hakkıyla kalkmasını becerebilmiştir. Günümüzde onun yerini Caprio aldı. Neden peki? Elbette Caprioda De Niro kadar başarılı. Özellikle Leonun gençlik filmlerini izlemiş olanlar ne dediğimi iyi anlayacaktır. Yine Scorsese-Robert De Niro işbirliği ve yine tadından yenilmeyen :) bir başyapıt.
    Ramazan Guven
    Ramazan Guven

    Takip Et! Takipçi 94 Eleştirisini Oku

    4,0
    27 Temmuz 2008 tarihinde eklendi
    tanrının sinemaya hediyesi robert de niro, ustalığını komedi alanında da konuşturuyor...sınır tanımayan bir yeteneğe sahip...scorsese ilk dönem başyapıtlarından birini ortaya çıkarmış...usta yönetmen, amerikan show dünyasını daha yakından görme fırsatı veriyor...
    ilkerekleme
    ilkerekleme

    Takip Et! Takipçi 413 Eleştirisini Oku

    5,0
    2 Haziran 2005 tarihinde eklendi
    film yeri geldiğinde anlatım bazında durgunlaşsada büyük bir final sınavı yerine izlenebilecek nitelikteydi...çünkü özellikle burada da Robert De Niro her türlü rolün adamı olduğunu vede her türlü rolüde en mükemmel biçimde oynayabildiğini göstermekte...özellikle Rupert Pupkin karakteri mükemmel işlenilmiş,hiç bir şekilde isteklerinden vazgeçmiyor vede zeki bir sonla filmin sonunda emeline ulaşabiliyor...dediğim gibi yine Scorsese'nin özellikle ortam yaratma vede karakterleri derinlemesine işlemesindeki ustalığı bu filmde de var...ama filmin bonusu De Niro vede bana kalırsa tam puanı hakeden oyunculuğu,mimikleri, konuşması...bu arada kostümlerde çok iyi...tam olarak komedi olmasada bence azimle her iş olur demeye getiren bi filmdir..bulursanız seyredin derim....
    cemol
    cemol

    Takip Et! Takipçi 126 Eleştirisini Oku

    4,5
    1 Haziran 2005 tarihinde eklendi
    De Niro’yu bir de bu filmde izleyin,mükemmel bir performans.Oyunculuğunun, yeteneklerinin tek olduğunu birkez daha ispatlıyor. Scorsese komedinin içine inceden biraz dram harmanlamış ve çok güzel bir film olmuş.
    fragilegirl
    fragilegirl

    Takip Et! Takipçi 217 Eleştirisini Oku

    5,0
    26 Aralık 2005 tarihinde eklendi
    çokk eğlenceli bir film :) robert de niro rolünde gayet başarılı her zamanki gibi.bir komedyen olmaya çalışan,hayatta amacı olan bir insanın amaçlarına ulaşma çabasını anlatan hoş bir film.aynı zamanda filmi bu yönüyle duygusal buldum.amacına ulaşabilmek için hapse girmeyi bile göze alması biraz duygusaldı.
    Turgay Buğdacigil
    Turgay Buğdacigil

    Takip Et! Takipçi 1.325 Eleştirisini Oku

    3,5
    17 Mayıs 2021 tarihinde eklendi
    Şöhrete tapınma ve Amerikan medya kültürü konulu hikâyesi Paul D. Zimmerman tarafından yazılan “The King of Comedy”, yönetmen koltuğunda büyük sinema ustası Martin Scorsese’nin oturduğu oldukça çarpıcı bir drama…

    Alakasız bir biçimde 18 Aralık 1982’de ilk önce İzlanda’da vizyona giren ve Amerikalı izleyici ile ancak iki ay sonra (o da sınırlı salon gösterimiyle) 18 Şubat 1983 tarihinde buluşan filmin, 7.8/10 (92.475 oy) ve 4.1/5 (25.000 üzeri oy) olan IMDB ve Rotten Tomatoes izleyici puanı ortalamalarıyla 8.4/10 (62 yorum) ve 73/100 (13 yorum) olan Rotten Tomatoes ve Metacritic yorum ortalamaları, iddialı bir filmle karşı karşıya olduğumuzu söylüyor gibi…

    Ama biz yine de 20 milyon dolarlık bir bütçeyle çekilen ve 2,5 milyon dolarlık bir hasılat rakamı ile de gişeye çakılan bu filmi, her zamanki gibi önceliği oyuncu kadrosuna vermek suretiyle bizzat kendimiz mercek altına alarak inceleyecek ardından da puanlamaya çalışacağız…

    Bunun için de sırf; tamamen farklı türlerin temsilcileri olmalarına rağmen Ray Charles, David Sanborn, The Pretenders, Frank Sinatra, Talking Heads ve Van Morrison’ın kulakların pasını silen müzikleri için dahi izlenebilecek olan bu filmin ayrıntılı incelemesine geçmeden önce filme ilişkin ilk tespitimizi, sonrasında da naçizane ilk önerimizi paylaşalım istiyoruz…

    Bu bağlamda da işe; karşımızdakinin, “bir gecelik kral olmak” sosyolojik tespitini, Scorsese’nin “dark comedy / kara mizahın” bütün ögelerine yer verdiği alaycı bir dille anlattığı sıra dışı bir film olduğunu söyleyerek başlayabiliriz…

    Aslında filmin hikâyesindeki ana fikir, Andy Warhol’un 1960’lardaki o herkesçe bilinen ve günümüzde de geçerli olan, “In the future everybody will be world famous for fifteen minutes / Gelecekte herkes on beş dakikalığına dünyaca ünlü olacak” kehanetinden çok da farklı bir şey değil…

    Zira Robert De Niro’nun canlandırdığı Rupert Pupkin karakterinin bütün çabası da hiç değilse bir geceliğine de olsa “komedinin yeni kralı” olarak Jerry Langford’un (Jerry Lewis) TV şovunda yer alabilmek ve bunun içinde akla hayale gelmedik her yolu denemek…

    Yani bu da demek oluyor ki, aradan geçen bunca zamana rağmen bu muhteşem filmi halen izlememiş ve yorumumuz sonrasında meraka kapılarak izlemeye karar verecek olanları 109 dakikalık oldukça renkli ve hareketli bir sinema şöleni bekliyor…

    Elbette filmi bir şölen haline getiren şeyler hikâye ve Scorsese’nin bu hikâyeyi kara mizahla bezediği işleme tarzı ile sınırlı değil…

    Scorsese’ye göre, “Fantezinin gerçeklikten daha gerçek” göründüğü bu filmde, oyunculuk performansının hasını sergileyen Robert De Niro ile Jerry Lewis’in şovları da oldukça büyük bir öneme sahip…

    Üstelik her iki oyuncu da kendilerine dair sinemada yaratılmış olan tipolojilerin tam tersine sahip karakterleri canlandırırlarken…

    Nasıl mı?

    Şöyle ki, her zamanki gibi “bütün sululukları” yine Jerry Lewis’in yapması beklenirken, bu filmde o görevi bizzat Robert De Niro üstlenmiş…

    Jerry Lewis ise yıllardır her akşam aynı stand – up komedyenini canlandırmaktan sıkılan ve hayatından bezmiş olan yalnız bir TV yıldızını oynamış…

    Fakat bunu yaparlarken her ikisi de izleyicide “Bu iş de bir terslik var” duygusuna neden olmamışlar…

    Hatta eminiz De Niro ve Lewis’i daha öncesinden tanımayanlar bırakın herhangi bir tersliği hiçbir şey hissetmemişlerdir de…

    Ki zaten, işin içinde Martin Scorsese, Robert De Niro ve Jerry Lewis gibi isimler varken öyle de olmalıydı…

    Belki, yine klasik bir laf olacak ama diğer yorumlarımızda olduğu gibi yaptığımız açıklamalar sonrasında meraka kapılarak filmi izlemeye karar vereceklerin ağzının tadını kaçırmış olmamak adına “spoiler vermeden” yazılmayanları yazmaya, anlatılmayanları anlatmaya, söylenilmeyenleri söylemeye çalıştığımız bu satırlar filme ilişkin ilk tespitimiz olsun…

    İlk önerimize gelince:

    O hakkımızı da bu kez; nitelikli film izlemeyi alışkanlık haline getirmiş olan sinemasever dostlarımıza, “Hollywood stüdyolarının Marvel evrenine sıkışıp kaldığı günümüzde Amerikan sinemasının Martin Scorsese gibi yaşayan çınarlarının filmlerini de izleme listelerinizden eksik etmeyin” diye seslenerek kullanmak isteriz…

    Sonuç olarak, kendi değerlendirme sistemimiz içinde “İyi” kategorisine dâhil ederek puan olarak 3,5 verdiğimiz bu film için önerimiz de eğer halen izlemediyseniz bu arşivlik Scorsese filmine “mutlaka bir şans da siz verin” şeklinde olacak…

    Keyifli seyirler…

    Son bir not:
    Tek kanallı siyah – beyaz TRT Televizyonu yıllarının efsane “Charlie's Angels / Çarli’nin Melekleri” (1976–1981) dizisinin, diziden ayrılan Sabrina Duncan (Kate Jackson) karakterinin yerine diziye dâhil olan yeni melek Tiffany Welles’ı canlandıran Shelley Hack’i bu filmde, Jerry Langford’un asistanı Cathy Long olarak “aynı tazelikte” yeniden görmenin hoş bir sürpriz olduğunu o günlerden bugünlere uzanabilenlere anımsatmak istedik…
    miroozkan87
    miroozkan87

    Takip Et! Takipçi 254 Eleştirisini Oku

    4,0
    2 Şubat 2006 tarihinde eklendi
    martin scorsese vede robert de niro 'nın yine beraber yarattıkları bir film bu ikiliyi her zaman yan yana çalıştığını görmek sonucun da harika olacağını tahmin ettiriyor zaten , duygusal dramlığı değilde yapısal dramlığı ela almış bir film gayet hoş vakit geçirip kendimden geçtiğim zamanların cok olduğu bir film...alkışlarrrr
    acungio
    acungio

    Takip Et! Takipçi 108 Eleştirisini Oku

    4,5
    1 Ağustos 2006 tarihinde eklendi
    Film bir DE Niro klasiği...Mükemmelll demekten başka bir şey söyleyemeyeceğim benim favori filmlerim arasında çoktan yerini bulmuş bir film...
    izlemeyen herkese şiddetle önerilir...!!!!
    ahmet-ertan
    ahmet-ertan

    Takip Et! Takipçi 152 Eleştirisini Oku

    3,5
    1 Aralık 2007 tarihinde eklendi
    Filmi maalesef daha yeni izleme imkanım oldu.Gerçekten söylendiği kadar varmış.Tam bir başyapıt.Bu adam gerçekten her rolü kusursuz oynuyor.
    Daha Fazlasını Göster
    • En son Beyazperde eleştirileri
    • En İyi Filmler
    • Basın Puanlarına Göre En İyi Filmler
    Back to Top