En yararlı eleştirilerEn yenilerEn çok eleştiri yazmış üyelerEn çok takip edilen üyeler
Filtrele:
Hepsi
Turgay Buğdacigil
Takipçi
2.435 değerlendirmeler
Takip Et!
4,0
19 Nisan 2021 tarihinde eklendi
Senaryosunu da Upton Sinclair'in "Oil" (1927) isimli romanından uyarlayarak yazan Paul Thomas Anderson'ın yönetmen koltuğunda oturduğu "There Will Be Blood", destansı bir dönem draması olarak çıkıyor karşımıza...
Tek başına kendi arazisinde kazı yapmakta olan Daniel Plainview (Daniel Day-Lewis), 1898'de düşerek bacağını kırsa da petrolün ilk emarelerine rastlamıştır...
1902'de sıra, Coyoto Hills'deki o petrolü çıkartmaya gelmiştir...
Çıkartır da...
1911 yılı geldiğinde de oğlu H.W. (Dillon Freasier) ile beraber ülkedeki diğer petrol sahalarını gezerek insanlara, edindiği deneyim ve sahip olduğu ekipman ile petrol çıkartma vaatlerinde bulunur...
Derken Daniel, oğlu H.W. ve yanında çalıştırdığı Fletcher Hamilton (Ciarán Hinds) ile otururken, Paul Sunday (Paul Dano) ziyaretlerine gelerek 500 dolar (ve doğruysa artı 10 bin dolar) karşılığında Little Boston'daki petrol rezervlerinden bahseder...
Bu değerli bilginin ardından baba - oğul Plainview'ler bıldırcın avcısı kimliği ile Sunday ailesinin çiftliğine doğru yola koyulurlar...
Vardıklarının ertesi sabahı ava çıktıklarında, deprem çatlaklarından sızan petrolü kendi gözleriyle görürler...
Akşama da Daniel, Sunday ailesinin babası Abel'a (David Willis), 3.700 dolar karşılığında havasının oğlunun sağlığına iyi geleceğini düşündüğünü söylediği arazilerini satın alma önerisini götürür ve Paul'ün fanatizme varacak derecede dindar olan ikizi Eli'yın (Paul Dano) itirazına rağmen kelepir fiyatına kapatır...
Elbette torunu William (Colton Woodward) ile yaşayan Bandy'ninki (Hans Howes) hariç bölgedeki diğer arazileri de...
Çok istemesine rağmen Eli'ın kuyuyu kutsama konuşması yapması onaylanmazken, açılan ilk kuyuya Sunday ailesinin küçük kızı Mary'nin (Sydney McCallister) adı verilir...
Tabii böyle olunca da Eli'ya göre peş peşe gelen iş kazaları da kaçınılmazdır...
Dakika 65...
Hepsi bu kadar mı?
Olur mu hiç...
Para kazanma hırsı ile gözü dönmüş olan kapitalizm ve dini fanatizmin insan hayatında oynadıkları rolün, kendisine "En İyi Görüntü Yönetmeni" ödülünü kazandıran Robert Elswit'in kamerasından resmedildiği sürprizlerle dolu muhteşem bir 93 dakika daha bekliyor sizleri...
Önerimiz, eğer fırsat bulup da bugüne kadar izlemediyseniz Daniel Day-Lewis'in "En İyi Erkek Oyuncu" kategorisindeki, sinema dünyasının "üç büyükleri" olan Academy, Golden Globe ve BAFTA ödüllerinin tamamına el koyduğu bu filmi kaçırmamanız biçiminde olacak...
zaten ödülü de alan başrol daniel day-lewis kaliteli bir oyunculuk sergilemiş tamam,kabul ediyorum,aslında bence o sene jesse james rolündeki brad pitt çok daha şahaneydi ama neyse,en iyi aktör ödülünü almasını anlayabiliyorum ama gerçekten de gerekli bir film olmadığını düşünüyorum,zaman zaman sıkıyor sanki,izlenmese birşey kaybedilmez.
Daniel day lewis'in performansını ağzım açık izledim;karakteri oynamamış resmen içine girmiş.Günümüz dünyasına ve kapitalist sisteme petrolü konu alarak tipik bir bakış yansıtmış,izleyin derim
Filmdeki Daniel Day Lewisin kusursuz oyunculugu dışında farklı birşey var alışageldik bir konu değil tamamen farklı ve özdeyişiyle birleşen bir konu.İşlenişi ve süresi sıkmıyor, beğenmeyenlere tavsiyem tekrar izlesinler.Geçtiğimiz yılın en iyi filmlerinden bir tanesi.
Amerikan değerlerinin temelindeki bireysel çaba,maddi değerler yaratma uğruna insani ilişkileri yok eden bireysel hırs ve bu hırsın beslendiğinde nasıl bir canavara dönüşebileceğini anlatan etkileyici bir drama ''There Will Be Blood''.Daniel Day-Lewis'in sinema tarihine geçmiş unutulmaz performansı bu kadar iyi bir filmin bile önüne geçmiş durumda.
Film adeta oscar için çekildim diye bağırıyor.Her sezon bu tür sıkıcı oscara oynayan filmler görmeyede alıştık zaten..Daha önceki sezonlardaki aviator filmini anımsattı bana,kaliteli olma uğraşı verilsede izleyiciye hitap etmediğini düşünmüyorum.10/5
konuşma yok petrol arayna çıkaran adamlar var. Uzun gereksiz sahneler var. Sıkıcı uyku getirici. 13 dakikada tek laf yok.. Bu ağır tempo yorar beni dedim. Ve bıraktım
Yönetimiyle , senaryosuyla , oyunculuklarıyla , içeriğiyle , müzikleriyle , kurgusuyla , kalitesiyle , emeğiyle ? kısacası her şeyiyle has bir sinema örneği ? son dönemin en önemli filmlerinden ? Sadece daniel day-lewis in olağanüstü oyunculuğu için bile izlenebilir ? 10/10
Oscar ödül töreninde en iyi film dalında favori adayım bu film. Üç saat nasıl geçti anlayamadım olağanüstüydü. Daniel Day-Lewis muhteşem bir performans sergiliyor, bence genç fanatik rahibi oynayan oyuncunun da Lewis’den aşağı kalır yanı yoktu. İlgimi en çok sonradan sağır olan Lewis oğlunu oynayan oyuncu çekti bu yaşına rağmen çok olgun bir görüntü çiziyor filmde. Kaçırılmaması gereken bir film.
kapitalizmin insan ruhunda ve karakterinde ne denli hastalıklar oluşturduğunu çok bariz bir şekilde dile getiriyordu bu film. para hırsı, aç gözlülük,tamahsızlık...daniel day lewisin inanılmaz oyunculuğuyla renklenen film,yer yer minimal bir havaya bürünürken aniden yaşanan gelişmelerle sürpriz yapmaktan da geri durmuyor. başarılı bir film olmuş,tavsiye edebileceklerim listesine ekliyorum;)8/10
There Will Be Blood’u izleyeli yaklaşık 3 hafta oluyor ama yorum yazmak için özellikle birsüre bekledim, bekledim ki hissi davranmayayım...Kan Dökülecek’i izlememiş ve izlemeyi düşünüyorsanız kendize sormalısınız bir sinema yapıtından ne beklediğinizi. Zira 'ortalama' bir beklentiye sahipseniz sizi tatmin etmeyebilir Kan Dökülecek...Film, Upton Sinclair’in 'Oil' adlı kitabından sinemaya uyarlanmış. Kitabı okumadım ancak muhtemelen bundan daha iyi uyarlanamazdı (demek abartı olmaz) . Filmin konusu petrolün ortaya çıkışı ile 'insanlığın' girdiği yeni süreç. Hatta daha felsefi bakmak gerekirse, kapitalist rejimin 'insansı' ilişkileri nasıl baltaladığı, aşırı hırsın insanı hangi noktalara getirebileceği ve dinin (veya din adına hareket etme misyonunu üstlenmiş kitlenin) buna bakışı. Filme dönersek, 20’nci yüzyıl başında Amerika’da petrol endüstrisinin yeni yeni filizlenmeye başladığı bir zamanda (süper hatta hiper) hırs küpü Daniel Plainview’in hikayesi anlatılıyor filmde...İtiraf etmeliyim ki, ismine ve açılış sekansına baktığımda bende oluşan sanıdan daha farklı bir film izledim. Daha fazla Westernvari bir film bekliyordum ama pek öyle olmadı...Kamera ve ışık kullanımının ortalamanın üzerine çıktığı filmin tipik bir karakter ağırlıklı film. Rakiplerini aslında izlemedim ama sanırım There Will Be Blood’la Daniel Day-Lewis’in Oscar alması şaşılacak birşey değil. Dediğim gibi rakiplerini izlemedim, ama bundan 'iyisi olamaz' ı defalarca söyledim film izlerken. Tüm film Daniel Day-Lewis’in canlandırdığı Daniel Plainview karakteri üzerine dönüyor. Filmin bir diğer güçlü karakteri ise Paul Dano’nun canlandırdığı Eli Sunday karakteri. Zaten kiliseye yapılan göndermeler ve eleştiriler de Eli üzerinden veriliyor...Lafı çok uzatmadan film hakkında bir yargıya varmak gerekirse, şahsen benim çok beğendiğim ve izlemekten hoşlandığım bir tarzı yok filmin. Ancak şunu rahatlıkla söyleyebilirim ki oyunculuğun en ön planda olup devleştiği bir yapım izlemek istiyorsanız Kan Dökülecek tam size göre. Ancak filmi beğenmezseniz telaşlanmayın 'acaba ortalamanın üzerine çıkamamış mı film zevkim' diye :)))
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.