En yararlı eleştirilerEn yenilerEn çok eleştiri yazmış üyelerEn çok takip edilen üyeler
Filtrele:
Hepsi
ill-key
Takipçi
211 değerlendirmeler
Takip Et!
4,5
26 Temmuz 2008 tarihinde eklendi
Televizyonda son 30 dk sını seyrettim o bile yetti .. Çocuğun her babam deyişinde gözümde yaş durmadı .. Oyunculuklar harika bu kadar mı içten oynanır.. Hele Hümeyra.. Sesinin titremesi adamı bitiriyor .. Tartışmasız türk sinemasının en iyi filmlerinden ..'Baba,insanlar büyüyünce hayalleri küçülür mü?'10/10..
bir türk filminin iyi olabileceği ve benim de onun hakkında övgüler düzebileceğim hiç aklıma gelmemişti ancak şaşkın olmakla birlikte çok da mutluyum. evet karşımızda gurur duyulabilecek, bir dönem filmi olmayan gelecekte de zevkle ve onurla anabileceğimiz bir yapım var. benim hep görmek istediğim tamamen bizden olan bizi sarmalayan bir türk sinema başyapıtı. kesinlikle türk olan ve içinde insanlığını kaybetmemiş olan herkesin izlemesi gereken bir yapım. tabii ki eleştirilerim de var. öncelike türk sinemasına çok çok iyi bir görüntü yönetmeni gerekli. bu artık bir zorunluluk oldu. ikinci eleştirim ise yönetmenle ilgili. evet şu an türk sinemasının tartışmasız en iyi yönetmeni ancak önceki filminde ve bu son filminde bir ritüel var; mutlu son sevdası, bu zorlama ile filmlerinin sonları biraz hayalkırıklığı yaşatıyor ancak bunun yönetmenin mi yoksa yapımcının mı tercihi olduğunu tam olarak bilmiyorum. bu da düzelirse çağan ırmak önde gelen yönetmenlerimizden biri olabilir!!
Yıl 1980 ... Sadık (Fikret Kuşkan) gazetelerde yazarlık yapmaya çalışan ama siyasi görüşleri nedeniyle yazıları yayınlanmayan bir gazetecidir. Eşi hamiledir ve doğacak çocuklarını sevgiyle beklemektedirler. Yalnız doğum onları çok ters bir zamanda yakalar.80 darbesinin sabahında eşiyle sokak ortasında kalakalır.Hiçbir yardım gelmediği için eşi kan kaybından bir parkta can verir.Yeni doğan oğluyla yapayalnız kalan Sadık'ı zor günler bekler.Darbeyle beraber bütün siyasi yazarlar hapise atılır.Buralarda ağır işkenceler görür.Hapisten çıktığında ise oğlu Deniz bir yaşına gelmiştir. Oğluna kol kanat geren Sadık onu çizgi romanlarla , masallarla büyütür. Küçük Deniz bütün olayları kendi hayallerinde yaşamaktadır.Babası onun kahramanıdır ve onu bütün kötülüklere karşı koruduğuna inanmaktadır.
Günün birinde Sadık oğlu Deniz'i de alarak yıllardır konuşmadığı babasının çiftliğine gider.Babası yıllar önce evi terk ederek İstanbul'a giden oğlunu hiçbir zaman affetmemiştir.Küçük Deniz bütün aileyi bir araya toplamaya yetecek midir?
Filmin konusu böyle.. Ama her şey burada yazılanlar kadar basit değil. "Nesi basit değil" dediğinizi duyar gibiyim.. Çünkü buna benzer belki de onlarca film seyrettik.Evet.. Belki de onlarca böyle film seyrettik.. Ama inanın bana bu filmde ki oyunculuklar gibi oyunculuğu hiçbirisinde görmedik.. Bu kadar mı etkili , bu kadar mı içten oynanır yaa.. Hiç mi kötü oynayan oyuncu olmaz aralarında.. Vallahi de billahi de oyunculuklardan bir tanesine bile kötü bir söz söyleyemiyorum.. Çünkü bu filmi bu kadar mükemmel yapan onlar.. Yıllarca unutulmayacak bir oyun çıkartıyorlar.. Hele bir babaanne rolüyle Hümeyra var ki sormayın gitsin.. Bir zamanların şarkıcı Hümeyra'sı ve Türk sinemasının unutulmaz oyuncularından birisi olarak bu filmle adeta zirvenin zirvesi yapıyor.. İnanılmaz oynuyor.. Ben şimdiki neslin Hümeyra'yı Avrupa Yakası dizisiyle tanımış olmasına çok üzülüyorum.. Asiye Nasıl Kurtulur , Kırık Bir Aşk Hikayesi , Mine gibi unutulmaz filmlerde rol alan Hümeyra'yı acaba kaç kişi yakından tanıyor.Sinemaya şarkıcılıktan geldiğini kaç kişi biliyor.. Az önce saydığım filmlerde oynadığını kaç kişi biliyor.. Üzülüyorum gerçekten .. Böyle büyük bir yetenek niye ön plana çıkmıyor .. Ama bu filmi yani Babam Ve Oğlum'u ne kadar çok seyreden olursa o kadar çok kişi Hümeyra'yı daha yakından tanıyacak ve o kadar çok seveni olacak.. Hümeyra'nın inanılmaz oyunculuğunu görmek için bile bu filme defalarca gidilir..
Çetin Tekindor.. .. İnanın ne yazacağımı bilmiyorum. Ama şunu söyleyeceğim birazda utanarak.. Ben bu adamın bu kadar mükemmel oyuncu olduğunu bilmiyordum.. Hep önyargıyla bakıyordum.. Ama oynadığı rolle resmen suratıma tokat yemiş gibi oldum.. İnsan oğluna duyduğu öfkeyi ve ona duyduğu inanılmaz sevgiyi bu kadar mı güzel yansıtır perdeye.. Müthiş ki ne müthiş. Yaa Şerif Sezer?? Yılların eskitemediği büyük bir oyuncu daha.. Ve yine inanılmaz bir oyunculuk.. Fikret Kuşkan'a ne denmeli.. Bu kadar mı içten bu kadar mı yürekten oynanır.. Bir insan perdeye bu kadar mı güzel gider.. Ama bir çocuk oyuncu var ki.. adını filme resmen altın harflerle yazdırıyor. Bu çocuk rol kesmiyor.. resmen yaşayarak oynuyor.. Bacak kadar boyuyla "acaba bu çocuk değil de film hilesiyle birisini küçülttüler de o mu oynuyor" diye düşünmeden edemiyorsunuz.. Yaa filmdeki oyunculukları öve öve bitiremem ben.. Hayatımda seyrettiğim nadir filmlerden birisidir bu film.. Resmen bütün oyuncular bütünleşmiş. Oynamıyorlar sanki.. Hepsi rollerini yaşıyor.. Yazımın başında da belirttiğim gibi .. Öykü çok bilindik bir öykü.. Ama bilindik bir öyküyü oyuncuların unutulmaz performansı sayesinde büyük bir zevkle seyrediyoruz..
Çağan Irmak'a deyinmeden olmaz.. Hem senaryosuyla hem de inanılmaz yönetmenliğiyle adeta ben buyum diyor.. Filme öyle bir tempo veriyor ki seyirci bir an bile nefes alamıyor.. Resmen bir şey gelip boğazınıza takılıyor.. Tam hıçkırıklara boğulacakken her arabesk yönetmenin yapmadığı şeyi yapıp bir anda tempoyu düşürü veriyor.. Her hüzünlü sahnenin sonuna bir espri yerleştiriyor.. Yani insanları hıçkırıklara boğmak elindeyken bir anda bu kadar yeter diyor.. Ve izleyenler ağlamakla gülmek arasında bir yerde kalıyor.. Ama şu yanıltmasın sizi.. Çağan Irmak tempoyu ne kadar düşürmek isterse istesin seyirciler helak oluyor.. Ben hayatımda şimdiye kadar böyle bir şey görmedim.. Bütün sinema.. Ama bütün sinema ağlıyordu.. Şöyle bir dönüp etrafıma baktım.. İnanın bana ağlamayan bir kimse yoktu.. Hatta ağlamanın yanında hıçkırıklara boğulanlar bile vardı..Böyle bir sahneyi hayatım boyunca gördüğümü hatırlamıyorum.. Gönül Yarası'na duygusal film diyordum.. Ama bu filmdeki duygusallık neredeyse Gönül Yarası'nı ikiye katlar.. İşte bunun tek nedeni perdede ki oyuncuların inanılmaz performansı ve Çağan Irmak'ın inanılmaz kurgusu.. Bu filmde ki oyunculukları yazın bir kenara.. Çünkü Antalya Film Festivalin de bu oyuncuların dışında birilerine ödül giderse
hayatımda hiçbir filmde bu kadar ağlamamıştım... ama kesinlikle bu filmde ajitasyon yok.. ki özellikle yönetmen baş karakterin ölüm anını bizlere yansıtmayarak bu hatadan kaçındığını gösteriyor.. son derece etkili ve çarpıcı bir film.. hala izlemeyen var mıdır acaba ?
Bu bir film değil, başka birşey :) çünkü eğer bu yapıma film dersek film adı altındaki sayısız görüntü kirliliğini başka şekilde adlandırmak gerekir, aynı şey değiller çünkü, Türk filmleri neden başarılı olamıyorlar? çünkü Türk filmi olmamak için çabalıyorlar, yani hep birşeyleri taklit edip başarılı filmleri birebir kopyalamaya bazen de değiştirerek sunmaya çalışırlar, halbuki bizim özümüzde bulunan bize mahsus şeyleri yansıtmak dünya çapında tanınmış filmlerle yarışacak kalitede yapımlar ortaya çıkarabilir, tıpkı bu yapımda olduğu gibi, izlerken mutlaka kendimizden çok şey bulacağımız duygulanıp ağlamamak mümkün olmayan bir başyapıt, keşke Holywood özentiliği saçmalıklarını bir kenara bırakıp kültürümüzün ve değerlerimizin ne kadar zengin olduğunun farkına varabilsek ve kendi filmlerimizi ekranda daha çok görebilsek, yapımda emeği geçen herkesi tebrik ederim, gerçek bir sanat eseri.
güzel bir modern türk sineması örneği.filmdeki bütün oyuncular rollerinin hakkını vermiş.ama en iyisi bence çetin tekindordu.herkesin izlemesi ve izlememiş olanları izlemeye teşvik etmesi gerekir.
Gerçekten övdükleri kadar varmış, çok güzel bir film olmuş. Oyunculuklar,basit bir konuyu çok güzel işleyen bir yönetmenle birleşince ortaya böyle güzel bir film çıkmış,bravo. Ayrıca filmde psikodrama tekniğinin de kullanılması çok etkileyiciydi. İzleyin derim ama ağlamadan çıkabilmek zor,söyleyeyim.İyi seyirler...
Uzun zamandan beri izlediğim en iyi yerli yapımlardan birisi babam ve oğlum. Aslında çok sık yerli film izlediğim söylenemez ama böyle kaliteli yapımlar oluncada kaçırmak istemiyor insan. Hem de izleyicinin bu filmi gişe de fazlasıyla memnun ettiğininin şaşkınlığını üzerimden atamamışken...Çağan ırmak son yıllarda ülkemizde sinema adına yetişen en başarılı yönetmenlerden biri. Aslında onu hepimiz televizyondan tanıdık yaptığı biribirinden harika dizilerle adını duyurmayı başardı. Ama artık belli ki sinema adına bişeyler yapmak istiyor, tabiki böyle dokunaklı eski türk filmlerinin naif esintisini barındıran filmler hasret kaldığımız şu günlerde onun yeni projelerini sabırsızlıkla bekliyoruz. Fikret kuşkan sevdiğim bir oyuncudur, filmde iyiydi ama ben yine de onun performansını yeterli bulmadım. Özellikle hümeyra ve binnur kaya ben burdayım diyordu. Çağan ırmak projelerinin vazgeçilmez ismi şerif sezer de gayet iyiydi. Ama filmin bence izleyiciye vermek istediği duyguyu tam olarak yansıtamadığı kanısındayım. Duygu sömürüsünden kastetmiyorum bu film bence izleyiciyi hüngür hüngür ağlatmalıydı sadece ailesiyle sorunlu olanları değil. Tam bişeyler oluyor derken araya komik sahneler giriyor, bu benim bir sinema filminde hiç haz etmediğim bir durumdur. Bu filme şuanki duygularımla getirebileceğim tek eleştiri bu olabilir.Babam ve oğlum hepimizin zaman zaman yaşadığı ikilemleri, kavgaları, kaçışları ve en acı olanıdır belki çaresizliği umuda dönüştüren bir film. Çağan ırmak sineması için ise bir dönüm noktası...
duygusal filmlerden pek hazzetmesem de turk sinemasinin yeni nesil salya sumuk jenerasyonuna katkisi acisindan ve "nasilsa yiyoruz" diye onumuze surulen vasat hababam de babam furyasina bir es olmasi acisindan elzem bir filmmis bu..
fikret kuskan' la humeyra'nin oyunculuklari cok iyi ama cetin tekindor zengin entel dantel tipine alistigimizdan midir nedir az egreti durmus..
3 ana karakter uzerinden gitmesi ve soft bir tema islenmesi; filmin bazi bolumlerinde "maksat yesillik olsun" sahnelerine neden olmus, bu da dagitti beni biraz..
Bu filmin bir yerde reklamını falan duymadim tamamen çevremden aldığım duyumlara dayanarak izledim ve iyi ki de izlemişim..Daha önce gidip ağlayanları duyup ben kesin ağlamam gibi düşüncelerle filme gittim ama maalesef cebimdeki 3 tane selpak bile yetmedi akan gözyaşlarımı silmeye....Bir hikaye ancak bu kadar bizden olabilir ve insanın tüm duygularına hitap edebilir....Çok az filmde tam ağlarken bir sonraki sahnede gülümsediğimi hatırlıyorum...Özellikle benim gibi 1 kaç sene önce babanızı kaybetmişseniz bu filmin sizin için çok daha büyük bir anlamı olacaktır ve ne kadar kendinizi zorlasanız da hıçkırarak ağlamanızı engelliyemeyeceksiniz. Hayatında 1000`den fazla film izlemiş biri olarak bu filmi en çok sevdiğim ilk 5 film arasına yerleştirmiş durumdayım! Lütfen bu filmi izleyin, pişman olmayacaksınız......O kadar saçma sapan film arasında bu filmin gişe hasılatı kırmasına ve emeği geçenlerin bu müthiş sinema olayının karşılığını maddi anlamda da almalarına katkıda bulunalım....
Çağan Irmak güzel insan, milletin midesine midesine vurmuş filmde. Valla ben hariç yaşlısı genci, erkeği-bayanı herkes ağladı filmde! (ben hariç çünkü sonuna kadar mücadele ettim ağlamamak için nedenini bilmediğim karşı bir iradeyle) filmde büyük küçük, yan rol, ana rol gözetmeksizin tüm oyuncular harika oynamış, emeklerine sağlık. Bence bu senenin hem en iyi hemde görülmesi gereken ilk 5 filminde yer alır..
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.