Ana senaryonun nispeten iyi olduğunu, ama film ilerlerken konuşmaların inanılmaz BOŞ olduğunu söylebiliriz,
Bazı arkadaşlar sahneler unutulmuyor demiş,Evet, Sahneler akılda kalıyor ancak yok öldürmeden önce dua etmiş, yok rujlu dudaklarıyla hayir demiş, bunlari hatirlasan nolur hatirlamasan nolur.
Burdan itibaren Spoiler içerir dikkat! Yarım saat ayak masajından bahsediyorlar,sonra butch a sevgilisi kahvaltıda böğürtlenli bişeyler yiceğini söylüyor rahat 15dk sürüyor.Bunlara bakıp aklımda kaldı diyorsanız, daha yararlı şeyleri aklınızda tutmanızı öneririm
Tekdüze ve tümevarımla ilerleyen filmlerden sıkıldıysanız sığınacağınız liman Pulp Fiction olmalı. 3 durumun birbirine geçmiş olay akışıyla sunulması merakı daha da artırıyor. Oyuncuların doğaçlamaları ve basit durumlar üzerine muhabbetleri de ayrı keyif.
bence quentin tarantinonun en iyilerinin arasında yer alıyor Pulp Fiction ve yaklaşık 2.5 saat sürmesine karşın, sıkılmadan izleyebiliyorsunuz. mutlaka izleyin derim ben.
İlk çıktığında seyretmiştim. BlueRay ini alınca tekrar detaylarıyla seyrettim. Gerçekten çok başarılı. Uma Thurmanın trip halleri gerçekten olağanüstü. Bu arada çantadakinin ne olduğunu biliyorum. Marsellus Wallaceın ensesindeki yara bantıyla alakalı :)
Ya anlamıyorum cidden, böyle kült olmuş filmleri bile eleştirebiliyoruz ya sinemadan anlamayanlar insanlar oldukça içimizde bizim türk sineması daha çok murolar recep ivedikler çeker.
filmin müziği zaten film hakkında bilgi veriyor, bu müziği nerde duysanız içinizde bir kıpırdama hareketlenme olur...butch, pumkin ve vincent-jules, marsellus-patronları-için bir çanta uğranu kanlı ve olaylı bir şekilde buluşması...filmin oyuncularına söylenecek laf yok zaten, quentin de yönetince iş bitiyor..mutlaka izlenmesi gereken bir film...
Yorum yazan diğer arkadaşların da belirttiği gibi bu filmi kimse Tarantino yapmış diye beğenmez; ama Tarantinoyu çoğu kimse Pulp Fictionı yapmış diye beğenir; önce burada anlaşalım. Filmin niteliği ve sinema değerine gelince, bu durum sinemaya nasıl baktığınızla doğrudan doğruya alakalı; eğer sizin için sinema içinden illaki ulvi veya hissi büyük şeyler çıkaracağınız bir araçsa sanat yönünü ikinci plana atmışsınız demektir; yok sizin için sinema amaçsa ve sanatsa, anlaşacağız demektir. Başarılı sanat eserleri, harika parçalardan oluşmuş harika bütünlerdir.Bir resmin renkler, bir romanın cümlelerden oluşması gibi.Sinema da sahnelerden oluşan bir sanattır.Bir kitabı çok sevdiyseniz, cümleler aklınıza kazınır, alıntılar yaparsınız; bir filmi çok beğendiyseniz eğer aklınıza kazınan sahnelerdir. Pulp Fiction bu konuda bir şahaser. Hiçbir sahnesini unutmak mümkün değil. Bayağılığı ve sırandanlığı öylesine hazmetmiş ki, sinemada orjinal ve sıradışı bir tarz oluşturmuş. Mianın kırmızı rujlu dudaklarıyla mikrofona konuştuğu sahneden, Piercingli kızın piercinglerini anlattığı sahneye, JulesUn tetikten önceki dua sahnesinden, twist sahnesine, Vincentin uçma sahnesinden, Butchun kaçma sahnesine her karesi insana ayrı bir zevk veren, kendine özgü, takıntısız, bağımsız ve kült olan bir film bu film. Yine de zevkler öznel ve değişken; elbette herkes sevmek zorunda değil. Ama genel olarak iyi filmlerde haz varsa, bu filmde dahası var.
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.