En yararlı eleştirilerEn yenilerEn çok eleştiri yazmış üyelerEn çok takip edilen üyeler
Filtrele:
Hepsi
martinscorsese
Takipçi
188 değerlendirmeler
Takip Et!
3,5
22 Ekim 2017 tarihinde eklendi
İnsanı geren bir film, baş psikopat karakter gerçekçiliği kırmak için ara ara seyirciyle konuşuyor ama yine de o özdeşleşmeden kurtulamıyorsunuz. Filmde dalıp kötülere saldırasınız geliyor. Steril güvenli burjuva hayatının yanılsamasını gösteriyor. Akılda kalıcı iyi bir film.
Haneke’den izleyici rahatsız eden,zorlayan enteresan bir film.Şiddet üzerinden masumiyeti sorgulayan film moderniteyi belirleyen unsurların şiddetin ana kaynağı oldugunu savunuyor.Medyaya karşı uyarıcı bir tavır olarak da okunabilir film.Haneke, filminin keskin duruşuyla seyirciyi olaylara tanık etmekten ziyade kendini sorgulamasını istiyor.Görülmesi gereken bir film...
Rahatsız edici,iğrenç,tiksindirici,utanç verici...Haneke yine sorunsuz giden hayatLara çomak sokuyor.her şeyi yerLe bir ediyor.biz de ekran başından ona boLca küfür ediyoruz...
funny games izlediğim en aykırı film diyebilirim. hollywood klişeleriyle bu kadar başarılı bir şekilde dalga geçebilmek her yiğidin harcı değildir. bu filmi izledikten sonra emin olun bu türdeki diğer filmler size artık hep sıkıcı gelecektir. izlemeden önce bir kez daha düşünün çünkü rüyalarınızda sizi yalnız bırakmayacak türden bir film.
Bir ailenin iyi başlayan tatilinin, 2 genç tarafından nasıl kabusa çevrildiğini anlatıyor film.Zaman zaman sıksa da, izleyici germeyi başarıyor.Kumandayla videoyu geri sarma olayı güzeldi.İzleyiciyi rahatsız eden, ama kendini izlettiren filmlerden..(8/10)
Ağaçlar, çiçekler, kuşlar;Mozart, Vivaldi...Hayat o kadar güzeldi ki Georg, Anna ve biricik oğulları için.Tek dertleri ertesi gün düzenleyecekleri partinin hazırlıkları.Göl kenarındaki yazlıklarına gelen bu çekirdek aile cennette yaşamaktadırlar.Komşuları Eva ve Fred’in yanında gördükleri iki gencin hayatlarına girmesiyle cennet, cehenneme dönüşür.Yeşilliğin ortasında, kuş ve cırcır böceği seslerini arka fona alıp gerilim filmi yapmak pek de akıl karı değil doğrusu;lakin Haneke işin basitine kaçmayıp zor olanı başarmak istiyor ve bunun altından harikulade bir biçimde kalkıyor.Önce oturaklı bir senaryo için hazırlıklar yapılıyor.Peter eve gelip Eva adına yumurta istediği andan itibaren Haneke tuşa basıyor ve önceden hazırladığı menü, bir ziyafete dönüşüyor.(baba ve oğulun yelkenlerini tamir etmeye çalışırken düşürdüğü bıçak, dönüp dolaşıp finale doğru karşımıza çıkıyor.Bu da senaryonun nasıl ince detayına kadar tasarlandığının apaçık bir kan.tı.)Her filminde yaptığı gibi cevaplarla ilgilenmiyor Haneke.Film, sorular üzerine kurulu.(Georg, hemen ölmek istediğinde;Paul’un cevabı oldukça ba.ittir:Seyirci uzun metraj bir filmde mantıklı bir final bekler.Her ne kadar sorularımıza cevap bulamasak da, Paul’un seyirciyle sık sık diyaloğa girmesi gerilimin dozunu fazlasıyla arttırıyor.)Aslında Haneke, Paul aracılığıyla sık sık, bunun bir film olduğunu dile getirmekte.Lakin Paul’un seyirciyle diyaloğa girmesi, seyirciyi rahatlatmıyor;aksine daha fazla geriyor.Ve evet.’’Peki ya siz'Siz de iddaya var mısınız'Yoksa siz onlardan taraf mısınız?’’ diye sorduğunda biz de bu çekirdek ailenin korkularını paylaşıyoruz.Evet, bu cevaplar üzerine kurulu bir film değil;sorular üzerine kurulu...Filmin akışı sırasında sürekli, Paul ve Peter’ın yapmalarını istedikleri şeyi yapsalar hayatta kalırlar mı, sorusu yankılanıyor kafamızda.Bununla beraber Paul ve Peter’ın bazen kötü olmadıklarını da düşünmüyor değiliz.Ne de olsa ilk tokadı atan Georg’tu.Paul ve Peter’ın yaptığı tek şey bu bakımlı (sıfır kalori, hiç yağ yok) burjuva sınıfının şiddet dürtüsünü harekete geçirmek.Filmi izlemek için çok geç olabilir, ’’bahisler kapanmak üzere!...’’
hanekei ayakta alkışlıyorum bi kez daha.2007 yapımıyla diyologlar neredeyse aynı.ama bu filmde psikopatların kameraya dönüp seyirciyle konuşması çok etkileyiciydi,sinirden yerinizde oturamıyorsunuz.aldığı puanı fazlasıyla hak eden bi film.
Film bana Nocturnal Animals'ın giriş sahnesini hatırlattı,aslında Nocturnal Animals bu filmden esinlenmiş demek daha doğru gibi.Aynı şekilde gerim gerim gerildim.Filmin bir noktasına kadar güzel geçiyorken bu hikayeyi bir döngüye sokmak için yaşanan travmadan sonra aynı 2 psikopat karakterin yeniden kullanılması filmin duygusal bütünlüğünü bozmuştu bence.Ailenin kalanı için çok daha travmatik bir son bekliyordum bu filmden.Ama bir yandan da filmin sonlarında yaşanan "Gerçeküstü"olaylar tam da istendiği gibi filmin ayrı bir evreni olmasını sağlamış.Bir göl çevresi ayrı bir dünya,bambaşka bir evren ve baştan beri bu hikayenin ana karakterleri olan ikili bu hikayenin olmazsa olmazı.Aslında film son sahnesiyle bize bunun tek final olmadığını gayet açık söylüyor.Paul'un da değindiği gibi neyin gerçek neyin gerçekdışı olduğunu ne belirler? Bu gerçekten tek finalimiz miydi? Şiddettin anlamsız doğası ve şiddeti gerçek yapan nedir? İyi seyirler...
hanekenin filmlerini izleyenler anlar yönetmen filmi değil izleyici rahatsız etmeye çalışıyor.yani izleyiciyi de filmin içine sokuyor.cache deki gibi bi görüntüyü nerdeyse 10 dakika tutarak izleyicinin sinirlerini iyice bozuyor.yaşayan en iyi yönetmenlerden birisi olan haneke filmlerinde yaptığı bu bekletme taktiğini başka bir yönetmen yapsa kesinlikle bir daha film çekemez hale gelirdi kimse tutmazdı.ama haneke seyirciyi de filme sokunca işin boyutu nefis değişiyor.ve şiddetin içinde oynayanlar dışında oynatılanlar da oluyor(yani biz).süper bir film söylenecek başka birşey yok...
Oyunculuk kurgu fena değildi. Ben daha çok dördüncü duvarı yıktığını düşündüğüm için izledim ama alakası yoktu, kendimi filmin içinde bulamadım.. Şişkonun oyunculuğu güzeldi psikopatlığını bana hissettirdi. Şortlu eleman sinirlerinizi zıplatabilir. Çocuğun oyunculuğu vasatın altındaydı daha iyi oynasa film biraz daha farklı olabilirmiş.
ya hayret bir şey ya? Michael Haneke durup dururken hollywood'da funny games'i amerikalı oyuncularla yeniden çekti. tamam da neden?hayret bir şey. Dehasından ve politik tavrından zerre kadar kuşku yok ama olmaz ki böyle de olmaz ki ya.
Çok değişik bir filmdi. Hiç bir filmde görmediğim teknikler vardı. Şu noktalar beni çok etkiledi.1-)Oyuncuların işkence ettiği kişilerle konuştuktan sonra kameraya dönüp 'onları tutuyosunuz di mi?' demesi.2-)Filmin sonlarına doğru aynı oyuncunun kameraya dönüp seyirciye 'ne bekliyorsunuz, mantıklı bir şekilde güzel bir son mu?' demesi.3-)Adamın işkence ettiği kadına 'hadi bi şeyler söyle, yine esnemeye başlayacaklar yoksa.' demesi.4-)Kumanda sahnesi :)5-)Filmin başında bıçağın teknenin içine düşmesi (ki bu sırada çıkan ses o bıçağın sanki ilerde işe yarayacağı izlenimini veriyor.ki sonunda bıçakla ne olduğu malum:) )6-)Filmde hiç bir şekilde beklenenin olması. (Elbette hollywoodun klişe filmlerinde olduğu gibi herkes bu filmde kadının, beyaz elbiselilerden birini gerçekten vurmasını isterdi. İyilerin kazanması, kötünün hakkediğini bulması banelitelerinde yoksundu film. Tabi bu kimileri için filmi kötü yapıyor :)7-)Filmin başlarının sakin bir müzikle başlarken,bönürtü şeklinde metal müziğin girerek seyirciyi germesi.8-)Yine filmin başında jeneriğin holywood sineması gibi cafcaflı yazı efekleriyle değil de, herkesin movie makerla yapabileceği bir kırmızı tahoma şeklinde akması.9-)Filmin sonunda başa dönüldüğünde oyuncunun kameraya psikopat bakışı ve yine aynı metal müzik ve jenerikle filmin bitmesi. Çok güzel bir filmdi 9/10
Seyirciliyi cidden sinirlendirip muhteşem derecede geren bir film,Hele karakterin 4.duvarı ortadan kaldırıp seyirciyle konuşmasını mı,yaşananları geri almasını mı .... yönetmen resmen kafa bulmuş seyirciyle diyebilirim, izlenmesi gereken bir baş yapıttttttttt,9
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.