Amerikan toplumunun suç bataklığındaki insanlarının, Marsellus Wallace’un tetikçileri Jules ve Vincent Vega, karısı Mia, yenilmesi karşılığında para verdiği boksör Butch, esrar satıcısı Lance, vücudunun onsekiz yerinde pearcing bulunan (her kulağında beş tane, sol meme ucunda bir tane, sağ burun deliğinde bir tane, sol kaşında bir tane, bir tane göbeğinde, bir tane dudağında, bir tane klitorisinde, dilinde bir çivi), Vincent Vega'nın diline neden bir çivi çaktırdığını sorduğunda, penise yardımcı olduğunu söyleyen Jody, hepsi birbirinden aciz bu kişileri Tarantino'nun ustaca kurgusu, mizah anlayışı içerisinde izler ve kavranması bir hayli güç üç filmi birleştiririz.Şiddetle dolu filmin Tarantino zekasıyla eleştirildiği, kendine has tavrıyla başarıyla kotarılan filmi görmek büyük bir mutluluk.
tarantino sineması'nda bilerek basitleştirme ve uyduruklaştırma (kötü anlamda değil)* öğelerinin taşıdığı önemi göz önünde bulundurursak, aslında filmde çantanın içindeki şeyin, mia'nın "bu kadar tutucu olma" anlamında havaya eliyle çizdiği dikdörtgenin, ya da marcellus'un ensesindeki yara bandının (tarantino ve filmleriyle ilgili okuduğum bir kitapta yara bandının filmle hiçbir alakasının olmadığı, marcellus'u oynayan aktör ving rhames'in geçirdiği ufak bir kaza sonucu açılan yaraya onu yapıştırdığı yazmakta), filmin basitlik, başka bir deyişle "pulp"'lık düzeyini arttırması dışında hiçbir önemi olmadığını görebiliriz. filmdeki bu tarz ufak detaylara bazı tarantino hayranları çok kafa yorar ve "abi çantada marcellus'un ruhu var, yara bandının sebebi de ruhun marcellus'un ensesinden çıkmasından dolayıymış" gibi uydurma yorumlar yaparlar, çünkü filmin bu ufak detayları filmi birkaç kez izleyen birisi için son derece ilgi çekici görünmektedir ve bu detaylar üzerine kafa yormak artık o filmden zevk almanın başka bir yolu haline gelmiştir. diğer deyişle, bu ince ve hakkında düşünülmesi zevkli olan detaylar, "pulp fiction deneyimi"'nin bir parçası olmuştur artık
özetle boş(pulp) muhabbetlerin içi ancak bu kadar güzel doldurulurdu(fiction)
Açıkçası Tarntino’yu ve filmlerini sevmem.ncak bu filmin yeri ayrı.Bir kere konu çok güzel.Film oldukç keyifli gidiyor.Oyuncu kadrosu mükemmel.Asıl harika olan filmin diyalogları.Baştan sona komplike bire film..Tarantino sevmeyenlere şiddetle önerilir :)
Tarantino’nun öncelikli hedefi,İtalyan korku üstadı Mario Bava’nın üç farklı korku hikayesi anlatan 'I Tre Volti Della Paura'da (1963) yaptığını suç filmlerine uygulamaktı.Yani bir suç filmleri antolojisi yapmaktı.Türün tüm klişelerini alıp,onlara yeni değerlewr biçip,aynı veya kesişen karakterlerin farklı zamanlardaki hikayelerini tersyüz edilmiş bir kurgu ile anlatıp,fast-food üzerine geyiklere dakikalarca yer ayırmaktı ki yaptıda...Daha önce kimse böyle bir film seyretmemişti ve bir daha hiçbir şey eskisi gibi olmadı.Yıllarca barlarda Dick Dale’in 'Misirlou' sunun çalmasıda cabası...
Reservoirr Dogs’tan sonra Tarantino’yu büyük kitlelere tanıtan filmi.Hayatlarında biraz haraket katmak isteyen birbirlerini seven genç bire çift,işlerinde uzman iki gansgster; Jules ve Vincent herzamanki işlerinde olan patronlarını dolandıran bir grup genci öldürmek üzere işe koyulurlar. Jules’in iş başındayken başına gelen bir olayı ilahi bir olaya olarak değerlendirmesi ve hayatını değiştirmesi, Vincent’in ise patronun güzel ve genç karısına bakıcılık yapmakla görevlendirilir. Kariyerini son maçlarına çıkan Butch ise ünvan maçında aldığı para karşılığında şike yapmayarak şehirden kaçar. Jules’in incilden bir kuple okuyarak ahlak dersi vermeye çalışması, filmin ortasında Tarantinonun konuk oyuncu olarak ortaya çıkması ve unutulmaz dans sahnesi...Mükemmel oyuncu kadrosu ve Tarantino devasının bir araya gelmesi bize hiçbir zaman izlemekten bıkmayacağımız bir klasik..
Bu filmdeki diyalogları çok beğendim. Düşündürücü bi film, bütün klişeli yıkan bi film. Kesinilikle filmi izlerken beklenenin tersi gerçekleşiyor. Herkes izlemeli..
tek kelimeyle baş yapıt,tarantino o bir dahi.işte tütk sineması bölgesel yada yerel dramalardan,melodramlardan kurtulup,birazcık tarantino kurgusunu ve espiri anlayışını kavramalı.
Müzikleri konusu diyologları kısaca herşeyiyle süper bi filmdi! ama aklıma bi kaç şey takıldı , Marcellusun ensesindeki yara bandının anlamı nedir? ve çantanın içinde ne vardı ???
Tarantino, senaryosu ve yönetmenliğiyle bu filmden daha iyisini yapamazdı heralde. Muhteşem ötesi bir başyapıt. Çok pskipot bir film. Başka söze gerek yok. Verdiğim puanı sonuna kadar hakediyor. Bundan emin olabilirsiniz. 10/10
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.