En yararlı eleştirilerEn yenilerEn çok eleştiri yazmış üyelerEn çok takip edilen üyeler
Filtrele:
Hepsi
delicewatt
Takipçi
244 değerlendirmeler
Takip Et!
3,5
29 Ekim 2007 tarihinde eklendi
gerilim tarafı ağır basan psikolojik gerilim filmi diye tanımlamak doğru olur herhalde. filmde özellikle görüntü yönetmenliğini çok beğendim. renk seçimleri oldukça başarılı idi. genelinde ise etkileyici gerilim sahneleri olmasına rağmen 4 4’lük de denilemez. 7 kurukafa yeter!
evet,sıradan bi film değil ama sadece filmin sonu ilginçti ve filmi güzelleştiren tek şeydi bnce.izlenebilcek bi film.başrol oyuncusu mimikleriyle,sevimlilikleriyle filme hoşluk katmış ne yalan söliim ama abartmayalım,ahım şahım bişiy diildi.hiç gerilmedim şahsen...
Zaman zaman sıkıcı olsa da o sıkıca anlarda sonunun nasıl baglanacagını merak ediyor ve sonuna kadar izleme gayreti gosteriyorsunuz..
ne zamanki odayı molotof kokteyli misali atese verip sigarayı yakıyor, heh diyosunuz tamamdır harbi saglam baglamıslar filmi..olmus diyorsunuz fakat camı kül tablasıyla kırmasıyla tekrar bir hayal kırıklıgı ve niye uzatmıslar ki yok yere sitemi baslıyo..
Görsel öğeler iyi, oyunculuk saglam da 10 üzerinden 6-7..
Orta şekerli bir film.Anlatılacak birşey yok,aynı yerde tek kişi ile geçen sıradan bir yapım.Açıkcası filmden daha çok şey bekliyordum.Ben 10/7 veriyorum.
Her zaman derdim: Stephen King'in korku romanlarından uyarlanmış hiçbir filmi beğenmedim diye. Bu görüşüm 1408 filmiyle değişir diye düşünmüştüm. Özellikle John Cusack filmde başrol oynayınca ve Silent Hill tarzı görüntüleri benim bu düşüncemi değiştirir diye düşünmüştüm. Ama nafile; hala Stephen King'in korku romanlarından uyarlanmış filmlerin hiçbirini beğenmiyorum. Onun romanlarını hiç okumadım, belki güzel yazıyordur bilemem ama çekilen fimleri berbat. Sadece Stanley Kubrick'in çekip, Jack Nicholson'ın başrol oynadığı "the shining" filmi idare eder. Hapishane romanlarından uyarlanan filmleri bir harika ama, onlara lafım yok. Ama bir daha onun romanlarından uyarlanan korku filmlerini izlememeye gayret edeceğim. 1408 bence büyük vakit kaybı.
?Ondskan? ile sinema dünyasında ufak çapta bir patlama yaratan İsveçli yönetmen Mikael Hafström son olarak ?Derailed? ile Hollywood'ta boy göstermişti. Bu filmle ?Ondskan? kadar başarılı elde edemese de geçer not alıp, sonraki filmi için kendine şans edinmişti. Bu şansı yeni adım attığı bir tür olan ?korku'dan yana kullanması da oldukça riskli gibi gözüküyordu fakat; bu şansı boşa harcamamış gibi. Akademinin ?En İyi Yabancı Film? ödülüne aday olarak gösterdiği ?Ondskan'tan sonra yönetmenin çektiği ?Göldeki Hayalet? ile bu türe ilk girişini yapan Hafström türe pek bir parlak giriş yapamamıştı fakat; sıradan Hollywood filmlerinden birini çok daha ufak bir bütçeyle çekmeyi başarmıştı. Bu da hiç yoktan göz önünde bulundurulacak bir özellik. Özellikle son 5-6 yılda; aşırı şiddet içeren vahşetin son derece fazla kullanıldığı, kanlı korku filmleri revaçta bilindiği üzere. Tamamıyla şiddete ve ses efektlerine dayanan sinemanın sanatsal boyutunu hiç kullanmayan anlık korkular yaşatan bu filmlerden son derece keskin çizgilerle ayrılıyor ?1408?. Filmde John Cusack'ın kanayan eli dışında hiçbir kan ve vahşet sahnesi mevcut değil. İsveçli yönetmen; izleyiciye yaşatacağı korku ve gerilimi, filmin neredeyse tümünün geçtiği otel odasında kurduğu atmosfer ile sağlıyor. Özellikle bu tarzın klasiklerinde rastladığımız ?klostrofobi'yi de hissediyoruz. Günümüzde pek çok sinemaseverin özlediği tek mekanda geçen tekinsiz atmosfere kurulu eski usul bir film ?1408?. Evet belki içerisinde pek fazla yenilik yok, türünün belli başlı filmlerinden zekici alıntılar yapan Hafström; adeta bu filmlerin atmosferini modernize ederek filmine taşımış. Stephen King'in kısa öyküsünden senaryolaştıran filmde deneyimli senarist Scott Alexander'ın parmağının olduğu filmin her karesinden anlaşılıyor. Hikayedeki baş karakterinin yazar ve bazı sorunlarının olması gibi King öykülerinde sıkça rastladığımız yönler filmde doğal olarak yer alıyor. Filmin tek karakteri diyebileceğimiz baş karakter Mike Enslin'e filmde yok denecek kadar az yan karakter eşlik ediyor. Anlayacağınız üzere John Cusack film boyunca Enslin kadar yalnız kalıyor. Korku kitapları yazarı, ailevi sorunları olan inancını kaybetmiş Mike Enslin karakterini John Cusack uzun yıllar unutulmayacak bir oyunculukla canlandırıyor. Bu oyunculuğuyla bana göre en azından Akademiden adaylık almalı. Lanetli olarak gözüken, kalanların tuhaf ölümleriyle sonuçlanan 1408 numaralı odaya doğa üstü olaylara inanmayarak, kitabının son ölümünü bitirmek üzere gelen Enslin başta dalga geçtiği odayla daha sonraki süre zarfında tek başına ölüm kalım savaşı veriyor. Kızının ölümü sonrası karısını yüz üstü bıraktığı şehirdeki bu odada yalnız başına şeytani güçlere karşı çaresiz bir şekilde mücadele veriyor ve git gide cinnete doğru ilerliyor. Özellikle bu sahnelerde Cusack bu sahnelerde farkını yaratıyor ve izleyiciyle bağı kurmasıyla izleyenleri ekranın içerisine sokuyor. Hafström de oyuncuyu hiç de yalnız bırakmamış gibi gözüküyor. Yakaladığı planlar ve karakterin psikolojisine göre kullandığı kamera açıları yönetmenin türe olan hakimliği ortaya koyuyor. Yer yer psikolojik filme dönen yer yer saf korku filmini yansıtan yapısı da filmin ve karakterin daha ilgi çekici olmasını sağlıyor. İlk yarısının saf korku olması ve daha sonra içerisinde doğurduğu sürprizler ise filmi son dönem kardeş yapımlarından farklı bir yere taşıyor. Yaptığı göndermelerle başarısını perçinleyen yönetmen, yarattığı gerilimi ses efektlerine dayandırmak yerine sadece yer yer onlardan yardım alıyor. ?1408'in tek odada geçen izleyip geçilecek bir film olmadığını ise verdiği oldukça sosyal mesajlarla sağlıyor. Yine aynı tarz filmlerin düştüğü hataya düşmeyerek filmdeki kötücüllüğün nedeni üzerine yoğunlaşmıyor. Filmin sonunda ise bazı kısımların havada kalmaması açısından verilmiş olan detaylar yer alıyor.Belki yepyeni şeyler kullanmasa da o eski korku filmlerini bizlere hatırlattığı ya da en azından vahşete dayalı korku filmlerinden ayrılarak ortaya koyduğu atmosfer ile izleyiciye doyumsuz bir seyirlik sunduğu için izlenmeli olarak görüyorum ?1408'i. Hafström'ün Hollywood'a iyice uyum sağladığını ve John Cusack'ın adından sıkça bahsettirecek bir oyun ortaya koyduğunu da filmden çıkarmak pekala mümkün. '1408 konusunun otel müdürü ve çalışanların ortak bir kandırmacası olduğuna inanır Enslin. Çünkü bu konuda yazarsa otel müşterilerinin sayısı yüzde elli artacaktır. Ama bir süre sonra, söylenenler gerçekleşir ve oda bir karaktere bürünmeye başlar. Ve gerçekten saldırır.' John Cusack
Son yıllarda izlediğim en iyi korku filimlerinden biri diye bilirim. Alışılmış korku klişeleri yer alsada gerçekten insanı geren ve filmin genelinde sizi gerip, korkutan bir film. Fakat finalinin beni doyurduğunu söyleyemeyeceğim. Ben şahsen farklı bir final bekliyordum. İzlemenizi öneririm.
güzel dicem diyemiyorum kötü dicem diyemiorum. yani izlettiriyor kendi ama. acıkcası konuyu anlamadım tam sonunda anlamadıgım yerleri yazmakta istemiyorum filmi izlemeyenlerin okuyacagını düşündüğümden. film bittiğinde cok fazla soru işaretleri kaldı kafamda. benim gibi düşünen insanların cogunlukta oldugunu dusunuyorum.ne'neden'kim'nasıl yok oldu?
güzel başlıyo ama sonradan vasatlaşıyo john cusack ta nedense üzerimde böyle gıcık bi izlenim bıraktı iki hayalet gördü çıldırdı herif ama seyredilebilir
Senaryo olarak oldukça etkileyici fakat filmsel anlatım olarak çok kötü,izleyiciyi memnun edecek düzeyde asla değil başka bir deyişle en kötü S.King uyarlaması...10/6
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.