Bence 2005 yılında yapılmış en iyi Türk filmi.Kurgusu,diyalogları ve filmin o gerçekçi sessizliği bence çok başarılıydı.Zaten Cannes’a giderekte kendini kanıtladı..
Filmlere kolay kolay kötü demem. sonuçta bir emek harcanır hepsine.. ama hiçbir filmde bu kadar sıkıldığımı da hatırlamıyorum. Ödül almış başarılı bir yönetmen olması bu filmi hiç de iyi kılmıyor.. konu desen belli değil, sonuç belirsiz, oyunculuk basit. Hangi yönden beğenilip ödül almış pek anlayamadım. sanat buysa ben sanattan anlamıyorum demek ki.
film ikili ilişkilerdeki iletişim problemlerini anlatmasındaki gerçekçiliğinden dolayı çok iyiydi.bir erkekle kadının ne kadar farklı bakış açıları olduğunu bir kez daha açığa vuruyor.oyunculuklar kötüydü ancak sade bir konu çok güzel işlenmişti.nuri bilge ceylan yönetmenliğini bir kez daha konuşturmuş.film izlenmeye değer.özellikle erkekler izlemeli.
Ben post-modernizm ve minimal ögelerib işlendiği filmleri gercekten beğenerek izlerim. Zeki Demirkubuz bunun çok ama çok başarılı örneklerinden birisi. Ama NBC, gerçekten vasataın daha da altında bir yönetmen ve ne yazıkki ülkemizde sosyallik ve entelektüel bakış adı altında ne yaptığını dahi bilmeyen; "sıkıcıysa, herhangi bir temadan uzaksa, kalitelidir" anlayışını benimseyen toplumumuzda kendisini gerçekten sanat eleştirmeni zanneden ve halbuki kendi iç dünyasının çıplaklığında bu filmin konusuyla örtüşen bir yapısı dahi olmayan insanlarımız olduğu sürece ülkemiz böyle filmlere hep maruz kalacaktır. Kore sinema endüstrisinin özentiliğinde ortaya karışık üslubuyla sunulmuş Nuri Bilge Ceylan' ın bütün filmleri bana göre sanat başlığı altında insanlara sunulan amatör kamera görüntüsünün 35 MM ye aktarılmış şeklidir. Son dileğim; Biz Türkler artık Nuri Bilge Ceylan filmleri ile Türk korku filmlerine gidip altından daha kıymetli o zamanımızı boşa harcamayalım.
nuri bilge nin en kötü filmiydi bencede..kendsi inanılmaz bir yönetmen fakat kötü bir oyuncu bence..filmde diyaloglar cok sacma ve amatörceydi..inanamadım bu senaryoyu nuri bilgenn yazdıgına..vasattı..5/10..
Nuri Bilge Ceylan'ı ilk olarak bu filmi ile izlemek oldukça kötü oldu kendi adıma.. Çünkü görüntü ve sese bu kadar önem veren ve bu kadar özenle işleyen bir yönetmenin, diyalog ve oyunculuklar açısından nasıl bu kadar aciz ve kötü olabildiğini hayretler içerisinde izledim. Filmden sonra bile uzun süre bu bir parodi miydi, birşeyler tiye mi alınmış diye düşündüm. Salonda benimle birlikte izleyen çoğu insan, neredeyse tüm diyaloglarda gülmeden duramadı. Ne yazık ki çok amatör ve başarısız buldum, Nuri Bilge Ceylan sanıyorum önceki filmlerindeki gibi konuşmasız çalışmalara geri dönmeli..
Nazan kesal'ın ve nuri bilge ceylanın avrupa standartları üzerinde bir sevişme performansı gösterdiği ama genelinden hiçbir şey anlamadığım bir zaman kaybı
iklimler dört dörtlük bi film.Nuri Bilge Ceylan yazan ve yönetenin yanısıra oynayan olarak da çok iyi ancak filmin kurgusu için aynı şeyi söyleyemem.Kadın erkek ilişkisinin bu yönden anlatılmasını çok beğendim, içinde herşey var sevgi,nefret,kıskançlık.Bir sürü tezat içiçe çok iyi harmanlanmış.İsa her ne kadar sevimli bi karakter olarak gözükmese de filmin sonunda çekip gidişi hala Bahar'ı sevdiğinin ve onu kendinden korumak istediğinin bi kanıtı.
Bir konu var; bu filme çekilecek. 90 dakikayı doldurmak için bin dereden su getirilerek alakasız sahneler çekilerek yapılan bir film bu. İki kişi ayrılmanın eşiğinde işte... Hatta ayrılıyorlar. Film bu kadar başka hiçbir şey yok.(5 Vakit bu filmine 5 çeker haberiniz olsun.)
Nuri Bilge Ceylan Tartovskynin üzerinde bıraktığı etkileri bu filmle beraber izleyiciyle paylaşıyor.Manzara odaklı uzun sekanslı çekimler ve ilginç ses kayıtlarıyla son derece minimalist bir yapım.Tek eksik olarak gördüğüm Ceylanın filminde kendisi oynamasıdır.Bir hemşehrisi olarak ayrıca Cannesda En İyi Yönetmen ödülünü alarak bizleri gururlandırdığı için kendisine teşekkür ediyorum.
Nuri Ceylandan bu kadar kötü bir film doğrusu beklemezdim,’Uzak’ filminin çok gerisinde kaldı bu film,görsel zenginlikten başka bişey yok,senaryo tam fiyasko! Nuri Ceylan kızmasın ama,kamera arkasında olmalı...Hem sonra kar olmasa yönetmen ne yapacak diye düşünüyorum,kar görüntüleri,yalnızlık,diyaloglardan uzak bir senaryo ile nereye kadar?Yönetmen son filminde müzik denilen olayıda rafa kaldırdı!Bir Bach veya chopin bu filme,o görsel zenginlikle bir anlam katabilirdi.
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.