türk filmi için sinemaya gitmem önyargısını taşıyan insanlar bile filmden çıktıktan sonra(ki buna arkadaşlarımda tanık oldum) annem babam diye ağladılar. mustafa hakkında herşey,çemberimde gül oya vb.çağan ırmak yapıtları insanları insanlara teşvik ediyor.daha ne denebilir ki..
film baslangıctan taki son 10 dakikaya kadar çok mükkemmeldi ama filmin son 10 dakikasında izleyici duygusallıgı azaltmak için çocugun babasının hayallerini görmesi bence filmin akışını etkiledi ama bu kadar kusur filme gölge düşürmedi..izlediğim en iyi bir kaç türk filmlerinden biridir babam ve oğlum.... 9/10'ona bir oda ver baba, gidecek hiçbir yeri yok'
ona bi oda ver baba evden dışarı gittiğinde döneceği bir evi olsun..bu cümleler gçtiği an nasıl ağladığımı gözlerimden yaşların nasıl aktığını anlayamamıştım..bi yıllar önce güle gülede ağlamıştım birde şimdi babam ve oğlumda bi filim ancak bu kadar dokunaklı olabilirdi olduda..bu başarıda bize aiit yapımda emeği geçen herkesi tebrik ediyorum..
"Babam ve oğlum " bu sene izlediğim en güzel filmdi.Çok yalın bir anlatım dili , kesinlikle zorlamaya girmeyen bir mizah anlayışı ve hepsinden öte " benim " diyeni ağalatacak bir duygusallığı var.Hümeyra ve dedenin oyunculukları 10 numara ...
basit bir senaryo ancak bu kadar iyi bir şekilde anlatılabilinirdi şu ana izlediğim türk filmleri içinde duygusallık adına en çok iz bırakan bir baş yapıt
Aile içi nükteleriyle "Bizim Aile" ve "Turşucular" gibi Münir Özkul - Adile Naşit filmlerini yakalamış bi film...
Ege şivesinin tüm mizahi yönünü aksettirerek "Herkes ile Kavgalı Ağa" karakteri çizilmiş ve aynen bi şive filmi de olan, traji komikliiyle de benzerlikler taşıyan bi "Züğürt Ağa" tadını yakalamış bi film...
Bir çocuğun trajedisini, hayal dünyasıyla harmanlayarak "Uçurtmayı Vurmasınlar" ya da "Piano piano bacaksız" filmlerindeki havayı da yakalamış bi film...
Aşırı dramatik durumlar yaratıp bunlar üzerine edilen kelamla gerçek bi durum komedisi yaratmak zordur ve seyirciyi böyle güldürmek... Bunu başarmış bi film...
"Karpuz Kabuğundan Gemiler Yapmak" filminde vardı bu... O müthiş saçlara dağir muhabbetin ardından berberde yaşanan trajedinin patekada edilen laflarla yarattığı ve beni gülme krizine sokan sahnesiyle... Bu filmde de bu tadı "kendi halinde" amca karakteri vermiş... Deformasyonu yürüyüşü duruşu koşması ve konuşmasıyla bizi çok güldürüyor...
Türk sineması tekrar doğallığı ve gerçekliği mi keşfetti ne? Abartı ve saçmalığın para etmediğini mi anladı ne?
Mekan seçimlerinde başarılı ama görüntü seçimlerinde başarısız bulduum filmde; sinemaya dair gerçekleştirilmiş en hoş planın çocuğun yağmur altında babasını giderken gördüğü slovmoşının şemsiye altında hümeyra ve çetin tekindorla tamamlanması... Çookk güzel bi enstantane...
Hümeyraa Çok ii oyuncu... Fikret Kuşkan zaten öyleydi... Çetin Tekindor ii bi senaryo ve ii bi filmde oynarsa nasıl güzel duracağını ispatladı... Yetkin Dikiciler... işte filmin starı o... Komediyi veren o... Deformasyon oyunculuk onda... Binnur Kaya... (görgüsüzlüü çok ii satmış.. Bilezikler.. Yerel kadın hakaretleri...) türk sinemasının yeni Ayşen Guruda'sı Özge Özberk'i beenmedim... Şive yapıp karizmayı daatmiim der gibiydi... En kötüsü de baştaki hatundu yani deniz'in annesi hatta kötü ötesi!
Ve Çağan Irmak "Bi evim olacaana bi filmim olsun" demişsin yaaa! Helal olsun ne diim ...
Çekimlere dair şunu diyebilirim: Çağar Irmak, Sadığın babasının önünde yere yığıldığı sahnede, kamerayı yan yatırmış... Holuvuttan biliriz bööle durumlarda kamera göğe yükselir... Teknik yetersizlii bi keşifle süslemiş... Terik ettim
Aama Hümeyra ile Çetin Tekindor'un yağmurda sulovmoşun gelişine hasta oldum...
Ve Çağan Irmak "Bi evim olacaana bi filmim olsun" demişsin yaaa! Helal olsun ne diim ...
Ve filmden kalan bi replik:
"İnsan küçükken hayalleri büyük olur... Büyüdükçe hayalleri küçülür..."
Kalın Saalıcakla dt cibay
Ben hayatta en çok babamı sevdim (Can Yücel)
Filme DAir yrmlr
"gittiğim sinema salonun kapısının açılmasını beklerken görevlinin herkes bu filmden ağlayarak çıkıyor hatta o yüzden kapıları geç açıyoruz toparlanmaya ihtiyaçları oluyor" sade okuyucu
"ege'li biri olarak en çok takdir etttiğim şey, hala öyle mi bilmem, ama benim çocukluğumda öyleydi, ege köylerindeki arabalarının çoğunun reno 12 marka olması ayrıntısının atlanmamasıydı... herşeyi geçtim o araba götürdü beni" Filme dair dialoglardan
"hüngür hüngür bi güldürü... Selpak sponsor olmalı bu filme"
"insanı yamultan bi film" "film gibi hayatlar vardır yaa.. işte hayat gibi bi film"
güzel bir film ancak senaryo ve harcanan emek olarak kurtlar vadisinin hakkı yeniyor.bu filmide beğendim.o kadar fazla bir ağlama sahnesi de yoktu.bir filmede sırf ağlamak için gitmek ve bunu kalitesi için en büyük kriter görmek bence profesyonel bir sinema eleştrisi sayılmaz.tam dozunda yapılmış bir film ama.senaryo fazla sade.gene de izlerken keyif alıyor insan
ccooook güzel bi film... mutlaka izlenmeli, bütün karakterlerin ayrı ayrı hepsinin oyunculukları görmeye deger, binnur kayaya cok gülceksiniz, ufaklık da sizi aglatıcak. dört dörtlük bi türk filmi, izleyin derim
alsana turk fılmı ıste anlatılmaz duyguların rehberı bu seneryo bu fılm yıılar oncesınde tarık akan kadır ınanır gıbı ınsanların fılımlerınde bıraktıgımız duyguları yasatttı bana sınema da agladıgım ılk fılımdı gercekten elınıze saglık bu kadronun onunde sadeece onumuzu ılıkleyıp egılmek gerek
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.