En yararlı eleştirilerEn yenilerEn çok eleştiri yazmış üyelerEn çok takip edilen üyeler
Filtrele:
Hepsi
muzur6
Takipçi
231 değerlendirmeler
Takip Et!
3,5
3 Nisan 2008 tarihinde eklendi
bence güzel ve izlenebilecek filimlerden biri.filimi izlerken sıkılmıyorsunuz.ayrıyetten aksiyon sahneleri bence güzel ve abartısız olmuş.ama filim biraz daha uzun ve kapsamlı olabilirmiş.biraz kısa kesilmiş bundan dolayıda filim bittiğinde bu kadarmıydı hissi veriyor doğrusu...
senaryo gerçekten farklı ama başroldeki christensen bence filme gitmemiş ve filmde samuel jacksonda olmasa inanınki izlenmez dediğim gibi konu enteresan ama yapılan iş vasat...
burdaki yorumlara bakarak filmi izlememe gibi bir hata yapmayın gercekten güzel bir filim helede burda yazan kötü yorumları okuyup seyrederseniz daha bir zevk alıyorsunuz 10/8
çok da gerekli bir film değil.filmde zaten hani sanat falan açısından baktığında pek bir şey yok senaryo olsun oyunculuk olsun hikaye kurgusu olsun.zaten hikaye çok aceleye gelmiş,yeterince açıklayıcı ve tatmin edici değil.film bittiğinde biraz sanki boşluk hissine kapılabilirsiniz.karakterleri yeterince tanıyamıyoruz,hatta hiç tanıyamıyoruz.ne var ki film salt aksiyon da değil.aslında özellikle ikinci yarıda aksiyon biraz artıyor ancak keşke daha fazla kullansalardı bu tarz sahneler,o zaman bari kaliteli aksiyon izlemiş olurduk hiç yoktan.çok merak edenler gidebilir ama beklentileri karşılar mı bilmiyorum.
Jumper’ı izlemeyi düşünen arkadaşlar için Shoot’Em Up’ta yapılan uyarıları yapmakta fayda var. Elbette Shoot’Em Up kadar uçlarda gezinmiyor film ve esasen de farklı bir tarzı var Jumper’in ancak 'mantık aranmaması' gerektiği noktasında her iki filmde paralel bana kalırsa...Jumper, fantastik bir aksiyon filmi özetle. Filmi izlerken açık noktaları kapatma, kimi sorulara cevap verme gibi bir derdi yok filmin. Aslında amacına ulaşıyor da. The Bourne Identy ve Mr. & Mrs. Smith filmlerini de yönetmiş olan Doug Liman Jumper’in yönetmeni. Bir aksiyon olarak gayet başarılı olduğu söylenebilir filmin ve bence aksiyon olarak ele alınıp beklentilerin ona göre şekillendirilmesi gerek...Okuduğum bir yorumda, filmin bazı sorunları olduğundan söz edilmiş ki kanımca yerinde. Zira sözünü ettiğim yazıda Jumper 'derinlikten uzak', 'dramatik yanı ihmal edilmiş' olmakla itham edilmekte film. Dediğim gibi bunlar bence de doğru ama, bu hususları aramazsanız bence bir eksiği yok filmin. Jumper’da bir düper kahramanın anlatılmadığı açıkça ortada. O yüzden süper kahraman misyonundan söz etmek yersiz Jumperler için. Ama yine de, sonradan ortaya çıkan Jumper’in filmin kahramanını nasıl bulduğu, muhafızların neden bu adamları ortadan kaldırmaya çalıştığı, kimin bu görevi muhafızlara verdiği gibi basit birkaç soruya tatmin edici cevaplar verilse fena olmazdı, bunu da kabul etmek gerekir yani. Oldukça kısa sayılabilecek filme, tüm bu eksiklikler için bir 10-15 dakika daha eklense hem boşluklar doldurulmuş olurdu hem de daha ciddi bir film çıkardı ortaya...Kamera ve ışık kullanımı tatmin edici filmde. Oyuncuların da performansları film için yeterli düzeyde, Hayden Christensen, Jamie Bell, Rachel Bilson gayet iyiler bence. Samuel L. Jackson’u ise söylemeye gerek yok, diğerlerinden farkı açıkça ortada...İzlemeyi düşünen arkadaşlar için en başta yazdığımı tekrar ederek bitirelim; mantık aramayıp eğlenceli bir aksiyon izlemek isterseniz iyi seçim Jumper. Ama birtakım boşlukların cevabını arayacaksanız boşuna aramayın, filmde yok çünkü...
x-men deki nightcrawler karakteri temel alınarak oluşturulan hikaye aslınad ilgi çekici.X-men serilerinde görmeye doyamadığımız nightcrawlere has o dumanla teleport olduğu sahnelerin çok daha başaraılı bir efekt ile beyazperdeye aktarılmış hallerini jumper da görmeniz mümkün.ancak filmde kötü denemeyecek gibi oyunculuklar varken summer adı ile tanıdığımız OC nin haşarı kızı böyle doğa üstü bir şeyi öğrendikten 5 dk sonra ona alışınca seyirci olarak siz buna şaşırıyorsunuz.senaryo üstünde falz durulmamış ancak konu olarak çok daha iy şeylerin yapılabileceği bir film Jumper...keşke guilermo del toro ya emanet etselerdi bu filmi...yada Wackovsky kardeşlere...
Filmi büyük umutlarla izlemiştim ama maalesef umduğumu alamadım. Sahneler arası kopukluklar, ani geçişler ve çoğu olayın oldu bittiye getirilmesi sürükleyiciliği azaltan unsurlar olmuş. 10/7
Film son yıllarda amerikada merak salınan bir konu üzerine kurulmuş,’’Criss Angel’’ adlı vatandaşın sihirbazlık numaralarında kullandığı bir efektle başlamış durumda bu çılgınlık.Filmi izlerken sıkılmadım ,fakat temasında onlarca insanın içinde ordan oraya savrulan bir gençlik,4 yaşlarındaki çocuğun önünden böö diyip teleport olmalar saçma geldi,yinede izleyin.
Harika bir film.Normal koşullarda bir yazıya böyle başlamam ancak filmi izledim ve hakikaten sevdim.Hele Tokyo’nun ortasındaki arabayla ışınlanma sahnesi yok mu..Kısa sürede klasikler arasına girebilir.Ha bu arada,devam filmi Reflex’te geliyor.Gözünüz bilimkurgu görsün:)10/8
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.