Senaryosunu...
İbrahim karakterini de canlandıran Ferhan Şensoy'un, mevcut "hukuk sisteminin" eleştirisini yapmak amacıyla 1998-2000 tarihleri arasında sahnelenen, kendi yazdığı "Çok Tuhaf Soruşturma" adlı tiyatro oyunundan uyarlayarak kaleme aldığı ve yönetmen koltuğunda da ilk uzun metrajlı (debut) sinema filmini çeken Mert Baykal'ın oturmak da olduğu "Pardon"; "kara mizah (dark comedy)" tarzdaki bir drama olarak geliyor karşımıza...
***
Gelin isterseniz...
Aşağıda, paylaştıkları rolleriyle beraber sıraladıklarımız dışında...
Zeki Alasya, Erol Günaydın, Levent Ünsal, Parkan Özturan ve Hakan Bilgin isimli oyuncuları da kadrosunda bulunduran...
Sinan Çetin yapımı bu filme biraz daha yakından bakalım...
***
Gecenin karanlığında...
Eşyalarını yerleştirdiği el çantasını kaptığı ve sigarasını da yaktığı gibi İbrahim...
Askerliğinin acemilik kısmını tamamladığı Burdur'dan...
El kaldırarak yolun kenarında durdurduğu, Metro Turizm'e ait şehirler arası seyahati yönlendiren bir otobüse binerek...
Soluğu İstanbul'da alırken...
***
Üç günlük yol izninin iki gününü...
Kan kardeşi Muzaffer "Muzo"nun (Rasim Öztekin) evinde geçirmeyi planlamaktadır...
***
Zira...
Kız kardeşiyle evli durumdaki eniştesinin (Sermiyan Midyat) ihbarı üzerine...
On altı yıllık bir gecikmeyle de olsa askerlik göreviyle tanışan İbrahim...
Dağıtımının yapılacağı İstanbul'dan, Siirt'teki usta birliğine katılacak...
***
Fakat...
Otobüs garajında nedensiz yere polisten (Özkan Aksu) ürkerek birden kaçmaya başlayan İbrahim...
Muzo'nun evine yapılan ani bir baskınla...
Onunla birlik de göz altına alınıp...
Polis amiri (Bülent Kayabaş) ve yanındaki görevli memur (Celal Belgil) nezaretinde...
Yapılan psikolojik baskılara dayanamayarak...
***
İşlemedikleri...
Otomobil gaspı, marketten para gaspı ve bir kahvehaneye molotof kokteyli atmak gibi suçlara ilişkin itiraflarını içeren ifadeleri imzalamalarına ilaveten...
Esas çocuk olduğunu iddia ettikleri...
Taksim'deki döner büfesi işletmecisi Aydın Diktepe'yi de (Ali Çatalbaş) ele verirlerken...
***
İbrahim'in İstanbul'a gelişinin asıl sebebinin...
Yıllardır peşinde olduğu, Asuman'ı (Şahnaz Çakıralp) görmek arzusu olduğu da ortaya çıkar...
***
Ama daha da önemlisi...
Apar topar karakola getirilen Aydın'da...
Yediği dayak sonrasında...
Amirin kurguladığı sıraya göre...
Söz konusu, uydurma üç suça dair bülbül misali şakıyarak ötmüş ve kendilerine yönelik tüm ithamları da...
Hiçbir itirazda bulunmaksızın, tamamen kabullenmiş...
***
Ancak...
Geleneksel üslubumuz gereği...
"Spoiler" vermek suretiyle, henüz seyretmemiş olanların ağızlarının tadını kaçırmak istemediğimiz için biz de kendi anlatımımızı...
Filmdeki tüm heyecanın start alacağı...
Burada noktalamışızdır...
Dakika 39...
***
Tamamen suçsuz vaziyetteki, bu üç kafadarın...
Şahane nitelikteki bir betimlemeyle...
6 yıl 3 ay sürecek ve nihayetinde de, "Pardon" denilecek olan yargılama ve hapishane süreçlerinin gözler önüne serileceği filmin geride kalanında siz değerli sinemasever dostlarımızı; ters köşe sürpriz bir finali de bünyesinde barındıran, 60 dakikalık bir bölüm daha bekliyor olacak...
***
Emek verilerek ve benzeri bir örneğine rastlamanızın da asla mümkün olamayacağı; alışılmış "nesir" tarzının dışındaki, yüzyıllar içinde güzel Türkçemize yavaş yavaş sızarak eklemlenmiş Arapça, Farsça ve Avrupa kökenli sözcükler bütününe entelektüel taklaların attırıldığı...
"Irkçılık", "faşizm", "homofobi" ve doğruluğunun bilimsel olarak kanıtlanması imkansız bir metafizikten ibaret olan "inanç övücülük" yahut da "yericilik" içermediği için...
Ezberleri bozan "lirik" bir anlatım dili de benimsenmek yoluyla...
25 - 30 kelimelik Türkçe bilgi haznesinin ötesine geçilerek yazılmış, bir başka "özgün" yorumda yeniden buluşmak dileğiyle...
Keyifli seyirler,